Erdoğan: 400'ü verin!

Erdoğan: 400'ü verin!
Erdoğan: 400'ü verin!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis'te İç Güvenlik Paketi'nin görüşmeleri sırasında yaşanan kavgalara değindi. Erdoğan, "400'ü verin yeni Türkiye'yi kuralım, 400'ü verin yeni anayasayı yapalım, 400'ü verin başkanlık sistemini kuralım, 400'ü verin, çözüm sürecine koşalım" dedi.

RADİKAL - Cumhurbaşkanı Erdoğan, Elazığ'da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada Meclis'te İç Güvenlik Paketi'nin görüşmeleri sırasında yaşanan kavgalara değindi. Erdoğan, ''Şu Meclis'in haline bakın ya. Meclis'te neler oluyor? Yakışıyor mu oluyor mu bu? Bu doğru bir gidiş değil'' dedi.

İşte Erdoğan'ın sözlerinden satırbaşları:

Ebediyete intikal eden Muhsin Yazıcıoğlu'nun anneleri Fidan hanıma Allah'tan rahmet diliyorum.

BU SİSTEM ARTIK BİZE DAR GELİYOR
Onların değerlendirmelerini dinledim. Kendi görüşlerimi ifade ettim. Burada da sizlerle bu konuda hasbihal etmek istiyorum. Ben diyorum ki bu mevcut sistem artık bize dar geliyor dar.
Başkanlık sistemidir, liderlik sistemidir. Esasen bizim kadim devlet geleneğimizdeki sistem de budur.

Sizler bu kardeşinizi bizzat seçtiniz. Vekiller vasıtasıyla değil bizzat seçtiniz. Bu ülkede 367 garabeti yaşamadık mı? Oynanan oyunu biliyorsunuz. O zaman ne dedik, millete gideceğiz. Ve size geldik. Siz de 10 Ağustos'ta gereken cevabı verdiniz.

ŞU MECLİS'İN HALİNE BAKIN YA... YAKIŞIYOR MU?


Şu Meclis'in haline bakın ya. Meclis'te neler oluyor? Yakışıyor mu oluyor mu bu? Bu doğru bir gidiş değil. Ülkemizde 1960 Anayasası'yla işte böyle bir sistem kuruldu. Bu sistem huzur getirmedi. Bu sistem ne yazık ki 15-16 ayda bir değişen hükümetleri getirdi. Böyle bir ülkede istikrar olur mu, refah olur mu? İlk defa bu oyunu biz bozduk. Şimdi ise siz bize vekalet verdiniz. Öyle mi? Biz de sizin bu vekaletinize inşallah layık olacağız. Ne kadar değiştirirseniz değiştirin, şu andaki sistem yamalı bohça. Bundan bir şey olmaz. Bu çarpıklık giderilemiyor.

400'Ü VERİN YENİ TÜRKİYE 'Yİ KURALIM


Benim başbakanlığım dönemimden beri milletimize bir yeni anayasa sözüm var. Bunun için Meclis'te komisyon kurduk. Yüzde 60'lık çoğunluğa sahip olmamıza rağmen dedik ki bu komisyonda her parti temsil edilsin.

Derdimiz neydi? Üzümü yemek. Varsın olsun yeter ki bu yeni anayasayı yapalım dedik. Ama ne olsun bizim dışımızdaki üç partinin 9 temsilcisi biz 3, konuş konuş konuş bir yere varamadı. 47 madde hazırlandı, altına temsilciler imzayı attı. Hadi gelin şunları çıkaralım dedik, yanaşmadılar. Daha sonra kendileri teklif etti, hadi dedik. Dediler ki olmaz, dördü bir araya gelmesi lazım. Yine olmadı. Şimdi diyorum ki 400'ü verin yeni Türkiye'yi kuralım, 400'ü verin yeni anayasayı yapalım, 400'ü verin başkanlık sistemini kuralım, 400'ü verin, çözüm sürecine koşalım.

SEN KİMSİN YA, SEN KİMSİN?



Bir tanesi çıkmış YSK'ya gitmiş. Ne demiş biliyor musunuz, seçimlere kadar meydanlara çıkma yasağı getirin. Duydunuz mu? Tabii YSK gereken cevabı vermiş. Hayatları boyunca bu milletin ülkenin geleceği için taş üstüne taş koymadıkları gibi hayırlı her işi de engellemenin çabası içinde oldular. Neymiş, cumhurbaşkanına seçim yasası, şunu bunu okumadan, konuşma yasağı getirin diyor. Sen kimsin ya, sen kimsin?

Şu anda bu kardeşiniz cumhurun görevlendirdiği bir başkandır. Cumhur kim? Halk, halk. Millet millet. Bir taraftan içinde bulunduğun Meclis'te egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyeceksin, diğer taraftan konuşma yasağı getirin diyeceksin. Kusura bakma, bizim önümüzü öyle kesebilecek bir yiğit görmedik daha.