Erdoğan: İnsaf edin

DEHAP'a cevap
Başbakan Erdoğan, DEHAP Genel Başkanı Bakırhan'ın 'Hükümete de, Kongra-Gel'e de eşit mesafedeyiz' sözlerine cevap verdi: "Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile illegal örgütü aynı kantara koymaya kalkmak demokrasi kültüründen nasip almamaktır."
AKP'de DEP isyanı
AKP'li 10 milletvekili bildiri yayımlayarak, Gül'ün Zana ve arkadaşları ile görüşmesini eleştirdi. TBMM Başkanvekili Yakut'un da imzaladığı bildiride "DEP'liler vatan hainliğine devam ediyor" denildi.

ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın
"Hükümete de Kongra-Gel'e de eşit mesafedeyiz" sözlerine ve eski DEP'lilerin bölgeden verdikleri mesajlara tepki gösterdi. Erdoğan, "Alınan mesafeleri görmezden gelmek insafla bağdaşmaz. Kimse hükümet ile illegal örgütleri aynı kantara çıkarmasın. İkisini aynı kantara çıkarmak, demokrasi kültüründen nasibini almamışlıktır" dedi. Başbakan Erdoğan, AKP grup toplantısında yaptığı konuşmada özetle şu mesajları verdi:
Etnik ve bölgesel milliyetçilik: Etnik, dini ve bölgesel milliyetçiliğe karşıyız. Bunu tasvip etmiyoruz. Bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülük, farklılıklarımızı ziyaset zeminine taşımak olur. Zenginliğimiz olan farklılıklar üzerinden siyaset yapmaya çalışanların ne başarı şansları vardır, ne de Türkiye'ye katkıları olur. Ülkemizin değerleri üzerinden saygı çizgilerini aşmak barışa gölge düşürür. Kimsenin buna hakkı yok.
Demokrasiden nasibini
alamamışlar: Kimse hükümet ile illegal örgütleri aynı kantara çıkaramaz. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile illegal örgütleri aynı kantara koymak, demokrasi kültüründen nasibini almamaktır. Sonra çıkıp siyaset sahnesinde demokratlıktan bahsedemezsiniz. Herkes kendi düşünce ufkunu gözden geçirsin. Bu düşünceler kendini tatminden öte gitmez. Legalite ile illegaliteyi birbirine karıştırmak demokratik bir çıkış yolu değildir. Her türden engellemelere rağmen, Kopenhag Kriterleri'nde önemli adımlar
atıldı. Bu adımlar konjonktürel amaçlarla veya başkaları istediği için değil, kendimiz istediğimiz için atılmıştır. Alınan mesafeleri görmezden gelmek insafla bağdaşmaz. Biz düşünce özgürlüğünü samimiyetle savunmaya devam edeceğiz.
Yol üstündeki taşlar: Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek dili ile siyaset yapıyoruz. Kapalı kapılar ardında siyaset yapmıyoruz. İki yıl önceye göre bütün alanlarda büyük bir uzlaşma sağlandı. Kin gütmeden, kavga etmeden herkesi kucaklıyoruz. Devlet ve toplumu gerileten yol üstündeki taşları ayıklamak için yola koyulduk.
G-8'e gölge düşürenler: Bir şeyler arama gayreti içinde olanlar G-8 zirvesine gölge düşürme çabasına girişti. Ne söylerlerse söylesinler, Türkiye dünyada barış ve demokrasinin benimsenmesi için üzerine düşeni yapma kararlılığında.
Örnek ülke kararlılığı: Türkiye'nin misyon üstlenmesi yadırganmamalı, şaşırtıcı bulunmamalıdır. Buna çanak tutanlar da artık ders çıkarmalı. Barış ve demokrasiden nasibini alamamış ülkelere örnek olmakta sonuna kadar kararlıyız.
Antisemitizm uyarısı: Yahudi lobisi ile görüşmemde, 'Dost acı söyler, ama gerçeği söyler' dedim. İspanya'dan kovulan 500 bin Yahudi'yi kabul ettiğimize dair sözlerim kendilerini rahatsız etmiş. Pişman olup
olmadığımızı sordular. 'Biz Müslüman olarak tarih boyunca her zaman mazlumun yanında olduk. O gün siz mazlumdunuz, bugün Filistinliler mazlum. Dünyanın en büyük silah üreticisi olan sizler, Filistin'i nasıl silahlanmakla suçlarsınız. İsrail yönetiminin yaptığı maalesef antisemitizmi güçlendiriyor. Bu yönetim buna çanak tutmaktadır' dedim.
NATO karşıtları marjinal: NATO zirvesine karşı çıkan marjinal çevrelerin hareketleri barışa yönelik adımlar değil. Artık dünyada uluslararası paktlar da barışı temel almaktadır. Geçmişteki SSCB mantığı artık iflas etmiştir, çoğu şimdi NATO içindedir. Bunun önünde durmak selin önünde durmaya benzer.