Erdoğan: Gerisi gelecek

'Teke Tek'te Altaylı'nın sorularını yanıtlayan Başbakan, batık operasyonunun Uzanlarla sınırlı kalmayacağının sinyallerini verdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Uzanlar'ın İmar Bankası dışında diğer batık bankalarla ilgili haritanın hazırlandığını açıkladı. Bu bankacıların TMSF ile uzlaşmasını isteyen Erdoğan, "Uzlaştı uzlaştı, uzlaşmadığı takdirde yasa neyse gereği yapılacaktır" dedi.
Erdoğan, Kanal D Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı'nın hazırlayıp sunduğu 'Teke Tek' programında soruları yanıtladı. Altaylı'nın, Uzan Grubu şirketlerine el konulması olayında 'Siyasi Operasyon' eleştirilerinin bulunduğu hatırlatıp "Diğer batık bankaların üzerine de gidecek misiniz" sorusu üzerine Erdoğan, bu sorunun mutlaka yanıt bulması gerektiğini dile getirdi. Seçim öncesinde 'yolsuzlukların üzerine gidecekleri' sözünü, meydanlarda millete verdiklerini kaydeden Erdoğan, 'yolsuzluğun önünün kesilmesi için ellerinden gelen mücadeleyi verecekleri' vaadiyle iktidar olduklarını anlattı. Bu vaadi yerine getirmek için ilgili bakanlıkların kendi bünyelerinde çok ciddi çalışmalar yaptığını ifade eden Erdoğan, iktidara geldikten sonra bazı operasyonların günbe gün kamuoyuna aktarıldığını söyledi. Bu süreçte "Artık bir çomağı soktuk, şu anda içerden feryatlar başladı" şeklindeki ifadelerini anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Özellikle ifade ettiğimiz grup, kendisi de tabi bir siyasi partinin başında olması sebebiyle, adeta bir siyasi linç gibi ifade etme gayretinde, mağdurları oynama gayreti içerisine zaman zaman giriyor. Ne benim, ne arkadaşlarımın, hiç kimseye kişisel bir kini yoktur. Biz bu koltuklarda emanetçiyiz, bugün varız, yarın yokuz. Ama bulunduğumuz süre içerisinde, bu koltuğun bize yüklemiş olduğu görevi yerine getirmek durumundayız.
Halk bunu bize niçin emanet ettiyse, biz bunun için de cevap vermek zorundayız. Ben, şu anda, sayın Uzan'ın, kalkıp da bir siyasi partinin genel başkanı olmasını hedefleyerek, ona karşı bir kinle yola çıkmış değilim. Hemen hemen biz aynı dönemlerde partileri kurduk. Aynı dönemde bu yarışa çıktık. 3 Kasım'da aldıkları oy ortada, bizimki de ortada. Millet bize bu görevi vermiş ve şu anda biz, bu görevin gereğini yerine getiriyoruz."
Bu konuyla ilgili ortada 'açık ve net belgelerin' bulunduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, belge ve delillerle, kendi iktidarlarından önce kurulmuş kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmeleri gayreti içinde olduklarını belirtti.

'BU İŞ BURADA KALMAZ'

Geçmişte, İmar Bankası'yla ilgili, BDDK Başkanından bilgi aldıklarını, kendilerine zararın 600-700 milyon dolar cıvarında olduğu ifadelerinin ulaştığını anlatan Başbakan Erdoğan, ancak işin içine girdiklerinde 5,5-6 milyar dolar ile bu işin noktalandığını gördüklerini söyledi.
Bu rakamı 'altından kalkılabilir bir rakam değil' sözleriyle nitelendiren Erdoğan, kendilerinden önce çıkarılan yasaya vurgu yaparak, bankaların Hazine güvencesinde olduğunu ifade etti.

HAZİNE'NİN VECİBESİ

Hazine'nin de kanundan doğan mükellefiyetini yerine getirme durumunda olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Peki siz bunu bir çırpıda yapabilir misiniz? Bir çırpıda yaptığınız zaman, o zaman, 3 Kasım'da aldığımız tablo ortada. Bu bizi iyice yıkıma götürür. Çok ciddi bir planlamanın yapılması lazım. Dikkat ederseniz, o dönemde de BDDK'nın önüne 50-100 tane vatandaş getirildi. Bağırtıldı, çağırtıldı. Devamlı kendi yayın organlarında 'Nerdesiniz, halk şöyle mağdur ediliyor' diye çok çirkin hakaretler yapıldı. Fakat biz hep sustuk, konuşmadık. Ben konuşmadım, yine konuşmuyorum, yine konuşmayacağım.
Yani bu konularda sabırlı gidiyorum. 'Konuşması gerekenler konuşsun' diyorum. Ve öyle bir noktaya geldik ki arkadaşlarımızla dedik ki 'oturalım, bunu taksitlendirelim, bir şeyler yapalım. Bu ödemeleri artık başlatalım.'

