Erdoğan: BDP'li vekiller açlık grevinde ciğer yiyorlar

Erdoğan: BDP'li vekiller açlık grevinde ciğer yiyorlar
Erdoğan: BDP'li vekiller açlık grevinde ciğer yiyorlar
Erdoğan, cezaevindeki açlık grevleri için BDP'ye yüklenen Erdoğan, 'Dağdaki teröristin elini öpüp, sorgusuz sualsiz itaat eden BDP'lilerden hiçbir şey beklemiyorum' dedi. Erdoğan açlık grevi yapan BDP'li vekillerin, 'ciğer yediklerini' de söyledi.

Radikal.com.tr - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , AK Parti grup toplantısında konuştu. Konuşmasında açlık grevlerine değinen Erdoğan öne sürülen taleplerin  'zaten yapılmakta olduğunu' söyledi. Erdoğan ayrıca açlık grevindeki BDP'li milletvekillerinin yemek yediklerini de öne sürdü. Açlık grevlerinin talepleri arasında yer almamasına rağmen, "operasların durdurulması" talebini de eylemin amaçları arasında sayan Erdoğan, anadilde savunma için düzenlemenin zaten başlatıldığını söyledi.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından önemli satırbaşları:

"AÇLIK GREVLERİNDE ŞARK KURNAZLIĞINA KARNIMIZ TOK"

- Bazı hadiselerin içeriden ve dışarıdan verilen desteklerle kampanyalara dönüştürüldüğünü daha önce de gördük. Sinsi hedefler çerçevesinde yol arkadaşlıklarını gördük, yine görüyoruz. 12 Eylül’de 2 ay önce, Türkiye’nin bazı cezaevlerinde bazı tutuklular açlık grevi eylemi başlattı. Kandil talimatları ve BDP gayretleri ile hukuk yoluyla gündeme gelebilecek olan talepler böyle insanlık dışı bir yöntemle gündeme geldi. Bu eylemlerle ilgili gündeme getirilen konulardan bazıları üzerinde biz zaten çalışmaya başlamıştık. Bizim reform politikalarımızı kendilerine mal etmek isteyenler bu yola başvuruyor. Ucuz hesaplara giriyorlar. Bizim bu şark kurnazlığına karnımız tok.


"OPERASYONLAR BİTMEZ"

- Siyasetçinin işi açlık grevi yapmak, yapana destek olmak değildir. Bunlar bugüne kadar bataklığın içinde gezinmeye alışmış. Kalkmışlar 'inkâr ve ret politikaları sona ersin' diyorlar. Ak Parti iktidarı bunları zaten sona erdirmiştir ve böyle bir problemi yoktur. Anadilde savunma hakkının tanınacağını kongremizde söylemiştik. 'Operasyonlar dursun' diyorlar, onlar silah bırakmadıkça operasyonlar bitmez. Terörist saldırılar olduğu sürece millet olarak, devlet olarak bu saldırılara gereken cevabı vereceğimizi söyledik. İmralı’ya ilişkin taleplerin de bir şantaj unsuru olduğunu defalarca söyledik. Ak Parti yaşatmayı hedeflemiş bir partidir.


"10 YILDIR UĞRAŞIYORUZ"

- Bir tek askerimizin, bir tek polisimizin, bir tel korucumuzun, bir tek sivil vatandaşımızın burnu kanamasın diye 10 yıldır uğraşıyoruz. Benim Mehmetçiğim dağda yakaladığı PKK’lıya üşümesin diye parkasını verecek, mağaradan çıkması için saatlerce dil dökecek kadar asildir. Her ölüm acıdır ve biz 10 yıldır akan kanın durması için mücadele verdikçe birileri öldürmek için teşvik etti. Biz yaşatmak için çalıştıkça birileri şehit ve terörist cenazeleri üzerinden çıkar sağlamaya çalıştılar.


"GÖZLERİ DÖNDÜ"


- Eğer askerin, polisin, sokaktaki masum insanın kanını dökemezlerse kendi mensuplarını yiyecek kadar gözleri dönmüştür. Şu anki açlık grevleri de budur. Buradan bir kez daha BDP’ye yazıklar olsun diyorum. Bunlar arkadaşlarımızla görüşürken, “gücümüz yetmez” diyor, çıkınca da bir iş yapacakmış gibi geziniyorlar. Kandil’in emirlerini sorgulayacak kadar bile kendi ayaklarının üzerinde duramadılar. Dağdaki teröristin sırtını sıvazlayıp, bayram harçlığı alan BDP’den hiçbir şey beklenemez.


"YAŞAM HAKKI ŞİMDİ Mİ AKLINIZA GELDİ?"

