Eğitim-Sen'e 60 gün

Ankara 2. İş Mahkemesi, tüzüğündeki 'anadillerde eğitim'i savunan madde nedeniyle Eğitim-Sen'in kapatılması için açılan davanın yanlışlığını belirledi. Ancak mahkeme davayı reddetmek yerine, sendikaya tüzüğünü düzeltmesi için 60 gün süre tanıdı. Sendika yöneticileri de "Hukuk komedisi yaşanıyor" dedi.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Vatandaşların anadillerinde öğrenim hakkını savunduğu tüzük maddesi nedeniyle Eğitim-Sen'in kapatılması istemiyle açılan dava, ilk duruşmasındaki gelişmelerle daha tartışmalı hale geldi. Ankara 2. İş Mahkemesi, davanın yanlış açıldığını da belirlemesine rağmen, davayı reddetmedi.
Davayı düzelterek sürdüren mahkeme, sendikaya tüzüğünü yasaya uydurması için 60 gün süre tanırken, üç gündür binlerce üyesiyle davanın geri çekilmesi için eylem yapan Eğitim - Sen, bu gelişmeleri 'hukuk komedisi' olarak niteledi.
İki yıl önce verilen izin
Tüzükle ilgili sorun iki yıl önce başladı. Tartışmalı madde, bakanlığın istemiyle değiştirildi. Çalışma Bakanlığı 2002'de tüzükteki 'sendika anadilde öğrenim hakkını savunur' ibarelerini sakıncalı bulmayıp onayladı. Ankara Basın Savcılığı da suç duyuruları üzerine bu tüzük maddesinin suç oluşturmadığını belirterek kapatma istemini reddetti, dava da açmadı.
Ancak aradan iki yıl geçtikten sonra Çalışma Bakanlığı, 'yasaya uygundur' dediği tüzük maddesi için Eğitim-Sen'in kapatılması istemiyle valiliğe yazı yazdı. Valilik de bu talebi başsavcılığa havale etti. Ankara Başsavcısı da geçen ay Eğitim-Sen'in yöneticilerinin yargılanarak sendikanın kapatılması istemiyle davaname hazırladı.
İki yıl önce aklanan tüzük nedeniyle şimdi dava açılmasının esrarı ise dava dosyasından çıktı, düğmeye önce Genelkurmay'ın bastığı belirlendi.
Sloganlı duruşma
Duruşma nedeniyle Ankara' da görülmedik güvenlik önlemi alındı. Davayı protesto için iki gündür Ankara'da oturma eylemi yapan eğitimcilerin sayısı dün sabah binlere ulaştı. Polis, Atatürk Bulvarı'nı Ulus'tan Bakanlıklar'a kadar trafiğe kapattı. Birçok Ankaralı işyerine yaya ulaşmak zorunda kaldı.
Davanın ilk duruşması, ellerinde pankartlar taşıyan eğitimcilerin 'Eğitim hakkımız engellenemez', 'Eğitim-Sen kapatılamaz' sloganlarının duyulduğu ortamda 2. İş Mahkemesi'nde yapıldı. Duruşmaya, Genel Başkan Alaaddin Dinçer'in de aralarında bulunduğu davalı sendika yöneticileriyle 40'ın üzerinde avukatı katıldı, birçok kitle örgütü temsilcisi ve CHP milletvekilleri de destek verdi.
Duruşma avukatlarla yargıcın tartışmasıyla geçti. Avukatları temsilen söz alan Kâzım Genç, duruşmada cumhuriyet savcısının hazır bulunmaması nedeniyle tarafların oluşmadığını, bu nedenle davanın işlemden kaldırılmasını istedi. Yargıç Kudret Kurt, bu tür davalara savcının katılmasının gerekmediğini belirterek talebi reddetti.
Genç, ardından aynı tüzük maddesinin daha önce Çalışma Bakanlığı'nca onaylandığına ilişkin yazı örneğini mahkemeye sundu. Yargıç Kudret Kurt, belgeleri inceleyeceğini söyledi.
Dava yanlış açılmış
Genç, Anayasa ve bazı yasalarda yapılan değişikliklere de değinerek davanın yasal dayanağı kalmadığını savundu. Bu değişikliklerin elinde bulunması ve doğrudan uygulaması beklenen yargıç, bunun yerine
avukatlara bu değişiklikleri sunmak için 20 gün süre verdi.
Davanın yanlış açıldığı da ortaya çıktı. Sendika avukatları, yasaya göre, sendikalar aleyhine kapatma davası açma görevinin başsavcılık değil, öncelikle valiliğin olduğunu, bu tür davaların sendika yöneticilerine değil sendika tüzelkişiliği aleyhine açılması gerektiğine dikkat çekip, davanın bu yüzden 'husumet yönünden' reddini istedi.
Yargıç itiraf etti
Yargıç Kurt da davanın tüzelkişiliğe açılması gerektiğini kabul etti. Başsavcılığın sendika yöneticilerine dava açmasını 'temsilcide yanılma' olarak değerlendiren yargıç, yine de davayı reddetmedi. Bunun yerine, dava dilekçesi örneğinin sendika genel merkezine tebliğini, duruşmaların genel merkezin katılımıyla sürdürülmesini kararlaştırdı. Yargıç Kurt, Eğitim-Sen'e, tüzüğünde değişiklik yapması için 60 gün süre verdi ve duruşmayı 15 Eylül'e erteledi.



Dinçer: Bu bir hukuk komedisi
Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer: Savunma bile yapamadık. Mahkemenin kararı hukuksal bir komedi. Kamu Görevlileri Sendika Yasası uyarınca davanın sendika yöneticilerine değil, tüzelkişiliğine açılması gerekiyordu. Bu şekliyle dava reddedilmeliydi, ama ertelendi.
AKP, Eğitim-Sen güneşini söndüremeyecek. Şahıslar üzerinden sendikayı kapatmaya çalışıyorlar. Bu hukuki bir karar değil, siyasi bir karar. Bu bir danışıklı dövüş. Mahkemeden önce Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden bir kişi, 60 gün süre verileceğini söyledi. Böyle bir şey olabilir mi? Bu hukuksal komediye karşı Eğitim-Sen de bu davayı açanlar ve açtıranlara karşı dava açacak.
MÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu: Bir sendikanın tüzüğünde yer verdiği görüş, ifade özgürlüğünün kolektif kullanımı olarak değerlendirilebilir. İkinci nokta, uyum yasalarıyla anadilde yayın olanağı sağlandı. Anayasa'da yapılan son değişiklikle 90. maddeye bir fıkra eklenerek, insan hakları alanında yasalarımızla, uluslararası sözleşmeler arasında çatışma olduğu zaman uluslararası sözleşmelerin esas alınması öngörülmüştür. Sonuç olarak bu dava AİHM'de kazanılır.