Erdoğan: 'Devletin malı deniz yemeyen deniz' düşüncesi var

Erdoğan: 'Devletin malı deniz yemeyen deniz' düşüncesi var
Erdoğan: 'Devletin malı deniz yemeyen deniz' düşüncesi var
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Slovenya'da işadamlarına yaptığı konuşmada "Açık bir şey söyleyeceğim. Kamu kurumların mantık hep şudur: Devletin malı deniz yemeyen domuz..." eleştirisinde bulundu.

 RADİKAL - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , Türkiye – Slovenya İş Forumu’ndan konuşuyor.

İşte Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları:

Türkiye ekonomisi 12 yılda istikrar ve güvene dayalı politikalar ve yapısal politikalarla geçmişe göre çok daha güçlüdür.

Avrupa’nın 6. Ekonomisi durumdayız. Son dönemlerde Slovenya’da özelleştirme ile ilgili bazı gayretler var. Tecrübe olarak aktarmak isterim. Özelleştirme konusunda bizden önceki iktidarlar cesur davranmadıkları için istenen özelleştirmeyi gerçekleştiremediler.

Kamuya ait firmaların büyük çoğunluğu zarar ediyor hazineden süspansiyon ediliyordu. Biz inandık yolumuza devam ettik. İstihdam, vergi getirisi olacak ve uluslararası piyasada Türkiye’nin sesini geliştirecek.

Açık bir şey söyleyeceğim. Kamu kurumların mantık hep şudur: Devletin malı deniz yemeyen domuz…

Devletin malını kimse aynı hassasiyetle ele almıyor. Şu anda özelleştirmede ciddi mesafeler aldık. Temenni ediyorum ki Slovenya da bu yönde atacağı adımlarla gücüne güç katacaktır. Türkiye küresel belirsizlikten en az etkilen ülke olmuştur.

Birçok şeyler söyleyebilirler. Elektrik dağılım, telefonu, finans sektörünü sakın ha özelleştirmeyin. Finans sektörünün tamamını özelleştirin demem. Bir bölümü kendinizde kalmalı. Tamamını özelleştirdiğiniz zaman piyasanın tamında hakim duruma gelebilirler ki orada sıkıntı çıkar.

2023’te hedefimiz 2 trilyon dolar milli gelire ulaşmak. Kendimize ve iş dünyamıza güveniyoruz. Dünyada ihracat yapmadığımız hiçbir yer kalmadı. Müteahhitlerimiz 300 milyar dolara ulaşan 7 683 proje üstlendi.

Türkiye bugüne kadar kendisine yardım yapanları yalnız bırakmadığı gibi yatırım yapanları da yarı yolda bırakmamıştır. Dünya ekonomisi ile birleşmiş Türkiye olarak, özelleştirmeleri takip etmenizi tavsiye ediyorum. Çekinmeyin bence bu işlere girin.

Türkiye – AB ilişkilerinin temelini oluşturan müzakere süreci siyasi engellemelerle zaman zaman durma noktasına geldi. Ülkemiz arasındaki ilişkileri bu süreçten bağımsız olarak daha da ileriye taşıma konusunda çalışmalıyız. Yeni iş birliği alanları bulmak için çalışmalıyız.

Ziyaretimden önce gerçekleştirilen Türkiye – Slovenya karma ekonomik toplantısını önemsiyorum. Sloven iş adamlarının yatırım yapmaları için gerekli ortam mevcut. Şuanda yatırımlar çok az. 6 ayrı teşvik bölgesinde ciddi imkanlar söz konusu. Arazi tahsisinden vergi muafiyetine kadar…

Önümüzdeki dönemde ülkenizde yapılması planlanan otoyol ve demiryolu projelerinden Türk ve Sloven firmalarının birlikte yer alabileceğine inanıyorum. Bu konuda önemli görev de siz iş adamlarımıza düşüyor.