Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser: Seçmen uzlaşma dedi

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser: Seçmen uzlaşma dedi
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser: Seçmen uzlaşma dedi
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser, seçmenlerin önemli bir bölümünün bir siyasi partiye üst üste sürekli destek vermesinin, o partinin doğru işler yaptığını gösterdiğini belirterek, "Ama belki de mevcut kazanımların artık yetmediği, hukuka dayalı yönetimle gelen kazanımların riske edilmemesine dair bir hissiyat oluştu. Seçimlerden böyle bir mesaj da çıktı" dedi.
Haber: BARÇIN YİNANÇ / Arşivi

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser Türk seçmeninin siyasetçilere uzlaşın mesajı verdiğini söyledi.
Martin Raiser, “İnsanlar uzlaşmadan ve siyasi uzlaşmanın beraberinde doğal olarak gelen karmaşadan sanıldığından daha az korkuyor. Bence uzlaşma kaçınılmaz. Seçmen bunu bekliyordu ve buna hazırlıklı” dedi.

Seçmenlerin denge ve denetleme mekanizmaları için de bir istek dile getirdiğini söyleyen Raiser “Denge ve denetleme mekanizmaları tabii ki bazı şeyleri yavaşlatıyor ama hata yapılmasının önüne geçmek için de gerekli” diye konuştu.

Kimi seçmen için çözüm sürecinin, kimisi için ekonomik büyümenin önem taşıdığını; kimi seçmenin de hukukun üstünlüğünün güçlenmesi için güçlü bir istek dile getirdiğini belirter Raiser siyasetçilerin bunları göz önünde bulundurması gerektiğini söyledi.
Raiser'a göre seçimlerden daha renkli bir Meclis çıktı.

"Meclis kompozisyonuna baktığımda daha fazla kadın , daha fazla etnik azınlıklar temsilcileriyle Türk toplumunun çoğulcu yapısının daha iyi yansıtıldığını görüyorum."

Raiser "Geçmişe oranla ekonomik konular daha fazla ön planda idi; bu sizin de dikkatinizi çekti mi?" Sorusuna şu yanıtı verdi;
"Gerçi seçimlerden sonra bazı şeyler değişebiliyor ama Dünya Bankası açısından ekonomik konulara yoğunlaşma ve özellikle de refahın paylaşımına verilen ağırlık olumlu karşılanan gelişmeler.Kamuoyu yoklamaları insanların özellikle ekonomik gelecekle ilgili endişelerini gösteriyordu ve kampanyalar da da bunun yansımasını gördük. Ama ne yazık ki bir ekonomist olarak şunu söylemem gerekir ki, herkesin kazandığının iki katını kazanması gerektiğini tebliğ etmek, asgari ücreti iki katına çıkarmak gibi, çözüm getirmez. Bu konuda net olalım. Türkiye’nin her gün istihdama katılan pek çok insan, çalışmak isteyen pek çok kadın ve gençten nasıl yararlanacağını da içeren çok daha karmaşık bir sorular dizisi sözkonusu."

Seçmenlerin önemli bir bölümünün bir siyasi partiye üst üste sürekli destek vermesinin, o partinin doğru işler yaptığını gösterdiğini belirten Raiser “Ama belki de mevcut kazanımların artık yetmediği, ileri bakmak gerektiği, yeni bir büyüme modeline ihtiyaç olduğu ve hukuka dayalı yönetimle gelen kazanımların riske edilmemesine dair bir hissiyat oluştu. Seçimlerden böyle bir mesaj da çıktı” dedi.

Uzun dönemde Türkiye’yle ilgili hep iyimser olduğunu seçim sonuçlarının da kendisini daha az iyimser yapmadığını belirten Raiser, kısa dönemli yatırımcının ise doğal olarak yeni siyasi iklime uyum sağlaması gerekeceğini vurgularken; “Kısa dönemli siyasi risk arttı ama mevcut durum sakinleşince bu aşılacaktır” dedi. Raiser piyasaların da iniş çıkış göstererek aslında duruma hızlıca uyum sağladığını söyledi.


    ETİKETLER:

    Seçim

    ,

    Dünya

    ,

    Türkiye

    ,

    Kadın

    ,

    siyasi

    ,

    seçmen

    ,

    Kamuoyu