Eğitim sonuç verdi

Uyumun doğal sonucu
Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, DEP tahliyelerinin, uyum yasaları, hukuk, vicdan ve Anayasa'daki 90. madde değişikliği nedeniyle, uluslararası sözleşmelere göre verildiğini belirtti. Özkaya, "Dairenin AİHM ile yaptığı görüşmeler ve insan hakları konusunda verilen eğitimler etkili oldu" dedi.
'Yayın günü tesadüf'
Özkaya'nın sözleri şöyle: "Karar siyasi değil, hukuki. Bir gün fazla tutukluluk bile telafi edilemez. Dava sürüyor, 'Bir daha hapse girmezler' demek yanlış. Tahliyelerin Kürtçe yayınla aynı gün olması tesadüf. Hak ve özgürlüklerde taban olur, tavan olmaz."

ANKARA - Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, dört eski DEP'linin tahliye kararının siyasi değil, hukuki olduğunu açıkladı. Özkaya, 9. Ceza Dairesi'nin önceki gün verdiği kararı, dün makamında yargı muhabirlerine değerlendirdi. Özkaya, şunları söyledi:
Artık devir değişti: Uyum yasalarıyla çok şey değişti. Anayasa'nın 90. maddesindeki değişiklikle temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelerin ulusal yasalarla çatışması halinde bunlara üstünlük tanındı. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği ihlal kararlarını yeniden yargılama nedeni olarak kabul etti.
Kimse müdahale etmesin: Kimsenin Türk yargısına müdahale etmesi, baskı altına alma yetkisi yok. Bir yerel mahkeme hata yaparsa üst mahkemeler düzeltir. Bu davada da dosya geldi, başsavcılık tebliğnamesinde bozma istedi. İzlenen yol hukuki.
Tahliye gerekçeleri: 9. Ceza Dairesi, her tutuklu dava dosyasında olduğu gibi bu dosyayı ön incelemeye aldı ve sanıkların cezaevinde kaldıkları süre, daha sonra verilecek muhtemel kararı gözeterek ileride telafisi mümkün olmayacak zararların doğmasını önlemek için böyle bir karar verdi.
Fazla yatıramazsınız: Bir insanın cezaevinde yattığı süre az ise bunu tamamlattırırsınız, ancak bir gün dahi fazla yatırmanın telafisi yok. Bu tazminatla da açıklanamaz. Her yargıç bu durumu gözetir, tutuklu dosyalarda bu durum gözetilir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi de aynen bunu yaptı.
Siyasi değil: Bu dosyaya birtakım siyasi sonuçlar bağlamak yanlış. Yargıtay, hukuka, uluslararası sözleşmelere ve vicdanına göre karar verdi. Yargıyı etki altına alacak, telkinde bulunacak yorumlardan kaçınmalı. Bu yargı bağımsızlığının, tarafsızlığının gereği, hukuk devleti ilkesinin koşuludur.
Emsal olmaz: Karar, yeniden yargılama sonucunda verilecek diğer davalar için emsal olmaz. Her dosya kendi özelliği içinde değerlendirilmeli. Her davada mutlaka tahliye kararı verilecek diye bir şey olamaz. Kararın niye DGM tarafından daha önce verilmediği konusunda yorum yapamam.
Tesadüf: Abdullah Öcalan'ın AİHM'deki duruşması, TRT'nin Kürtçe yayına başlaması ve Yargıtay'ın tahliye kararının aynı güne gelmesine farklı anlamlar yüklenmekte. Bunların birbiriyle hiç alakası yok. Bütün dosyalarda uygulanan hukuki süreç, bu dosya için de uygulandı. Bu gelişmelerin yan yana gelmesi tamamen tesadüf.
AİHS'ye atıf: Uyum yasalarıyla temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi yönünde çok önemli adımlar atıldı. Şimdi uygulayıcılar da buna bakıyor. İşte yargının yaptığı da bu. Yargıçların kararlarında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) atıfta bulunmaları çok önemli.
AİHM yol gösteriyor: Uyum yasaları bunu gerektiriyordu. İnsan hakları eğitimine, AİHM kararlarını içtihatlarımıza yansıtmaya önem verdik. Bunun için 9. Ceza Dairesi ile 8. Ceza Dairesi üyeleri yakın tarihte AİHM'yi ziyaret etti. Adalet Bakanlığı da uzun süredir yargıçlara insan hakları eğitimleri veriyor, AİHM kararlarını yararlanmaları için savcı ve yargıçlara sunuyor. Tahliye kararlarında bütün bu çabalar ve gelişmeler de etkili oldu.
Özgürlüklerde tavan yok: İnsan hak ve özgürlüklerinin ön plana çıktığı bir çağı yaşıyoruz. İnsan hak ve özgürlükleri tabanı olan ve tavanı olmayan hak ve özgürlüklerdir. Türkiye'de bu alanda son dönemde önemli adımlar atıldı. Bunlar sürecek.
Gül'e yanıt
Yargıtay Başkanı, Dışişleri Bakanı Gül'ün, eski DEP'lilerin bir daha cezaevine girmelerinin mümkün olmadığı yönündeki sözlerini de şöyle değerlendirdi: "Tahliyeye rağmen, davanın hukuki süreci devam edecek. Daire esasa ilişkin kararını daha sonra verecek. Bu karar belli değil. Bu tür açıklamalar sadece söz sahiplerini bağlar. Hukukla, davayla ilgisi olmayan sözler. Kararla ilgili tahmin yapmak mümkün değil."