'Düşürebilen düşürsün!'

'Düşürebilen düşürsün!'
'Düşürebilen düşürsün!'

Fotoğraf: HASAN TÜFEKÇİ

Kemal Kılıçdaroğlu, muhaliflerinin açıklamalarına rağmen oldukça rahat: "Kurultay kararına saygılıyız. Düşürebiliyorlarsa düşürsünler."
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile dört gün Birleşik Arap Emirlikleri’ndeydik. Hava sıcak, gündem ise siyasi krizlere alışık Türkiyeli gazetecilere sıkıcı gelecek kadar soğuk ekonomi konularıydı. Dünyanın en büyük yatırım fonlarının bulunduğu emirliklerde, birçoğu emir ailelerinden olan şirket ve hükümet yöneticileriyle tek tek görüşen Gül, umutlu ayrılmıştı. Dönüş yolunda uçakta işadamlarıyla sohbet ettikten sonra yanımızda durup, gülümseyerek, “Hasılatı topluyoruz” dedi. Nitekim son konuştuğu işadamı 300 milyon dolarlık iş bağlantısı yapmıştı. TAV yöneticisi Hamdi Akın da Gül’ün heyetindeydi ve havaalanı ihalesiyle ilgili güzel haberleri bekliyordu. Türk işadamlarının üstlendiği Metro ve Meydan projelerini Türkler yapıyordu. Havaalanına giderken yanından geçtiğimiz otoyol-alt/üst geçiş inşaatının üstünde MNG’nin tabelası vardı. Gül, Dubai’den ayrılmadan önce Fettah Tamince’nin ünlü Palmiye adasında yaptırdığı ve 9 Mart’ta açmayı planladığı Rixos oteli gezmişti. Gül, Türkiye hava sahasına girdiğimiz dakikalarda Dubai ile ilgili bir noktanın da altını çiziyordu: Abu Dabi’de var ama Dubai’de petrol yok. Dubai’nin bu gücü vizyon sayesinde ortaya çıkmış.
Gül’ü ve heyetini taşıyan uçak Ankara’ya indiğinde termometre -12’yi gösteriyordu. Uçaktan inen 40 dereceyi bulan sıcaklık farkı nedeniyle küçük bir şok yaşıyordu. Biz gazeteciler için başka bir şok da gündemin sıcaklığıyla ilgiliydi. Telefonlar birbiri ardına geliyordu: “TBMM’de içtüzük tartışmalarında kavga çıktı”; “ CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Başbakan Tayyip Erdoğan arasındaki ‘dindar gençlik’ tartışması büyüdü”; “CHP içinde kurultay kavgası”; “Antalya’da kızını satan baba bir de utanç sözleşmesi imzalatmış”... 

Gençler sömürü alanı değil
Haliyle Ankara’nın soğuğuna alışmak zor olmadı. Gündemi yakalamak için hem Başbakan ile polemik, hem kurultay tartışmalarını dikkate alarak, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu telefonla aradım. CHP lideri, ‘dindar nesiller’ tartışmasını derinleştirmek istemiyordu. Gerekçesini şöyle anlattı: “Bu konu sağlıklı bir tartışma konusu değil. Devletin işlevi ve rolü farklıdır. Başbakan bunu bilmiyor. Gençlik, siyasilerin sömürü alanı haline gelmemeli. Gençlerin nasıl yetişeceğine, Recep Tayyip Erdoğan değil, aileleri, kendileri karar verir.”
Doğrusu, bu tartışmayı uzatmama konusunda Kılıçdaroğlu’na hak vermemek mümkün değil. Bu polemik böyle devam ederse, hükümetin ne istediğinden çok CHP’nin ‘ne istemediği’ tartışmasına dönecek ve CHP bir kez daha ‘din düşmanı parti’ saflarına çekilmeye çalışılacak. 

Bütün tüzük değişmeli
Görüşmemiz sırasında Kılıçdaroğlu’na dünkü Vatan gazetesinde yer alan “Baykal: Parti yönetimi zaaf içinde, danışmanları Genel Başkan’ı yanlış yönlendiriyor” haberini sordum. Baykal henüz o haberi yalanlamamıştı. Kılıçdaroğlu da haberi görmüştü ama Baykal’la polemiğe girmek istemedi. Sadece, “Yanlış yönlendiriliyor” tespitine katılmadığını söylemekle yetindi. Kılıçdaroğlu, imzacıların tüzüğün sadece 9 maddesini değiştirmek istediğini, kendisinin ise bütün tüzüğü değiştirmek istediğini anlattı. “Kurultay sonrası hedefiniz ne” diye sordum. “Daha demokratik bir CHP” dedi. “Muhalifler sizinle devam edilemeyeceği görüşünde” deyince de “Bu konuda bir tek organın gücü var. O da Büyük Kurultay. Düşürebilirlerse düşürsünler. Kurultayın kararına saygı duyarız” karşılığını verdi. Görünen o ki, Kılıçdaroğlu rahat. Planlarını yapmış ve kurultaydan galip çıkma niyetinde.

CHP, Paul Auster’ı Türkiye’ye davet edecek
Hapiste yatan gazeteciler yüzünden Türkiye’ye gelmeyeceğini açıklayan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tepkisini çeken yazar Paul Auster’ı, CHP davet edecek. Kılıçdaroğlu’nun talimatı ile CHP Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu, Auster’a gelmesi için davette bulunacak. Radikal’e açıklama yapan Loğoğlu, “Türkiye’nin sorunlarını anlatmayacağız çünkü sorunlarını bildiğini ifade eden bir yazar” dedi.