Erdoğan: Kılıçdaroğlu, lemoğun tüfeğu gibi atayi

Erdoğan: Kılıçdaroğlu, lemoğun tüfeğu gibi atayi
Erdoğan: Kılıçdaroğlu, lemoğun tüfeğu gibi atayi
'Anneler Günü'nü ilk kez annesiz kutlayacağını belirten Başbakan Erdoğan'ın gözleri doldu. Erdoğan konuşmasında CHP lideri Kılıçdaroğlu'na Rize şivesiyle yüklendi

Ömür AVCI-Muhammet KAÇAR-Osman ŞİŞKO

RİZE - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Rize’de sürekli karavana atan bir avcıya atıfta bulunurken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ’nu süt konusunda eleştirdi. Başbakan Erdoğan, "CHP lideri Lemoğun tüfeğu gibi atayi. Her seferinde karavana" dedi.


Geceyi Rize’nin Güneysu İlçesi Merkez Mahallesi’ndeki evinde geçiren Erdoğan, bugün saat 11.00 sıralarında ilçe merkezine indi, belediyeyi ziyaret etti. Bu sırada Erdoğan’ın kongreye gideceği 2 otobüste bomba uzmanı köpekler arama yaptı. Başbakan ile görüşmek isteyen ancak, görüşmesine izin verilmeyen engelli Havva Karaali, tepkisini dile getirip ağamaya başlayınca korumalar tarafından uzaklaştırıldı.

Belediyeden çıkan Başbakan Erdoğan, kendisini yanına çağıran hemşehrilerine saatini göstererek, "Kongreye geç kaldım" diyerek otobüse bindi. Şehir merkezine ilerlerken Akarsu Köyü yakınlarında bazı kişilerin otobüsün önünü kesmesi üzerine araçtan inen Erdoğan, hemşehrileriyle bir süre sohbet etti. Erdoğan, cami yapılmak üzere Hazine arazisini isteyen köylülere yöresel şiveyle, "Camenuz var ya ne yapacasunuz cameyi" dedi. Kadirhan ve Furkan Gür isimli 4 yaşındaki ikiz çocukları omzuna alarak fotoğraf çektiren Erdoğan, daha sonra Rize Yenişehir Stadıyumu’nda partisinin İl Kongresi’ne katıldı.


İLK DEFA ANNESİZ ANNELER GÜNÜ

Konuşmasına başlarken yarının ’Anneler Günü’ olduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Yarın tüm Türkiye’de, dünyada Anneler Günü kutlanacak. Şimdiden hem şu muhteşem sahamızdaki ve Rize’deki, hem bütün Türkiye’deki annelerin Anneler Günü’nü yürekten, kalpten, gönülden kutluyorum. Ayaklarının altına cennet serilmiş olan annelerimiz, Allah sizlerden razı olsun. Rabbim yavrularınızı size, sizleri yavrularınıza bağışlasın. Ben yarın anneler gününü ilk kez annemsiz yaşayacağım. Ama Rabbim’e hamdolsun, ilk anneler gününü annemin baba ocağında, ekmeğini yediği, suyunu içtiği, havasını soluduğu Rize’de, rahmetli anamın evinde geçiriyorum. Allah ondan ve hepimizin annelerinden razı olsun. Mekanları inşallah cennet olsun. Annelere hepinizin annelerine uzun hayırlı ömürler niyaz ediyorum" dedi. Erdoğan’ın annesinden bahsederken gözlerinin dolması dikkat çekti. Bu sırada partililer de stadyumun çatısından üzerinde Erdoğan ve annesi Tenzile Erdoğan’ın fotoğrafları bulunan, ’Rahat uyu Tenzile ana. Yiğidin bize emanet’ yazılı büyük bir pankart açtı.