"ÖZERK KURUMLAR İŞİNİ YAPIYOR"

Bu arada da hamdolsun toparlandı ve ilk ödemeyi de kısa bir süre önce yaptık. Yaklaşık 3 yıl içinde de tamamını ödemiş olacağım. Ama bunları öderken de ortalama faiz oranları ne ise faiz işleyecek.
Bizi sevindiren şey şu oldu, vatandaşımızın cüzdanını aldıktan sonra yüzde 49'ü bankalardan parasını çekmedi. Orası çok enteresan. Döviz hesabı olanlar da TL'ye çevirip yatırdılar. Bunlar işin olumlu yanlarıdır.
Vatandaş hep şunu soruyor, 'bunun gerisini nasıl tahsil edeceksiniz?' 8-8,5 katrilyon para var. Biz 'her şey belgelensin, delillensin' diyoruz. Bu çalışmalar bu güne kadar sürdü ve tamamlandı ve TMSF de geldi elini koydu. Şimdi benim burada, bu noktada kişisel bir kinim olabilir mi? Asla, böyle bir kinimin olması söz konusu değil. Ben, bana düşen görevi yapıyorum. Ama özerk kurumlar, onlar da kendi görevlerini yapıyorlar. Peki burada kalacak mı bu iş? Hayır burada kalamaz.''
Erdoğan, 22 batık bankanın bulunduğunu, bunlarla ilgili çıkan yasa çerçevesinde 'gereğinin yerine getirileceğini' ifade ederek, TMSF'nin de atılması gereken adımları atacağına inandığını belirtti.
Altaylı'nın, insanların kafasında 'sadece Uzanlara mı?' diye bir sorunun bulunduğunu dile getirmesi üzerine Erdoğan, "Hayır öyle bir şeyin olması mümkün değil" dedi. Bu 22 batık banka ile ilgili planlamanın yapıldığını ve haritanın ortaya çıktığını bildiren Başbakan Erdoğan, bu harita içerisinde görüşmelerin tek tek yapılacağını söyledi. Kurum, TMSF ile uzlaşmışsa zaten işin bittiğini anlatan Erdoğan, "Uzlaşmamış olanlar, onlar gelip oturacaklar. Uzlaştı uzlaştı, uzlaşmadığı takdirde yasa neyse gereği yapılacaktır" diye konuştu.


'BARAJLAR DEVLETİN'

Erdoğan, ''Uzan Grubu'nun ödeme konusunda bir teklif getirip, getirmediğine'' yönelik soruyu yanıtlarken, bu grubun, devletten barajları istediğini ve daha sonra ödeme yapma teklifinde bulunduğunu anımsattı. Başbakan Erdoğan, Uzanların 300 bini aşkın mudiden para topladığını ancak yatırımında görünmediğini dile getirdi.
Uzanların istediği barajların, devletin olduğunu ve 59 yıllığına imtiyaz hakkının söz konusu Grup tarafından alındığını anımsatan Erdoğan, ''Bu barajlar kendilerine ait değil. Böyle bir saadet zincirini siz kime teslim etseniz, hepsi orada saltanatını sürer. Zor bir iş değil'' diye konuştu.

"UZANLAR SAMİMİ DEĞİL"

Bunların üzücü şeyler olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, Uzanlar'ın ödeme konusunda samimi bir planla kendilerine gelmediğini bildirdi.
Olayın sadece faiz yönüne bakıldığında bile, Grubun bunu ödeyecek bir görüntü çizmediğini anlatan Erdoğan, Cem Uzan'ın bir süre önce Maliye ve Adalet bakanlarıyla yaptığı görüşmeyi anımsatarak, görüşmeden bakanların tatminkar kalmadığını belirtti.
Erdoğan, Cem Uzan'ın kendisiyle görüşme talebinde bulunduğunu ancak kabul etmediğini kaydederek, ''Meydanlarda ağza alınmayacak şeyleri, bu ülkenin Başbakanı noktasına gelmiş bir insan için, bırakın bir vatandaşa yapılmayacak olanları yapan bir insanla, gelip de karşı karşıya oturamam'' dedi.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALE Mİ?

Grubun TV ve gazetelerine el konulmasının bazı kesimler tarafından ''basın özgürlüğüne müdahale edilerek gruptaki bazı yazarların işine son verildiği'' şeklinde yorumlandığının belirtilmesi üzerine Başbakan Erdoğan, burada sorumluluğun atanan üst yönetim kadrosunda olduğunu ancak kendisine gelen bilgiye göre, böyle bir şeyin de söz konusu olmadığını söyledi.
Çalışanların bordro üzerinden maaşlarının ödendiğini ve ödeneceğini anlatan Başbakan Erdoğan, ''devletin ticari faaliyetlerden elini, eteğini çekmesi gerektiği'' görüşünde bulunduğunu her fırsatta dile getirdiğini anlattı.

STAR MEDYA GRUBUNA YENİ MÜŞTERİ

Başbakan Erdoğan, TMSF'nin kısa sürede bunlara müşteri bularak satmasının isabetli olacağını dile getirerek, ''Benim şöyle bir ekonomik yaklaşımım var. Devlet, bizim dönemimizde, artık ticari ve ekonomik faaliyetlerden elini, eteğini çeksin. Bir taraftan biz özelleştirme yaparken, bir taraftan da kamulaştırma gayreti içinde değiliz. Böyle bir adımın hazzı içinde değiliz. İnanıyorum ki TMSF de değerini bulduğu anda bunları elinden çıkaracaktır'' diye konuştu.
Erdoğan, ''Geçmişte bazı asker, sivil yöneticilerin yazarların yazılarıyla ilgili sansür talepleri olduğunu biliyoruz. Sonradan bunlar ortaya çıktı. Sizin şimdiye kadar herhangi bir yazar ile ilgili 'şu hoş olmuyor. Bu yazı çıkmasın' gibi bir şeyiniz oldu mu?'' sorusuna, ''Hakaret dışında hiç kimseyle alakalı, benim bir gazete sahibiyle görüşmem olmamıştır. Bu konuda yolum patrona gitmekten çok, yargıya gitmektir'' karşılığını verdi.