Erdoğan: Esad gidince bundan daha iyi olacak

Erdoğan: Esad gidince bundan daha iyi olacak
Erdoğan: Esad gidince bundan daha iyi olacak
St. Petersburg'da basın toplantısı düzenleyen Başbakan Erdoğan, "Suriye rejiminin halkına yönelik katliamı dikkatle takip ediliyor ve Şam'a yönelik operasyonunu son derece gerekli olduğu liderler tarafından kabul ediliyor. Esad gidince bundan daha iyi olacak" dedi.

Radikal.com.tr - Başbakan Erdoğan, G20 zirvesine katılan liderlerin Suriye’ye operasyonu gerekli gördüklerini, ne zaman, nasıl olacağı konusunda değerlendirmelerde bulunulduğunu söyledi.

Rusya'nın St. Petersburg kentinde düzenlenen G-20 Liderler Zirvesi’ne katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Suriye'de kimyasal silah kullanıldığı konusunda tüm ülke liderlerinin mutabık olduğunu ancak Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'in kimyasal silahı muhaliflerin kullandığı kanaatinde olduğunu söyledi. Erdoğan bu durumun BM heyetinin raporunun tamamlanmasıyla açıklığa kavuşacağını ve BM raporunun tamamlanmasından sonra çok daha hızlı şekilde hareket edilebileceğini söyledi.

Erdoğan bir gazetecinin çözüm sürecine ilişkin olarak, bazı PKK yöneticilerinin açıklamalarını hatırlatması üzerine ise, çözüm sürecinin tüm toplumun özlemle beklediği barış günlerini getirecek bir süreç olduğunu ve terör örgütünden gelen açıklamalara rağmen kendi yol haritalarında ilerlemeye devam edeceklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan noktalar şöyle:

G20 küresel işbirliğinin temel platformu haline geldi. Bu yıl zirvede ilk olarak küresel ekonomik görünüm ve büyümeyi ilişkin konuları ele aldık.

Türkiye ekonomik konularda önemli bir pozisyona sahip. IMF'nin yönetim yapısının iyileştirilmesi kritik öneme sahip. Kredi derecelendirme kuruluşlarına mekanik bağlılığın azaltılmasına ilişkin görüşlerimi beyan ettim. İşsizliğin azaltılması amacıyla gerekli önlemleri almayı taahhüt ettik"

Görüşmelere küresel ekonomi kadar bölgesel meseleler, Mısır'daki askeri darbe ve Suriye'deki katliam gündemimizde yer aldı. Dün akşamki yemekte özellikle Suriye üzerinde durduk.

(Müdahaleye destek vermelerinin muhalefet partilerince eleştirildiğini hatırlatarak…) “Bizim yaptığımızı savaş çığırtkanlığı olarak nitelendirmek doğrudan doğruya Esed rejimine destek vermektir…”

“Suriye'ye henüz ortak operasyon kararı yok. Burada şu andaki görüntü BM Güvenlik Konseyinin kararı olmadığına göre zaten ortak bir operasyon olmaz. Ancak oluşturulabilecek bir koalisyon gücünün ortak operasyonu olur. Bu koalisyon güçleri 3 ülke olur, 5 ülke olur, velhasıl böyle bir şey ancak olabilir. Rusya ve Çin ile de şu anda bizim diyaloglarımız devam ediyor, devam edecek. Onların, özellikle Rusya'nın şu anda takıldığı konu kimyasal silah noktasında bir belgeler, iki kim tarafından kullanıldığı. Kendileri, Rusya hala bu işin yani Beşar Esed tarafından kullanıldığını kabullenmiyor."

“Suriye rejiminin halkına yönelik katliamı, zirveye katılan hemen her lider tarafından dikkatle takip ediliyor ve Şam'a yönelik bir operasyonun son derece gerekli olduğunu liderler de ifade ediyor. Tabii bunun nasılı, niçini, zamanlaması, Birleşmiş Milletler misyonunun raporunu vermesi ve bu rapora dayalı olarak bir adımın atılmasının daha burada önemli olduğu noktasında bir yaklaşım var ."

“Suriye'yi bekleyen en büyük tehlike mezhep savaşıdır."


ŞAM'A OPERASYON GEREKLİ
Suriye rejiminin halkına yönelik katliamı dikkatle takip ediliyor ve Şam'a yönelik operasyonunu son derece gerekli olduğu liderler tarafından kabul ediliyor. Operasyonun ağırlıklı olarak destekleneceğini G20'de müşahede ettik.

Burada bir hedef saptırması var. Kimyasal silahlar üzerinde hassasiyetle durulurken diğer tarafta 100 bin insanını öldürülmesi bir kenarda bırakılıyor. Bu kadar sığınmacı var bunlar göz ardı ediliyor.

Kimyasal silahlar suç teşkil ediyor bunun uluslararası hukukta yeri var. Kimyasal saldırı kabul ediliyor ama bazılarında bunu Esad'dan sıyırıp muhalefetin yaptığının belirtildiği bir hava var. Biz belgelere bakıyoruz. Bunun kimler tarafından atıldığı malum. Bunu görmeyenlerin tarih karşısında hesap vereceğinin hatırlatıyoruz.


ESAD GİDİNCE DAHA İYİ OLACAK
Esad gidince ne olacak diyorlar. Kendi halkını bombalayan bir insandan daha zalim ne olabilir. halkın iradesi ile gelecek bir yönetim şu ankinden çok daha kötü olmayacaktır.

Komşuda yangın başlamıştır ilk varacağı kim, biziz. Bunu söndürmek zorundayız. Halk kaçıyor, bize geliyor. Bunu nasıl görmezden gelebiliriz.

