Eğitim reformu sınıflarda

Bakan Hüseyin Çelik'e göre amaç 'iyi birey, hür beyin, hür insan' yetiştirmek. Öğrencilere eleştirel düşünme, bilimsel araştırma, bilgi teknolojisi kullanma gibi nitelikler kazandırılacak.

İSTANBUL - Milli Eğitim Bakanlığı'nın dün açıkladığı, 38 sivil toplum örgütü, sekiz üniversite, 53 akademisyen, 26 bin 304 öğrenci, 9 bin 192 veli, 2 bin 259 öğretmen, 697 müfettişin görüşünü alarak hazırlandığı yeni ilköğretim müfredatı, bu eğitim yılında altı ilde pilot olarak uygulanacak. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, yeni müfredatın hedeflediği insan tipini şöyle özetledi: İyi birey, hür beyin ve hür insan.
'Sistem duyarsız'
Yeni müfredatı İstanbul Erkek Lisesi'nde tanıtan Çelik, Eylül 2003'ten beri bu konuda çalışan bakanlığın eleştirilere açık olduğunu belirterek, "Bir yıllık pilot uygulamayla görülen tüm eksikleri tamamlama şansımız var. Çocuklarımızın mevcut sistemi hak etmediği konusunda herkes hemfikir. Eğitim sistemi ekonomiye ve demokrasiye duyarsız" dedi.
Eğitimin temel sorunları
Çelik, yeni müfredatı hazırlarken eğitimde belirledikleri temel sorunları "Okullaşma oranımız çok düşük. Okulların fiziksel şartlarının iyileştirilmesi gerekiyor ve rehberlik eğitimi eksik. Öğretmenlerin kalitesi artırılırken müfredat da çağa uygun hale getirilmeli. Yeni müfredatla sadece öğretim yapılmayacak eğitimin de önemi vurgulanacak" şeklinde sıraladı. Cumhuriyet tarihinde ilk defa hükümetlerinin milli eğitime en büyük bütçeyi ayırdığını belirten Çelik şunları söyledi:
"Milli Savunma Bakanlığı'nın bütçesini de iki katrilyon aşmış durumdayız. Şüphesiz bu da yeterli değil. 2005 sonuna kadar internet bağlantısı ve bilgisayarı olmayan tek bir okul kaymayacak. 2023'te ilk ve ortaöğretimde öğrenci sayısı 3 milyon azalacak. Yükseköğretimde ise artış olacak."
Newton'cu mantık
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek için değişimi zaruri gördüklerini kaydeden Çelik, "Değişim ilkeleri, Cumhuriyet'in demokratik, laik, sosyal hukuk devleti vasfını ana çerçeve olarak kabul eden, bilimin yol göstericiliğini öne çıkaran, dünyadaki gelişmeleri dikkate alan, AB vizyonunu ölçüt alan katılımcı bir değişim" diye konuştu.
Çelik, Van, Ankara, Bolu, Kocaeli, Hatay ve İzmir olmak üzere altı ilde yeni müfredat uygulanacağını, öğretmenlerin müfredatla ilgili hizmetiçi eğitiminin ise beş yılda tamamlanacağını söyledi. Çelik, eğitim sisteminde 'Okullaşma oranı, fiziki şartlar, rehberlik sisteminin yeniden düzenlenmesi, öğretmenlerin kalitesini artırma, eğitimde teknoloji kullanımı ve müfredatın çağa uygun hale getirilmesi' konularında eksiklikler olduğunu belirtti, mevcut müfredatla Newton'cu, düz mantıkla 'kara ya da beyaz' diyen insanlar yetiştirildiğini, aradaki gri tonların gösterilmediğini" kaydetti.
'Sekiz beceri eksik'
Müfredatın, sekiz yıllık kesintisiz eğitime uygun hale getirildiğini belirten Bakan Hüseyin Çelik, "AB standartları dikkate alındı. Çocuklarımızda eksik olan sekiz ortak beceri belirlendi. Bunlar eleştirel düşünme, problem çözme, bilimsel araştırma, yaratıcı düşünce, girişimcilik, iletişim, bilgi teknolojilerini kullanma, Türkçeyi güzel kullanma becerisi" dedi.
Çelik, gazetecilerin konuya ilişkin sorularını da yanıtlayarak,
Anayasa'da mecburi olan din kültürü ve ahlak dersinin yeni müfredatta da zorunlu okutulacağını, ancak kitaplara Aleviliğin ne olduğu ve olmadığı konusunda bilgilerin konulması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.



Gezerek öğrenecekler
Dersler görsel malzemelerle desteklenirken, geziler de yapılacak. Örneğin, geçmişten günümüze kılık kıyafette oluşan değişiklikler, öğrencilere fotoğraflarla anlatılacak. Atatürk'ün Türkiye'de yaptığı değişiklikler internet aracılığıyla dile getirilecek. Cumhuriyet'in kazanımları için Ankara'ya inceleme gezisi yapılacak.
Deprem, sel gibi doğa olayları anlatılırken, konuyla ilgili hikâye okunarak, hikâyenin kahramanlarının yaşadıkları ve hissettikleri hakkında konuşulacak. Doğal afetlerin zararlı etkileri, fotoğraflarla öğretilecek.
Atatürk'ün hayatı ise filmle anlatılacak. Atatürk'ün Kemal adını alması öğrencilerce canlandırılacak.
Yeni müfredatta Türk bayrağı ve İstiklal Marşı da şöyle anlatılacak:
"Öğrenciler kırmızı fon kâğıdı üzerine ellerini koyarak, kalıbını çıkarır ve keserler. El kalıplarının bayrağa uygun ebatlarda hazırlanan kartona yapıştırılmasıyla oluşturulan kırmızı zemin üzerine beyaz ay ve yıldız yapıştırılır.
Öğrencilere sevdikleri bir şarkı olup olmadığı ve neden sevdikleri sorulur. "Herkesin hayatında kendisi için önemli bir şarkı olduğu gibi, toplumlar için de onları ve yaşadıkları olayları anlatan, önemli bir şarkı vardır. Bu şarkıya milli marş adı verilir" denir. Milli marşımızın
'İstiklal Marşı' olduğu belirtilir. İstiklal Marşı dinlenir ve içeriği açıklanır.