- Açlık grevlerinde sadece teröristler ve BDP’nin değil, farklı amaçları olan çevrelerin de etkisi vardır. Bakın çok açık söylüyorum bunların amacı taleplerinin karşılanması değil, kaos oluşturmak. Kendileriyle ilgili olmayan şeyleri gündeme taşıyorlarsa bu şantajdır ve bu şantaja gelmeyiz. Açlık grevi eylemleri oksijenini medyadan alıyor. Siz ne zamandan beri terör örgütüyle iş tutmaya başladınız. Bingöl’de çocuklarını korumak için canlı bombanın üstüne atlayan Hatice Belgin’i, en son Pervari’deki Faris kardeşimizi görmediniz, şimdi yaşam hakkı aklınıza mı geldi? Biz geçmişte defalarca oynanmış bu oyunlara gelmeyiz, bu eylemlere yüz vermeyiz. Bu millet hem 3 Kasım 2002’de hem de sonrasında defalarca bu oyunları alt üst etti. O cezaevindeki gençleri terör örgütünün sultasından kurtarmak için de elimizden geleni yaptık ve yapacağız.

 

"BDP'Lİ VEKİLLER CİĞER YİYOR"

- Başbakan Erdoğan, BDP’li milletvekillerinin açlık grevlerine başlamasına da değinerek, “Kendileri de şimdi rejime başlamışlar. Başlasınlar, bazılarının ihtiyacı vardı zaten ancak başlar başlamaz hemen biri diğerine ciğeri uzatıyor. Görmüşsünüzdür fotoğraflarını. Durun yahu daha yeni başladınız! Hapishanelerdeki gençlerden ellerini çeksinler, insanı yaşat ki, devlet yaşasın bizim anlayışımızdır” dedi.

- Erdoğan son olarak, TBMM’ye muhalefet tarafından verilen gensorulara da değinerek sözlerini şöyle tamamladı, “ MHP ile CHP arasında da bir yarış var biliyorsunuz. Meclis’e gensoru verme yarışı. MHP geri kalmıştı biraz şimdi yetişmeye çalışıyor. Ancak yanıtlarını alacaklar Genel Kurul’da. Gensoru ciddi bir iştir. Gensoru verildiğinde hükümet sarsılmalıdır. Şimdi böyle bir durum var mı? Yok!”


"MUHALİF BELEDİYELERDE YAMYAMLAR GÖRÜRSÜNÜZ"


- “CHP’nin MHP’nin BDP’nin idare ettiği belediyelerin ve Ak Parti belediyelerinin durumu ortada. Ak Parti şehirlerin çehresini değiştiriyor ama diğerlerinde çöp, toz, çamur, yıkıntı, beceriksizlik, iş bilmezlik, belediye bütçelerine musallat olmuş kendi ifadeleriyle 'yamyamlar' görürsünüz. Bu yasaya karşı mücadele ederken niye gruplarının çoğu Meclis’te yoktu. Madem karşılar niye gelip ne olması gerektiğini söylemediler? Bunlar kendileri yapmazlar, yapana da engel olma için muhalefet ederler. Hani cin şişeden çıkmış, adama 'Senin bir dileğini yerine getireceğim ama yaptığımın iki latını komşuna da yapacağım' demiş. Adam da, 'tek gözümü kör et' demiş! Bizdeki muhafetin ruh hali işte budur. Bu kifayetsiz muhterislere rağmen hizmet üretmeye devam edeceğiz.


" ATATÜRK İSTİSMARCILARINA HEDİYE OLSUN…"

Erdoğan konuşmasında ayrıca yurtdışına yaptıpı geziler ve temaslara da değindi. Başbakan Erdoğan, Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin ve Makedonya’nın Manastır şehrinde Atatürk’ün eğitim gördüğü okulun müze yapılacağını söyleyerek, “Atatürk istismarcılarına bu iki ziyaret evini hediye ediyoruz” dedi.


SİİRT’TE DÜŞEN HELİKOPTER

Konuşmasında Siirt’te düşen Sikorsky helikopter ile ilgili adli ve idari soruşturmanın da sürdüğünü belirten Erdoğan, muhalefetin kazaya ilişkin metal yorgunluğu gibi iddialarını, 'ağzı olan konuşuyor' diyerek değerlendirdi. Erdoğan şunları söyledi, "Kaza sonrasında zaten ellerini ovuşturanların bir kez daha alçaklık ettiklerini gördük. Yere düşen her canı hükümet aleyhine kullanmak için bekleyenler var. Fesat içinde çevreler var. Bunlar AK Parti zarar görecek diye Türkiye düşmanlarının sırtını sıvazlayan bir muhalefet. Suriye örneğinde böyle bir CHP ve CHP Genel Başkanı’na sahibiz. Kendi halkını katleden bir rejim CHP’nin umurunda değil. CHP Genel Başkanı kusura bakmasın biz meseleye tamamen insani perspektiften bakıyoruz. Şunu da buradan CHP Genel Başkanı’na hatırlatıyorum: Türkiye küçük hesaplara düşmeyecek kadar büyük bir ülkedir. Bize yönelen tehditlere de çok daha sert cevap vermekten de kaçınmayacağız. Suriye muhalefetinin yeni yapısını destekledik, destekliyoruz. Bu sürecin artık sona ermesi, Esed’ın bir an önce çekilmesi için elimizden geleni yapacağız."