Erdoğan: Annan Planı yeniden gündeme gelmeli

Başbakan, Kıbrıs'ta çözüm için Annan Planı'nın içeriğinin yeniden düzenlenip her iki tarafın da mutabakatıyla yeniden halkın oyuna sunulmasını önerdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs'ta çözüm için Annan Planı'nın içeriğinin yeniden düzenlenip her iki tarafın da mutabakatıyla yeniden halkın oyuna sunulmasını önerdi.
Erdoğan, TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu (YİK) toplantısında yaptığı konuşmada, Kıbrıs'ta barışın sağlanması için adımlar atılması gerektiğini belirtirken, "Şimdi bazı dedikodular bu noktada yapılıyor. 'Efendim, Annan Planı ortada değil.' Zaten Annan Planı'nın ruhunda 24 Nisan referandumundan eğer her iki tarafta da evet çıkmaması halinde Annan Planı düşüyor. Tamam o zaman Annan Planı yeniden düzenlenir her iki tarafın mutabık kaldığı şekilde yeniden önümüze gelebilir" dedi.
Planın adının Annan Planı olmasının rahatsızlık vermemesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Önemli olan bunun içeriği değil mi? Bunun içeriğini her iki taraf karşılıklı olarak yeniden düzenler, mutabık kalır ondan sonra da halkın oyuna bunu sunar" diye konuştu. Başbakan Erdoğan AB konusunun Kıbrıs'a indirgenmek istendiğini, aslında olayın 1963 Anlaşması'ndan doğan Gümrük Birliği'nin yeni üyelere genişletilmesinden ibaret olduğunu belirtirken de şunları söyledi:
"Ortada bir eksiklik var. Bu eksikliğin giderilmesidir. Olay budur. Bizim hükümet olarak düşüncemiz nedir? Biz müzakereleri AB komisyonuyla yaparız ondan sonra da kararımızı veririz. Ama bu kararı verirken 'Güney Kıbrıs'ı mağlup ettik' mantığıyla değil yani bir hakkı almak veya teslim etmek anlayışıylla yaparız. Eğer her yerde 'ben bunu almam lazım' mantığıyla yaklaşırsanız bunun adı uzlaşma değil sadece 'ver' mantığıdır. Biz AB sürecini böyle bir sürtüşmeye kurban etmek istemiyoruz. Kuzey-Güney arasındaki sıkıntının giderilmesi için 24 Nisan sürecinde nasıl olumlu bir yaklaşım gösterdiysek bugün de yarın da aynı olumlu yaklaşımı kesinlikle gösteririz. Aklı selim ile davranıp sürekli Kıbrıs'ı barış adası yapma adımlarını atmamız gerekir. AB yolunda da bunu önümüze bir engel olarak getirme gayreti içindekilerin oyunu da böyle bozulacaktır. Niyetimiz samimidir. Bu sorunu da ortadan kaldıracağız."

'YARIŞ PARKURUNDAYIZ'

Erdoğan, AB ile ilgili bundan sonraki süreci değerlendirirken de, "Gelinen nokta bir varış noktası değil aksine bir çıkış noktasıdır. Önümüzde zorlu engellerle dolu izin bir yarış parkuru var. Bizim için tek seçenek bu yarışı yüz ağartan bir dereceyle neticendirmektir. Bunu söylerken elbette önümüzdeki yıl başlayacak zorlu müzakere sürecinden alnımızın akıyla çıkmayı kastediyorum" dedi.

KAMU GÖREVLİLERİNİN ZIRHI KALKSIN

Erdoğan, dokonulmazlık konusuna değinirken de, dokunulmazlığın sürekli siyasetçi dokunulmazlığı ile ilgili olarak ülke gündemine getirilmesini eleştirdi. Erdoğan, "Bakın bu siyasetin yozlaşmasına, siyaset kurumunun tamamiyle zayıf düşmesine yönelik bir adımdır. Bu oyuna gelmemek gerekir. Bunun derinliklerinde çok anlamlı şeyler yatıyor" dedi. Erdoğan, istisnasız tüm kamu görevlilerinin dokunulmazlık zırhının kaldırılmasını savunduklarını bunun belirlenmesi için Meclis'te kurulacak bir komisyon görevlenrdirmeye hazır olduklarını da belirtti. Erdoğan şöyle dedi:
"Ama bu ülkede kamu görevlilerinin bir kısmı dokunulmazlık zırhı içinde olacak diğer bir kısmı bundan çıkarılacak, orada hedeflenen çalışmayı göremezsiniz. Şu andaki uygulamaları bile görmek mümkün değil. O bakımdan tüm kamu görevlilerinin istisnasız dokunulmazlık zırhından nereye kadar nasıl çıkarılacak bu komisyonlarda çalışması yapılsın. Biz iktidar partisi olarak buna her zaman hazırız.
Ancak bu siyasetçi için olursa orada olmadığımızı da açıkça söyledikm. Çünkü ben siyasetin yozlaşmasına bu noktada müsaade edemem. Siyaseti böyle basit bir hedefe kurban edemem. Böyle tarihi bir mesuliyetin altına da giremem."

AB YETKİLİLERİ DİYARBAKIR'A NEDEN GİDİYOR

Erdoğan, AB yetkililerinin Türkiye'ye geldiklerinde mutlaka Diyarbakır'a gitmelerini de sert bir şekilde eleşytirdi. Erdoğan, bundan rahatsızlık duyduğunu belirtirken, bu ziyaretlerin Diyarbakır'ın ekonomik, turizm ve başka nedenlerle yaptığı bir atılımdan kaynaklanmadığını söyledi. Erdoğan, bu ziyaretlerin "Ülkedeki birlik ve beraberliğe olumsuz bir yaklaşımı ifade ettiğini" belirtirken AB yetkililerinin 'ellerine verilen siparişlere göre hazırlayacakları raporu kabul etmeyeceklerini' kaydetti.