Çocukların kimyasal silahlarla öldürülmüş görüntülerine hangi vicdan el verir. Bunu durdurmak için çabaya savaş çığırtkanlığı demek Esad rejimine destek vermektir. Kurda merhamet kuzuya zulümdür, biz bunu yapamayız. Esad'a operasyonun karşısında durmak 106 bin insanın ölümüne göz yummak, katillere göz yummaktır.



CHP ESAD'IN SIRTINI SIVAZLIYOR
CHP'nin başından beri Esad'ın sırtını sıvazladığını biliyoruz. CHP'nin Reyhanlı saldırganları ile nasıl bir ilişkide olduklarını biliyoruz. MHP'nin CHP ile aynı dili konuşması MHP'ye gönül verenlerin üzerinde durması gereken bir konudur.



SORU-CEVAP BÖLÜMÜ

"Açık kapı politikasıyla süreci devam ettiriyoruz. Harcamamız 2 milyar Doları buldu."

RUSYA VE ÇİN ORTAK KABULE DAHİL Mİ?
Şu anda henüz ortak operasyon kararı diye bir karar yok. Ancak oluşturulabilecek bir koalisyon gücünün ortak operasyonu olabilir. Bu 3 ülke olur, 5 ülke olabilir. Bunun strateji ve taktiği ne olur, bu ayrı bir konu. Böyle bir şeyin olması gerekliliği orada vurgulanıyor. Rusya ve Çin ile bizim de diyaloglarımız devam ediyor devam edecek, Rusya'nın takıldığı nokta kimyasal silahlar ve bunun kimler tarafından kullanıldığı. Rusya, bunun Esad tarafından atıldığını kabullenmiyor.

SURİYE'Yİ BEKLEYEN EN BÜYÜK TEHLİKE MEZHEP SAVAŞIDIR
Benim bildiğim Suriye halkı aşırı uçlara prim vermez. Irak'ta da El Kaide vardı. Irak'taki olay mezhep savaşına dönüştü. Suriye'yi bekleyen en büyük tehlike mezhep savaşıdır

MUHALİFLERİN EN BÜYÜK BEKLENTİSİ HAVA DESTEĞİ
Suriye'de bir kara sorunu yok. Muhaliflerin en büyük beklentisi hava desteği. Bu verilirse muhalifler daha hızlı mesafe alacaktır.

ODTÜ'DE BAŞÖRTÜLÜLERE SALDIRI... TÜRKİYE'DE SOL HER ZAMAN ÖTEKİLEŞTİRMİŞTİR
Kimlerin kimleri ötekileştirdiği ortada. Danıştay'ın kararı ortada, farklılıklar zenginliğimizdir diyoruz. Türkiye'de sol her zaman ötekileştirmiştir. Şu anda ODTÜ'deki zihniyeti çok açık görüyoruz. Bu ülkenin evlatlarına ötekileştirme kampanyası yürütülüyor. YÖK gereğini yapacak, biz de gereğini yapacağız.

Ben polisimizin üniversitelerde görev almasını neden istediğimi bu olay ispatlamıştır. Onlar kendilerine stant açacak ama başörtülüler açtıkları stantları kullanamayacak, böyle bir şey olur mu. Gereği neyse yapılır, biz de sonun kadar takipçisi oluruz.

ÖN AÇILACAK, BU YOLLAR YAPILACAK
Bugün ODTÜ'de Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin yol çalışması var. Bir grup genç yolun yapımını engellemeye çalışıyor. Kimin nerede durduğunu göstermesi bakımından bunlar önemli. Bunlar her şeyin önünü keserler. Ön keserlerse açmak güvenlik güçlerinin görevi. Ön açılacak, bu yollar yapılacak.


BAŞKANLIK SİSTEMİ
Erdoğan, yeni anayasa çalışmalarında başkanlık sistemini olmazsa olmaz görmediklerini belirterek, "Ama bu konunun üzerinde çalışmak, bu konunun üzerinde tartışmak herhalde bir günah değildir. G20'ye gelen ülkelerin neredeyse yüzde 80'i başkanlık sistemiyle yönetiliyor, böyle bir tablo var. Dünyanın gerçeklerini görmek durumundayız. Dünya ekonomik yapısı içinde yüzde 90'ı ekonomik ağırlık olarak G20 teşkil ediyor. Bütün bunlardan bir ders çıkarmamız lazım. Neredeyiz, nereye gidiyoruz. Çok yoğun, pratik neticeler alabilmek, işler yapabilmek istiyorsak sistemin gözden geçirilmesi ve bu sistem içinde de çok daha süratle üretim yapabilecek imkanlara kavuşmamız lazım" dedi.



ÇÖZÜM SÜRECİ
Erdoğan, çözüm sürecine yönelik olarak bazı PKK yöneticilerinin yaptığı açıklamaların sorulması üzerine ise şunları söyledi: 

"Orada biliyorsunuz siyasi kanadın vermiş olduğu beyan farklı, dağdakilerin vermiş olduğu beyan farklı. Yani iyi polis, kötü polis gibi bir rol herhalde paylaşmışlar, böyle bir noktadalar. Dolayısıyla biz bunları değerlendiremeye almaktan öte işimize bakacağız. Bizim yol haritamız neyse bu yol haritamız üzerinde yürümeye devam edeceğiz. Biz kararlarımızda samimiyiz ve bu kararlarımızın arkasında da samimi bir şekilde duracağız. Çünkü Türkiye'nin bu terör belasından bir an önce kurtulması gerekiyor."