Dışişleri huzursuz

Dışişleri Bakanı Gül'ün, FP'nin kapatılmasıyla ilgili AİHM'ye giden savunmaya, "Sorumluluğu alıyorum" diye müdahale etmesi bakanlıkta rahatsızlık yarattı. Bürokratlara göre son metin savunmadan çok, özür niteliğinde.
Bürokratlar şöyle dedi: "AİHM'de devlet yargılanıyor. Anayasa Mahkemesi kararı savunulmalıydı. Müdahale devlet geleneğini bozdu." Gül, bir türban davasında da savunmayı geri çekmişti.
Haber: SERKAN DEMİRTAŞ / Arşivi

ANKARA - Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, FP'nin kapatılmasıyla ilgili AİHM'ye verilmek üzere Dışişleri Bakanlığı'nın hazırladığı savunmaya müdahale etti. Gül'ün 'Sorumluluğu alıyorum' diyerek son şeklini verdiği 'savunma'nın 'özür' formatına dönüşmesi, bakanlıkta rahatsızlık yarattı.
Kapatılan FP'nin AİHM'de başlayan yargı süreci, türban davasında olduğu gibi AKP hükümetinin geçmişiyle karşı karşıya gelmesine neden oldu. Savunma süreci şöyle gerçekleşti: AİHM'nin 16 Nisan'da istediği savunma, kapatılan FP'nin yöneticileri arasında olan bugünkü AKP kadrolarında sıkıntılı bir süreç başlattı. Dışişleri'nin hazırladığı savunma Gül'e iletildi. Savunmanın bu haliyle AİHM'ye gönderilmesine karşı çıkan Gül, yeni savunma metninin, uyum yasalarıyla sınırlı tutulmasını istedi, bunun talimatını verirken de "Sorumluluk benim. Benim istediğim savunma verilecek" dedi.
Dışişleri bürokratlarının hazırladığı, ancak Gül tarafından reddedilen kapsamlı savunma taslağında, Anayasa Mahkemesi'nin kararına atıfta bulunuldu, o dönemdeki yasalar anımsatıldı ve FP'nin 'laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu' ifade edildi. Savunmanın son bölümüne de Türkiye'de mevzuatın büyük ölçüde değiştiği ve parti kapatmaların zorlaştırıldığı not düşüldü. Dışişleri Bakanı Gül'ün talimatıyla verilen savunmada ise şu ifadelere yer verildi:
"FP'ye uygulanan yasaklar, Anayasa Mahkemesi'nin karar verdiği tarihte, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'nda mevcut olan yasaklardır. Hükümetimizin reformları çerçevesinde, Anayasamızda yapılan bir değişiklikle, bu durumun iyileştirilmesi yolunda adım atılmıştır. (...) Hukukumuzdaki iyileştirme de dikkate alınarak başvurunun reddedilmesi saygıyla talep olunur."
Bürokratlar: Devlet savunulmalıydı
Dışişleri'nin hazırladığı savunma taslağının reddi, bürokratlar arasında rahatsızlığa neden oldu. Bürokratlar, AİHM'de devletin yargılandığını ve devletin aldığı kararların savunulması gerektiğini kaydediyor. Hükümetin görüşünün devletin savunmasında etkili olmaması gerektiğini belirten bürokratlar, "Hükümetin bu kararı bir geleneğin bozulmasına neden oldu" diyor.
Hükümetin yaptığı savunma, hukuk açısından da yeterli görülmüyor. Savunmada, AİHM'nin asıl dava konusu yapmayı planladığı 'parti kapatma kararı'na ilişkin bir değerlendirme yer almıyor. Savunma, sadece hükümetin son iki yılda yaptığı yasal değişikliklere atıfta bulunuyor ve parti kapatmanın zorlaştığı ifade ediliyor. Hukukçular, savunmaya böyle bir ifadenin konulmasının Anayasa Mahkemesi'nin kapatma kararının hatalı olduğunun kabul edilmiş olacağını da söylüyor.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün AİHM ilgili sıkıntısı FP ile sınırlı değil. Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül, türban nedeniyle üniversiteyle ilişiğinin kesilmesi ardından AİHM'ye dava açmıştı. Gül'ün kabinede görev yapmasına karşın başvurusunu geri çekmeyen Hayrünnisa Gül, AİHM'nin tıp fakültesi öğrencisi Leyla Şahin ile ilgili aleyhteki kararının öğrenilmesi ardından başvurusunu çekmişti. Dışişleri Bakanı, Şahin davasında da Dışişleri bürokratlarının hazırladığı ek savunmanın gönderilmesini engellemiş, ancak AİHM temel savunmayı dikkate alarak Türkiye devletini haklı bulmuştu.
Gül: Reformları anlatmak özür değil
Dışişleri Bakanı dün AİHM'ye gönderilen savunmayı savundu. İki yıldaki demokratikleşme çabaları kapsamında siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştığını anlatan Gül, "Bunu söylemek özürse... Nasıl kabul ederseniz edin. Türkiye, bugün geldiği standartlardan övünür. TBMM, Türkiye'yi bugün getirdiği noktadan kıvaç duyar" diye konuştu.