Erdoğan bayram ilan etti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Avrupa Birliği zirvesinden çıkan kararı 'bayram' ilan etti. Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Ankara'ya gelişinde kabinenin hemen hemen bütün üyeleri ve yüzlerce AKP'li tarafından karşılandı.

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Avrupa Birliği zirvesinden çıkan kararı 'bayram' ilan etti. Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Ankara'ya gelişinde kabinenin hemen hemen bütün üyeleri ve yüzlerce AKP'li tarafından karşılandı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in organize ettiği, büyük bölümü taksi, dolmuş ve belediye otobüslerinden oluşan yüzlerce araçlık konvoy da Başbakan'a eşlik etti. Yollarda Türkiye ve AB bayrakları, Kızılay Meydanı'nda AB ve Türkiye bayrağı olan büyük balonlar dikkat çekti. Belediye AB ve Türkiye bayraklarının olduğu balonlar dağıttı.
AB'ye yakıştı mı?
Erdoğan ve bakanlar Sıhhıye Meydanı'nda bir kamyona binerek Kızılay'a girdi. Başbakan'ın konuşması sırasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in kameraların önünde burnunu sildiği kâğıt mendili yere atması dikkat çekti! Erdoğan konuşurken havai fişekler konuşmayı kısmen sabote etti.
Başbakan konuşmasına "Bayramınız kutlu olsun. Her şey Türkiye için" diyerek başladı. Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu sadece bizim başarımız değil. Bu başarı milletin başarısıdır. Eğer sizlerin verdiği güç olmasaydı bunu başaramazdık. Siz bize güç verdiniz. Sizin verdiğiniz güçle inandık, çalıştık. Hamdolsun sonunda sizlerle birlikte başardık". Türkiye'nin önünde uzun bir yolun olduğunu söyleyen Erdoğan, "Ama Türkiye asıl kavşağı dönmüştür" diye konuştu.
Erdoğan halka "Biz beraberiz, bütünüz. Bizi, beraberliğimizi kıskananlar olabilir. Ama siz onlara hiç yüz vermediniz. Bundan sonra da vermeyeceksiniz. Başkaları şımarmış olabilir. Ama biz ülkemizde de Kıbrıs'ta da mesuliyetimizin idraki içerisindeyiz. Bizimle bu konuda kimse aşık atmaya kalkmasın. Laf üretenlerle, iş üretenlerin farkı ortada. Bir tarafta 39 yıl, diğer tarafta iki yıl" dedi.
Erdoğan konuşmasının sonunda CHP başta olmak üzere, sivil toplum örgütleri ve AB'nin tüm karar organlarına teşekkür etti.
Gül de Kıbrıs'a değinerek, "Burada 'Kıbrıs satıldı' diye spekülasyonlar yapıldı. Bunların hiçbiri doğru değildir" dedi. Kıbrıs Rum Kesimi'nin Türkiye tarafından tanınmadığının tüm kayıtlara geçtiğini, Hollanda Başbakanı Balkenende tarafından da tüm dünyaya duyurulduğunu söyleyen Gül, Kıbrıs'ta kalıcı çözüm için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini belirtti.



TEPKİLER
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar: Kıbrıs ile ilgili bölüm bu haliyle, KKTC'nin tasfiyesi sonucunu getirir. Bu konuda hükümetin politikası neyse bir an önce ortaya koymalı. Suni bayramlarla ülkeyi bir yere taşıyamazsınız.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şevket Kazan: AB, bizi Sevr Anlaşması'na götürüyor. AB Hıristiyan topluluğudur. Bayrağındaki yıldız sayısı üye sayısı 25 olmasına rağmen 12'dir. Çünkü, Hazreti İsa'nın 12 havarisini temsil ediyor. Onlar bizden Kıbrıs'ı kopardı, biz serbest dolaşım hakkını koparamadık.
ÖDP Genel Başkanı Hayri Kozanoğlu: AB serbest dolaşıma kalıcı sınırlama getirme hakkını saklı tutarak, tarım ve bölgesel fonlardan Türkiye'nin yararlanmasına önlemler getirerek kendi ilkelerine ters düştü. Biz bu sürecin, sıradan insanın özlemlerini karşılayacak şekilde genişletilmesi talebinden vazgeçmeyeceğiz.
ANAP Genel Merkezi:Evet başarı kazanılmıştır. Fakat bu, taviz vermedeki başarıdır.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Bu tarihi kararla müzakere masası görülmüştür. Bundan sonra önümüzde çok zor ve ciddi hazırlık gerektiren bir müzakere süreci var. Türkiye'nin Kıbrıs politikası bellidir. Bu çerçevede Kıbrıs Türkleri kaderlerine terk edilemez.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir: Süreç için aktif ve etkin bir rol oynadık, bunun sonucunu da aldık. Bundan sonrası artık bize kalmış. Ülkeler tarihinde 10 yıl çok uzun bir süre değildir.
'Ucu açık olsun'
TİSK Genel Başkanı Refik Baydur: Bu karar sadece ülkemizin ve AB'nin değil, dünyanın gidişini etkileyecek niteliktedir. Müzakerelerin ucunun açık bırakılmasında sakınca görmemekteyiz. Açılan her müzakerenin bir anlaşmayla sonuçlanması müzakere sürecinin doğal sonucu sayılmalıdır. Müzakere süreci, nitelikli ekipleri ve çağdaş bürokrasiyi zorunlu kılmaktadır.
Bağımsız Cumhuriyet Partisi (BCP) Genel Başkanı Mümtaz Soysal: Tam üyeliğin 'ucu açık' diyorlar. Ucu açık bir süreçte bizim de bazı şeyleri ucu açık tutmamız gerekirdi... Türkiye'yi AB'ye tam üye yapsınlar, biz de 'Kıbrıs'ı tanıyalım.
(Radikal, aa)