Erdoğan: Çözeceğiz

'AB sözünü tutmadı'
Başbakan Erdoğan, uzlaşma olursa, Annan Planı'nın konuşulabileceğini söyledi. Sorunu kimsenin AB engeli haline getiremeyeceğini belirten Erdoğan, AB'yi de eleştirdi: "Kıbrıslı Türklere verilen sözler tutulmadı, dilencilere reva görülen muameleler oldu."
'Diyarbakır' eleştirisi
Çözüm konusunda samimi olduklarını belirten Erdoğan, iç muhalefete hitaben, "Marjinal yaklaşımlarla Kıbrıs'taki olumlu gelişmeleri bozmayın" dedi. Erdoğan, AB'lilerin Diyarbakır ziyaretlerinden de rahatsız: "Niye Erzurum veya Rize'ye gidilmiyor?"

ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, Kıbrıs'ta uzlaşma içinde hareket edileceği mesajı verdi ve tarafların anlaşması halinde, Annan Planı'nın yeniden gündeme gelebileceğini söyledi. Erdoğan, dün yapılan TÜSİAD Yüksek İstişare Toplantısı'ndaki konuşmasında Kıbrıs konusunda şu değerlendirmelerde bulundu:
AB sürecini kurban etmeyiz: AB konusu Kıbrıs'a indirgenmek isteniyor. Aslında olay, 1963 Anlaşması'ndan doğan Gümrük Birliği'nin yeni üyelere genişletilmesinden ibaret. Ortada bir eksiklik var. Bu yapılan, eksikliğin giderilmesidir. Biz müzakereleri AB Komisyonu'yla yapar, sonra da kararımızı veririz. Ama bu kararı, 'Güney Kıbrıs'ı mağlup ettik' mantığıyla değil, yani bir hakkı almak veya teslim etmek anlayışıyla veririz. AB yolunda da bunu önümüze bir engel olarak getirme gayreti içindekilerin oyunu da böyle bozulacak. AB sürecini böyle bir sürtüşmeye kurban etmek istemiyoruz.
Kuzey-Güney arasındaki sıkıntının giderilmesi için 24 Nisan sürecinde olduğu gibi, yine olumlu yaklaşım gösteririz. Brüksel zirvesinden sonra Annan aradı. 'Kıbrıs konusunu görüşmemiz lazım. Müşterek düşünelim' dedim.
Yeni Cami dilencisi: AB, Kıbrıs Türkleri'yle ilgili verdiği sözünü tutmadı. 250 milyon avro söz verdiler, ancak sonra 'İlk yıl için 6 milyon avro' dediler. AB parasal konularda sözünü tutmadı. Teklif edilen Yeni Cami önündeki dilenciye reva görülen bir muamele. Türkiye bu konuda KKTC'ye desteği sürdürecek. Biz dostça çözüm istiyoruz.
'Marjinal yaklaşımlar'
Barışı sağlamak zorundayız: Bazı çevrelere sesleniyorum. Kıbrısla ilgili olumlu gelişmeleri marjinal yaklaşımlarla bozmayın. Biz bu konuda sizden daha fazla hassasız. Kuzey Kıbrıs'ta emperyalizmin yer ettiğini söyleyenlerin orada piyasa yapmalarını kabul edemeyiz. Kıbrıs'ta barışı sağlamak zorundayız. Bu sorunu aşacağız, bu sorunu çözeceğiz.
Diyarbakır ziyaretleri tezgâh: AB'li yetkililer Türkiye'ye geldiklerinde mutlaka Diyarbakır'a gitmek istiyor. Bu beni rahatsız ediyor. İstanbul ve Ankara'dan sonra üçüncü il oldu Diyarbakır. Bu ziyaretler Diyarbakır'ın ekonomik, turizm ve başka nedenlerle yaptığı atılımdan kaynaklanmıyor. Bu tamamen siyasi bir yaklaşımdır. Ülkemizdeki birlik beraberliğe olumsuz yaklaşım gayreti içinde olanların tezgâhı.
AB'li dostlarıma da söylüyorum. Diyarbakır'a bu kadar gidiyorsunuz, niçin Erzurum'a, Konya'ya, Kayseri'ye, Rize'ye gitmiyorsunuz? Neyi öğrenmeyi istiyorsunuz? Elinize uzatılmış sipariş listesine bakarak bu ülkeyle ilgili rapor hazırlayacaksanız, bu raporları kabul etmeyiz.
Dokunmaya yanıt
Toplantıda milletvekili dokunulmazlığı tartışma konusu oldu. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Muharrem Kayhan, dokunulmazlığın sınırlandırılmasını istedi ve bunun gelişmiş demokrasilerin bir göstergesi olduğunu söyledi. Erdoğan, bu sözlere şu yanıtı verdi:
"Dokunulmazlığın, sürekli siyasetçi dokunulmazlığıyla ilgili olarak gündeme getirilmesi, siyasetin yozlaşması ve siyaset kurumunun tamamıyla zayıf düşmesine yönelik bir adım. Bu oyuna gelmemek gerekir. Bunun derinliklerin-de çok anlamlı şeyler yatıyor. İstisnasız tüm kamu görevlilerinin dokunulmazlık zırhının kaldırılmasını savunuyoruz. Bunun belirlenmesi için Meclis'te kurulacak bir komisyon görevlendirmeye hazırız. Ancak bu siyasetçi için olursa orada olmadığımızı da açıkça söyledim. Çünkü siyasetin yozlaşmasına müsaade edemem. Siyaseti böyle basit bir hedefe kurban edemem. Böyle tarihi bir mesuliyetin altına giremem."