Erdoğan: İstanbul'a vize dediğimde karşı çıktılar

Erdoğan: İstanbul'a vize dediğimde karşı çıktılar
Erdoğan: İstanbul'a vize dediğimde karşı çıktılar

Erdoğan törenden önce sismik araştırma gemisi Barbaros Hayreddin Paşa'nın hizmete alınma törenine katıldı.

Başbakan Erdoğan, kentsel dönüşüm için geçmiş hükümetleri suçladı: Ben vize uygulaması, nakil ilmühaberi dediğimde belediye başkanlığımda 'siz bu ülkede seyahat özgürlüğünü mü engelliyorsunuz' dediler dönem hükümetleri... O gün neden İstanbul'a geliyorsun, İstanbul'da işin var mı, evin var mı denseydi biz şimdi bu sıkıntıları yaşamayacaktık

İSTANBUL - Başbakan, kentsel dönüşümle yapımı tamamlanan evlerin anahtar teslim töreninde özetle şöyle konuştu: "İstanbul’a başkan olduğumda İstanbul’un nüfusu 8 milyondu, şimdi ise 14,5 milyon. Dönemin hükümetleri bu göçün önüne geçecek tedbirleri almadılar, çarpık kentleşmeye müsamaha gösterdiler. Ben vize uygulaması, nakil ilmühaberi dediğimde belediye başkanlığımda ‘siz bu ülkede seyahat özgürlüğünü mü engelliyorsunuz’ dediler dönem hükümetleri... O gün neden İstanbul’a geliyorsun, İstanbul'da işin var mı, evin var mı denseydi biz şimdi bu sıkıntıları yaşamayacaktık. Hükümetler gecekondulara müsamaha gösterdikçe o gecekondular yayıldı
Bir yangın olsa o gecekonduda yaşayanların kaçma imkanı yoktu. Sokaklar daracıktı. Köyünden kalkıp İstanbul’a gelenler bu gecekondularda hayata tutunma mücadelesi verdiler. Bu gecekonduların arasından lağım sularının akmasına benim insanım mahkum mu? Ama mahkum ettiler. Niye? Bu aciz hükümetler yüzünden. Ama çocuklarımızın, torunlarımızın bu sıkıntıları çekmesi gerekmiyor
Hem İstanbul’da hem de Türkiye ’de bu değişimi, bu dönüşümü sağlamamız gerekiyor. Bu Başbakan olarak benim de, kabinemin de, grubumun da, belediye başkanı arkadaşlarımın da görevi. Daha geniş alıyorum partimin tüm birimlerimin görevi
Biz böyle gelmiş böyle gider diyemeyiz.


TOPBAŞ KARDEŞİM EMANETİ HAKKIYLA TAŞIDI

Belediye başkanı olduğumda bu çarpık gidişe dur demek için adımlar attık. Başak konutlarını, Hilal konutlarını bu anlayışla başlattık. Görevi devrettiğimde 17 bin 500 konutu yapmıştık. Daha sonra 10 senede 500 bine yakın konutu hazırladık, sahibine teslime diyoruz.
Kadir Topbaş kardeşimiz de bu emaneti hakkıyla taşıdı. İstanbul’a dönüşümü hız kesmeden sürdürdü.


KİMSEYİ MAĞDUR ETMEYİZ

Dönüşümde hiç kimsenin mağdur olmasına izin vermeyiz. İyi niyetle vatandaşımızı düşünerek önemli bir adım atıyoruz. İstanbullu kardeşim en iyi, sağlam konutlarda korkmadan oturma, yaşama hakkına sahiptir. Kimsenin kümes gibi derme çatma kulübelerde oturmasına razı olmayız. Kendimiz için istemediğimizi kardeşimiz için istemeyiz. İstanbul için mukadder olan bir depremde hiç kimsenin göz göre hayata göz yummasına seyirdi kalamayız.


KAYMAK TABAKASI VE EZİLENLER TABAKASI

Ana muhalefet partisi kentsel dönüşüm projesine muhalefet ediyor. ‘Evime dokunma’ yalanı atarak, halkı galeyana getirip bu kentsel dönüşüm sürecini sekteye uğratmaya çalışıyor. Ana muhalefetin zihniyetinde 2 tabaka var. Kaymak ve tamamen ezilenler tabakası
Onların anlayışında polit büro anlayışı var. Onlar ezen ve ezilen mantığıyla halka bakarlar ve bunu hala sürdürürler. Ana muhalefet partisi de onun işbirliği yaptığı marjinal sol örgütler de terör örgütleri de bu dönüşümün gerçekleşmesini istemiyorlar. Mağduriyet diyerek fırsat devşiriyorlar. Militan devşirdikleri, insanca yaşamdan uzak bu yapılaşmanın devamını istiyorlar. Ana muhalefet partisi tüm imtiyazların kendi elinde toplanmasını istemiştir. Kendisi en iyi eğitim imkanına sahip olacak ama gecekonduda oturanın çocuğu okumayacak. Büyükşehirlerdeki yoksulları şehirlerden uzak tutmak istediler. Ne muhalefetin, ne marjinal örgütlerin, ne terör örgütünün propagandalarına aldanmayın. Dedikodulara asla kulak asmayın.