"SİYASETİN ANLAMINI DEĞİŞTİRDİK"


Erdoğan, AK Parti olarak kuruldukları andan itibaren siyaseti temize çıkartmış, Türkiye siyasetinde yeni, tertemiz, ak bir sayfa açmış, o ak sayfayı sadece ve sadece hizmetle, doldurmuş bir parti olduklarını anlattı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şöyle dedi:
"Aynı zamanda Türkiye’de siyasetin anlamını, siyasetin tarzını, siyasetin pratiğini değiştirmiş, siyasete yeni dinamikler kazandırmış bir partiyiz. Rize’deki coşku bugüne kadarki her il kongremizde yaşandı. Her kongremize kardeşlik damgasını vurdu. Dayanışma, birlik, demokrasi kararlılığı damgasını vurdu. Hatırlayın, bize ne dediler; ‘Bunlar yorulacak, yıpranacak, iktidar bunları geriletecek’. Bunu söyleyenlerin hepsine Rize’ye bakmalarını söylüyorum. Dünya partisi olduk. Diğerleri gerilerken inişler çıkışlarla yerlerinde sayarken 3 seçim üst üste büyüdük, oyumuzu artırdık. Sadece Türkiye’de değil, dünyada da ender rastlanacak bir başarı. Yürüyerek çıktığımız bu yolda artık koşuyoruz. Koşmakla kalmıyoruz artık kanatlanıyoruz."


"ASLA GERİ ADIM ATMADIK"


İstanbul’da dün dünyanın en büyük şirket yöneticilerinin katıldığı toplantının 7’incisini düzenlediklerini hatırlatan Erdoğan, burada IMF Başkanı Lagarde ile görüştüklerini söyledi. Başbakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ne diyor biliyor musunuz; ‘Türkiye artık IMF’ye muhtaç değil. Ama IMF’nin Türkiye’ye ihtiyacı var’ diyor. İşte Türkiye bu. Türkiye bu seviyelere geldi. İktidarı devraldığımızda IMF’ye olan 23.5 milyar dolar borcumuz şu anda 2.3 milyar dolara indi. Yani 10 liradan 1 liraya düştü. Tüm dünyada ekonomiler küçülürken, darboğaz yaşanırken, ülkeler IMF kapısında borç kuyruğuna girerken, Türkiye yüzde 8.5’la Çin’den sonra en hızlı büyüyen ülke oldu. Avrupa’da ücretler, sosyal harcamalar kesiliyor, yatırımlarda kısıntıya gidiliyor. Ama biz asla geri adım atmadık. Yere sağlam basarak, tedbirlerimizi alarak yolumuzda ilerliyoruz. Bazı Avrupa ülkelerinde emekli maaşlarının düşürülmesi, emeklilik yaşının yükseltilmesi düşünülüyor. Biz de böyle bir şey yok. Emeklilerimizi korumaya, imkanlar çerçevesinde maaşlarını artırmaya devam ediyoruz. İntibak yasası ile eşitsizliği gideriyoruz. Asgari ücret enflasyona ezdirilmedi. En son eşini kaybetmiş hanım kardeşlerimiz için yeni uygulama başlattık. Devletin sosyal yapısına güç kattık. Dul hanım kardeşime, ayda 250 lira ödeme yapacağız. 2 ayda bir 500 lira yatıracağız. Bu durumdakiler belirlendi. Hesap numaraları, isimleri belirlendi. En kısa zamanda ödemelere başlıyoruz."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yola çıkarken ’Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ dediklerini, birliği böyle sağlayacaklarını anlattı. Başbakan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birliğimiz böyle olacak. Tek milletiz biz. Ama bu milletin içinde Kürd’a, Türk’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Roman’ı, Arnavut’u var. Hepsiyle tek milletiz. Millet budur zaten. Tek bayrak dedik. Bizim şehidimizin kanıyla rengini almış, hilaliyle bağımsızlığımızın ifadesi olan, yıldızıyla da şehitlerimizi ifade eden bayrağımızdan başka bayrak yok. ’Tek vatan’ dedik. 780 bin kilometrekare vatan toprağı bizim için tek vatandır. Bu topraklar üzerinde asla operasyona müsaade etmeyiz. ’Tek devlet’ dedik. Devlet içinde devlete asla müsaade etmeyiz. Yasama organı, yürütme, yargı. Anayasada hepsinin belirlenen tanımlanan görevi vardır. Herkes görevini yapar."


