Erdoğan: İslamcı siyasetçi değilim

Boston'da üniversite öğrencilerine vereceği konferans öncesinde basın toplantısı düzenleyen Başbakan Erdoğan, "Muhafazekar-demokratım" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD'ye yaptığı gezinin resmi olarak son durağı olan Boston'da Harvard Universitesi Kamu Yönetimi öğrencilerine, `Ortadoğu'da Demokrasi, Avrupa'da Çoğulculuk: Türk Görüşü' konulu bir konferans verdi.
Başkent Washington'daki temaslarını tamamlayan Erdoğan, Boston'a geldi. Washington'dan planlanan saatten geç ayrıldığı için, Massachusetts Valisi Mitt Romney ile olan randevusunu iptal eden Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Harvard Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü'nde master yapan oğlu Bilal Erdoğan ve eşi Reyyan'ın Cambridge'de yasadıkları apartman dairesinden yürüyerek yaklaşık 10 dakika uzaklıktaki The Charles Otel'e yerleşti. Devlet Bakanı Ali Babacan, İstanbul Milletvekili, Dışilişkiler Danışmanı Egemen Bağış ile birlikte Boston'a gelen Başbakan Erdoğan otelde dinlenirken, yaklaşık 50 Türk öğrencinin eğitim gördüğü Harvard Üniversitesi önünde toplanan, aralarında Ermeni, Rum ve Kürtler'in de bulunduğu 15 kişilik bir grup, Erdoğan'ın Boston'a gelişini protesto etti.

Basın toplantısı
Erdoğan, Harvard Üniversitesi'nde vereceği konferans öncesinde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, Irak'taki Şii lider Ayetullah El Sistani'nin izlediği politikanın ABD için ne gibi zorluklar ortaya koyduğunu soran bir gazeteciye şu karşılığı verdi: "Ben İslamcı bir siyasetçi değilim. Muhafazakar-demokratım. Kişisel olarak da dinin gereklerini yerine getirmeye gayret eden biriyim. Din üzerinden siyaset yapmayı kabul edemem. Bunu, dinin istismarı olarak görüyorum. Etnik kökenli federatif bir yapının Irak için yanlış olacağını düşünüyorum. Aynı şekilde dini kökene dayanan bir yapının da yanlış olacağını düşünüyorum. Bütün bunların, Irak'ın geleceği açısından, bu ülkenin güçlü bir demokrasiye sahip olması için iyi düşünülmesi gerekiyor" dedi.
Erdoğan, 'Türk etkin yapısının partisinin siyasetine ne kadar etki ettiği' yolundaki soru üzerine, "Her şeyden önce şunu rahatça söylüyorum. Şu anda Türkiye'de ifade ettiğiniz gibi bir anlayış söz konusu değildir. Türkiye'de sivil bir hükümet iş başındadır. Ordunun görevi Anayasa içinde tanımlanmıştır. Bunun dışında da herhangi bir icraatı yoktur. Anayasal kurum ve kuruluşlarımız, tanımı içerisinde görevlerini hakkıyla yerine getirmenin gayreti içindedir" yanıtı verdi.

'Tarihçilerin işi'
Bir başka gazetecinin AB'nin Ermeni soykırımını tanıma şartı getirmesi durumunda yaklaşımlarının ne olacağını sorması üzerine Erdoğan, "Tarihte olanları bırakın tarihçiler halletsin. Biz geleceği nasıl inşa edeceğiz onu konuşalım. Geçmişte bu tür mücadelelerde Ermeniler'den de Türkler'den de ölenler olmuştur. Dışişleri Bakanımız üç kez Ermenistan Dışişleri Bakanıyla görüştü. Havaalanlarımızı Ermeni Havayolları'na açtık. THY şu anda taşımacılık yapıyor. Bütün bu olumlu gelişmelerden sonra soykırımdan bahsetmek yanlış. Bunları konuşmakla, bunları taşımakla, insanlığa hizmet edemezsiniz. Barışın küreselleşmesini beklediğimiz bir dünyada, bunlar adeta barışı tahrip eden bombalardır. Barışa hizmet edin" diye konuştu.

Kıbrıs
Daha sonra konferans veren Erdoğan, Kıbrıs´ın yüzde 36'lık bölümünün KKTC'nin elinde olduğunu belirterek, "Belli bir oranda toprağı verebiliriz. Biz garantör ülke olarak tavsiye ederiz, KKTC bu yaklaşımı gösterir. Buranın çözüme kavuşturulması çok çok daha önemlidir" dedi. Konferansın ardından katılımcıların kendisine yönelttiği soruları yanıtlayan Erdoğan, Türkiye'nin medeniyetler arası çatışmayı değil uzlaşmayı istediğini, AB´ye üye alınmasının her iki tarafın çıkarına olacağını söyledi.
Erdoğan, Kuzey Irak'taki Kürt grupların etnik kökene dayalı federasyon istemi hatırlatılınca, böyle bir yapının Irak'ın parçalanması anlamına geleceğini dile getirirken, "İleride Kürt halkı da kendi içinde de paramparça olur, o zaman da mezhebe, kökene dayalı otonom istenecektir. Hesaplarını iyi yapmalılar" diye konuştu.
Ermeni konusundaki bir soruya da, "Benim ülkemde Ermeni patriği var ve benimle istediği zaman görüşüyor. Yaşamlarında herhangi bir baskı var mı, çoğu zaman aslı astarı olmayan haberlerle yetiniliyor. Özgürlükten yanayım. Kendi inancımdan fazla onların inancının korunmasından yanayım" dedi.