Diyarbakır'ın rotası AB

Avrupa Birliği'nin Türkiye'deki reform uygulamalarının laboratuvarı olarak gördüğü Diyarbakır'da 17 Aralık heyecanının da etkisiyle tam bir 'Avrupa Birliği seferberliği' yaşanıyor.
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

DİYARBAKIR - Avrupa Birliği'nin Türkiye'deki reform uygulamalarının laboratuvarı olarak gördüğü Diyarbakır'da 17 Aralık heyecanının da etkisiyle tam bir 'Avrupa Birliği seferberliği' yaşanıyor. Bu seferberlikte en dikkat çeken nokta, yönetim anlayışının değişmesi için verilen mücadele. "Korkuları bırakıp, marjinal fikirlerle ortak yaşayacağız" diyen Diyarbakır'ın 1.5 aylık valisi Efkan Ala, 400 sivil toplum örgütü ve belediyeyle birlikte geliştirmeye çalıştıkları yönetim anlayışını anlattı:
Motivasyon kaynağı AB: Zihinlerimiz eski yönetim anlayışlarına kodlanmış. Sorunları biriktirme ve erteleme prensibine dayalı bu anlayışı toptan kıramazsak, hizmet üretemeyeceğiz. Buyurganlıktan vazgeçip, paylaşımcı ve hesap veren anlayışı hâkim kılmaya çalışıyoruz. Sorunu çözümlediğimiz yerde, yardım istemekten çekinmiyoruz. Bu süreçte en büyük motivasyon kaynağımız AB. Yerel yönetimler yasa tasarısının yasalaşmasını dört gözle bekliyoruz. Bürokrasiden kurtulup, hızlı iş yapmaya ancak o zaman tamamen başlamış olacağız.
Hesap vereceğiz: Hepimiz vatandaşın vergileriyle maaş aldığımızın farkındayız. Hepimizin işvereni vatandaş. Herkes daha çok iş üretmenin hesabını vermeli, işini ona göre ayarlamalı. Neyi yapamadığımızın hesabını vatandaşa vereceğiz. İş yapılsın diye halk, önceden kahramanlara ihtiyaç duyardı. Artık bitti. Kim yönetime gelirse gelsin, işini doğru düzgün yapmak zorunda. AB süreci, bunları bize daha iyi öğretiyor.
İsteyen sokağa çıkıp yürüyecek: Hedeflerimizi belirledik. Vatandaşın demokratik açılımları hayatlarında hissetmelerini sağlayacağız. Özgürlüklerin standartlarını yükselteceğiz. Sözü olan söylecek, devlet de ona kulak verecek. İsteyen, sokağa çıkıp protesto gösterisi, yürüyüşü yapabilecek. İnsanlar, valilerin, diğer devlet görevlilerinin hoşlarına gitmeyecek şeyleri de, şiddete çağrı yapmayacak şekilde söyleyebilir.
Korku değil, çözüm arayışı
Marjinalden korkulmaz: Korkularımızla değil, çözümlerimizle hareket etmeliyiz. Milletin hayatı korkularla sürmez. Her toplumda marjinal fikirler olur. Despot toplumlar marjinal fikirleri baskı altına alır ve o bir müddet sonra terörize olur. 'Demokrasi bize bol geliyor' diyemezsiniz.
Hantal bürokrasi: İşsizlik, eğitim, su, kadınların istihdamı gibi temel projeleri yürütürken Ankara'dan 'en hızlı' desteği almaya çalışıyoruz. Zaman zaman bürokraside takıldığımız oluyor ama hükümetin hantal bürokrasiyi, Avrupa Birliği sürecinde kıracağından ümitliyiz.
Özel sektörden daha fazla yatırım: Özel sektörün bölgeye daha çok yatırım yapması için özel bir çabamız var. Sanayici ve işadamlarıyla yoğun bir çalışma dönemine giriyoruz. Hepsini Diyarbakır'a toplayacağız. Bölgenin işadamları ile ortak projeler üretilecek. Bu toplantılara Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da katılacak. Özelliktle tarım ve hayvancılıkta, Türkiye'nin AB ülkelerinden eksikliğini gidermenin yollarını birlikte belirleyeceğiz.