Erdoğan, İsrail'e yüklendi

Erdoğan, İsrail'e yüklendi
Erdoğan, İsrail'e yüklendi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'i ziyaretinde Filistin'e geçmek için yarım saat bekletildiğini hatırlatarak, "Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nı sınır kapısında yarım saat bekleten İsrail yönetiminin insanlığa bakışında barış olur mu? Hiçbir zaman bunlardan iyi niyet beklemeyin" dedi

Kudüs Üniversitesi'nin “İnsan ve Toplum Bilimleri Fahri Doktora” unvanı Rixos Otel'de düzenlenen törenle Başbakan Erdoğan 'a verildi. Erdoğan yaptığı konuşmada “Eğer siz insana değer veriyorsanız, yani Tevrat'a tabiyseniz bunun gereğini yapın. Şu andaki İsrail yönetiminin Tevrat ile de alakası yoktur” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , “Bu kutsal şehirde Filistinli kardeşlerinin ne zaman canı yansa, halkımızın da bilesiniz ki, canı yanmıştır. Bu dün de böyle olmuştur, bugün de böyledir. Barış ve huzur ortamının yeniden tesis edilmesi Kudüs'ün bir küresel barış ve uyum merkezi haline gelmesi en temel ve samimi arzumuzdur” dedi.

Erdoğan, törende yaptığı konuşmasına “Kadim dostumuz, Filistin davasının yorulmak bilmeyen Lideri, Sayın Başkan Abbas'ı ve heyetindeki kardeşlerimizi bir kez daha ülkemizde görmekten duyduğumuz memnuniyeti ifade etmek istiyorum” diye başladı.

Erdoğan, Kudüs Üniversitesi rektörüne, çalışma arkadaşlarına ve öğrencilerine şahsına fahri doktora ünvanını tevdi ettikleri için teşekkür ederek, “Türk halkının kalbi, Kudüs konusu gündeme geldiğinde daha heyecanla atıyor ve Türkiye bu konudaki tarihi sorumluluğu her zaman omuzlarında hissediyor. Türk halkı için Kudüs bir hoşgörü, barış ve kardeşlik şehridir. Az önce hocamızın İsra Suresi'nin başlangıcındaki ayetle ortaya koyduğu ve değerli başkanımızın yine aynı ayeti tekrarı ile teyit ettiği Mescidi Haram'dan, buradan Mirac'a yükselmeleri bizler için Kudüs'ü anlamlı kılan şüphesiz ki bir teyittir” dedi.

"KUDÜS'ÜN BİR KÜRESEL BARIŞ MERKEZİ OLMASI SAMİMİ ARZUMUZDUR"

Bu anlayışın tarihin bıraktığı bir miras olduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Birçoklarının unuttuğu bu noktayı bugün Sultan Süleyman Han'ın inşa ettirdiği Kudüs eski şehrinin duvarlarında bulunan, ayrıca Yafa Kapısı olarak da adlandırılan Halilürrahman Kapısı'nın girizgah kitabesi bize hatırlatıyor. Bu kapıdan şehre girenlerin okuyabileceği kitabeye Kelime-i Tevhid'in yanı sıra Osmanlı hoşgörüsünün bir göstergesi olarak şehrin üç semavi din içinde taşıdığı öneme binaen İbrahim Halilullah ifadesi ebediyete kadar kazınmıştır. Bu durum bugün de aynen geçerli olan bakış açımızı yansıtmaktadır."

"Bu kutsal şehirde Filistinli kardeşlerinin ne zaman canı yansa, halkımızın da bilesiniz ki, canı yanmıştır. Bu dün de böyle olmuştur, bugün de böyledir. Barış ve huzur ortamının yeniden tesis edilmesi Kudüs'ün bir küresel barış ve uyum merkezi haline gelmesi en temel ve samimi arzumuzdur. Bu görünümün bizlere verdiği mesaj dini ve kültürel mirasımızın ortaklaşa korunması, şehrin tek bir din ve millet zaviyesinden yeni ve suni bir düzenlemeye maruz bırakılmamasıdır. Şu anda İsrail'in yapmak istediği burdur. Buna müsaade etmek asla mümkün değildir. Buna ne İslam dünyası müsaade edebilir, ne de Hristiyan dünyası müsaade edebilir. İsrail izlemekte olduğu politikalarla Kudüs'ün binlerce yıllık Müslüman ve Hristiyan tarihi ile Filistin geçmişini silme çabasındadır.”

Başbakan Erdoğan, İsrail'in yürüttüğü kazıların kutsal mekanları tehdit ettiğine dikkati çekerek, “Başbakanlığım dönemimde yapılan bu kazılarla ilgili oralara mimarlar gönderdim. Arkeologlar gönderdim. Mühendisler gönderdim ve sanat tarihi elemanlarını gönderdim. Mimarlar, hepsi yaptıkları bu incelemeler neticesinde rapor hazırladılar. Bu raporu ilgili bütün vakıflara, sivil toplum kuruluşlarına ve dünyadaki devlet başkanlarına ve hükümet başkanlarına gönderdik. Filistinlilere kendi toprakları olan Doğu Kudüs'te inşaat izni verilmemektedir. Kudüs'teki Filistinlilere ait evler, bir bir yıkılmakta ya da istimlak edilmektedir” ifadesini kullandı.

"TARİH ÖNÜNDE BİRGÜN HESAP VERECEKLERİNİ UNUTMAMALIDIRLAR"

Doğu Kudüs'ün bugün Yahudi yerleşim yerleri ile tamamen çevrelendiğine vurgu yapan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İsrail tarafından inşa edilen ayırım duvarı ile Kudüs'ün Batı Şeria ile fiziki, siyasi, kültürel ve sosyal bağlantısı kesilmiştir. İsrail bu şekilde Kudüs'ü diğer Filistin topraklarından ayırmayı amaçlamaktadır. Amaç buranın gerçek sahipleri olan Filistinlileri yıldırmak, ana vatanlarından söküp atarak bu şekilde tarihi yapısını ve dokusunu değiştirmektir."

Erdoğan, kendisine fahri doktora tevdi eden El-Kudüs Üniversitesi'nin de bu siyasetten en ağır şekilde etkilenen kurumlardan biri olduğuna dikkati çekerek, “El-Kudüs Üniversitesi de diğerleri gibi İsrail tarafından gayrı hukuki olarak inşa edilen ve bir kaç cılız ses dışında dünyanın gözünü yumarak izlediği utanç abidesi ayırım duvarının dışında bırakılmıştır. Bu duvarı yapanlar, yapılmasına göz yumanlar ve çivisine, harcına utanmadan katkıda bulunanlar, tarih önünde bir gün hesap vereceklerini unutmamalıdırlar." (AA)