KILIÇDAROĞLU’NA AZİZ KOCAOĞLU’NUN SÖZLERİNİ HATIRLATTI


Süt dağıtımı konusundaki spekülasyonlara da yeniden değinen, dağıtılan sütler nedeniyle hiçbir zehirlenme vakası görülmediğini, bazı çocukların mide bulantısı ile karşılaştığını anlatan Erdoğan, "Ana muhalefet partisinin genel başkanı süt konusunu siyaset ve istismar malzemesi yapmak istedi. Yalan bilgilerle kamuoyunu yanıltarak 7.2 milyon çocuk üzerinden basit siyasi hesaplara girişmek istedi. Kendisine, partisinin İzmir Belediye Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu’nun cümleleriyle cevap veriyorum; ’Projenin desteklenmesinden yanayım. Mutlaka desteklenmesi gereken bir proje. İlk gün ya da önümüzdeki günlerde dağıtımda sıkıntı veya hastalıklar olabilir. Tedavi edilecek, aksaklıklar giderilecektir’ diyor. ’Süte siyaset karıştırmazsak ülkemiz çocuklarımız ve ülkenin geleceği için çok yararlı olur diye düşünüyorum’ diyor. Başkan bunları söylerken genel başkan süte siyaset karıştırıyor. Süte bu şekilde siyaset karıştırmak çirkinliktir. Çocuk, velin, öğretmenlerin zihinlerini bulandırıp yalan yanlış iddialarla tereddüt oluşturmak sorumsuzluktur."


LEMOĞUN TÜFEĞİ


Başbakan Erdoğan, konuşmasında Rize yöresinde karavana atmasıyla ünlü bir avcıdan örnek vererek CHP lideri Kılıçdaroğlu’na seslendi. Erdoğan, şöyle devam etti: "CHP Genel Başkanı, Lemoğun tüfeği gibi atayi. Her seferinde karavana. CHP bütün tarihi boyunca sadece bunu yapmıştır. Geçmişte her zaman suyu bulandırdığı, zihinleri bulandırdığı gibi bugün de sütü bulandırma gayreti içindedir. Süt ak, tertemizdir. Ama sen aklıktan nasibini alamamışsın. Sende aklık yok. CHP, Türkiye’de taş üstüne taş koymamış, sadece yapılanı engellemenin peşinde olmuştur. Hiçbir güzel uygulamanın mimarı olmamış, yapanları da cezalandırmıştır. Türkiye genelinde her bir çocuğumuzun, hassasiyetleri yoksa kendilerine dağıtılan sütü gönül rahatlığı içinde içmesini istiyorum. Partisinin belediye başkanının gerisinde yürüyen bir genel başkanları olduğu için de CHP’li seçmen kardeşlerime gerçekten sabır diliyorum."


RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ


Rize Üniversitesi adının Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi olarak değiştirilmesine de değinen Erdoğan, "Yeni adının hayırlı olmasını, tıpkı taşıdığı isim gibi ülkenin, milletin hizmetkarı olmasını temenni ediyorum. Üniversitenin bu ismi taşımasından ve senatonun böyle bir kararı almasından büyük mutluluk duyduğumu ifade ediyorum. İsimler makamlar, mevkiler hep gelip geçicidir. Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş meğer. Esas olan iz, eser bırakmak. Gök kubbede hoş bir seda bırakmaktır. Eğer Rize’de hoş bir seda bırakabildiysek hayır dualarını alabiliyorsak bu bize ziyadesiyle yeter" dedi. (dha)