HEPSİYLE KUCAKLAŞIYORUZ

Muhalefet partilerinin çok çirkin şekilde istismar ettikleri bir meseleye değinmek istiyorum. Geçen hafta Mardin’deydim. Toplu açılışlar yaptık
Midyat ağırlıklı Arap’tır, Kızıltepe Kürt kardeşlerimden oluşmaktadır. Biz hepsiyle de kucaklaşıyoruz. Bizim için sıkıntı yok. Binlerde, on binlerce kişinin katıldığı törenlerle farklı bir heyecanı yaşadık. 10 yıldır kardeşliği daha da yürütmenin mücadelesindeyiz. Van’da, Kayseri’de, İstanbul’da samimiyetle karşılanıyoruz.


HER TÜRLÜ MİLLİYETÇİLİĞİ AYAKLAR ALTINA ALMIŞIZ

Mardinli kardeşlerimin Türkiye’deki çözüm atmosferinden dolayı çok heyecanlı olduklarını yerinde gördüm. Biz bu süreçte bizim karşımıza Türklükle kürtlükle çıkılmasın. Her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına almış bir iktidarız dedim orda. Aynı ifadeyi burada da söylüyorum.


BEN RİZE’DE SÖYLEDİĞİMDE SEN NE YAPACAKSIN


Ana muhalefet partisinin genel başkanı bu sözleri Rize’de söyleyemezsin diyor. Farklı mekanlarda farklı şeyler söylemek istiyorsa Ana muhalefet partisinin başkanı aynaya baksın. Kılıçdaroğlu sıkıysa, samimiyse, dürüstsen ben bu ifadelerin aynısını Rize’ye gideceğim yakında orda da söyleyeceğim. Ben söylediğimde sen ne yapacaksın. Şanlıurfa’da ne söylediysem Rize’de de aynısını söyledim. Abdestimden şüphem yok ki namazımdan şüphe olsun.


HAKKARİ’DE BİR TANE TÜRK BAYRAĞI SALLAYAMADIN

Kılıçdaroğlu sen partinin mitinginde Hakkari’de bir tane Türk bayrağı sallayamadın. Bunlarda dürüstlük yok.


KİM GERÇEK MİLLİYETÇİ ORTAYA KOYACAĞIZ

Kızıltepe’de ayaklarımın altındadır dediğim milliyetçilik etnik kökene dayalı milliyetçiliktir. Yani ırkçılıktır, kibir, başkasını küçük görme anlamında milliyetçiliktir. Biz 76 milyonu tek bir millet olarak görüyoruz. Bunu yeni anayasa teklifimizde de sunduk. Milliyetçilik, vatanseverlik, vatanperverlik, milliyetperverlik, ve bu milletin hizmetkarı olmaktır. Salı günü grup toplantımızda bu meseleyi etraflıca ele alacağım
Kimin gerçekten milliyetçi olduğunu ortaya koyacağız. Muhalefet partilerinin çirkin ve cahilce millet kavramlarını istismar etmelerine izin vermeyeceğiz. Milliyetçilik slogan atmak değildir, millete hizmet etmektir, milletle gönül bağını kurmaktır.


ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINI ENGELLENMEMEK İÇİN KURDUK

İstanbul’da belediye başkanı olduğum dönemden bu yana bir çok kentsel dönüşüm projesi gerçekleştirdik. Çevre Şehircilik Bakanlığımızı bu amaçla kurduk. Engelleniyorduk, engellenmemek için bunu kurduk. 200 bin konut ve dükkanı 2 yıl içinde dönüştüreceğiz


LÜTFEN BİZE ZORLUK ÇIKARMAYIN

İstanbul’da doğdum büyüdüm. Zeytinburnu’nun tarihini de iyi bilirim.. Sultanbeyli’ye, Çekmeköy’e git. Ak Parti belediyeciliği geldi. Buralar bir değişim dönüşüm yaşadı. Lütfen bize yardımcı olun, zorluk çıkarmayın. Bu projeleri sizin için, sizin çocuklarınız için yapıyoruz
Vatandaşımız insanca bir ortamda yaşasın diye bu gayretin içindeyiz. Siz bize destek olursanız bu süreci barış içinde, uzlaşma içinde yürütürüz.


OTOBÜSLERİN TAMAMI YERLİ ÜRETİM

Bugün bu törende bir başka heyecanı daha yaşıyorum. Belediyemiz 2011’de yenileme çalışmaları kapsamında 1700 yeni otobüs almaya karar verdi. İlk hedef dezavantajlı gruplara avantaj sağlamak. Otobüslerin tamamı yerli üretim. Metro, hafif raylı sistem ve lastikli sistem çalışıyor. Lastikli sistemde de metrobüs ve otobüsler var. Bunlarla İstanbul’un ulaşım sorunu çözülür.


TOPLU TAŞIMA KULLANILMADIĞI SÜRECE TRAFİK SORUNU ÇÖZÜLMEZ

Zaman zaman bazıları başlık atıyor. Ne yaparsanız yapın toplu taşımaya halkımız yönelmediği sürece, bir araca bir kişi seyahat ettiği sürece 3 değil 4 şerit de yapsanız bu sorunu çözemezsiniz. Kardeşlerim zaman hesap zamanıdır. Zaman nakittir. Zamanla oynamayacağız
Psikolojik olarak rahat edeceğiz hem de muasır medeniyetler seviyesinin üstüne ülkemizi çıkaracağız.


OTOBÜSLERİN BEDELİ 90 MİLYON EURO


Bugün bu araçlardan 437’sini hizmete alıyoruz. 240’ında sıkıştırılmış doğalgaz kullanılıyor çevre dostu olarak bilinen. Bunlar için Kağıthane’de dolum tesis kuruldu. Aynı anda 16 araca dolum yapılıyor. 90 milyon euro’dur bu 437 otobüsün bedeli. Yani yaklaşık 200 trilyon." (Hürriyet)