Erdoğan: Olay herhalde yine İmralı'ya gidebilir

Erdoğan: Olay herhalde yine İmralı'ya gidebilir
Erdoğan: Olay herhalde yine İmralı'ya gidebilir
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ATV - A Haber ortak yayınında gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. Terörle mücadele konusunu değerlendiren Erdoğan, "Siyasi uzantılarının bundan dolayı bağırıp çağırmaktan başka bir davranışları kalmıyor. Siyasi uzantının hiçbir fonksiyonu yok olay herhalde yine İmralı'ya gidebilir" dedi.

Gülseli ÖZDEMİR

ANKARA - Terör örgütünün finansal kaynağının Avrupa olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Şehit cenazelerinde belli süreçlerde azalma oldu, seçimlere gidişte bazı sıkıntıların dışında daha olumlu zeminde gidilebildi. Bu daha ileri noktalara taşınabilir ama şuanda İmralı'nın ya da Kandil'in tesiri ne olur bilemem. Avrupa'nın şuanda bir temsili var, paranın kaynağı orası" diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ATV - A Haber ortak yayınında Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak ve Sabah Gazetesi Yazarları Süleyman Yaşar ile Mahmut Övür'ün sorularını yanıtlıyor.

"PARANIN KAYNAĞI ORASI"

Başbakan Erdoğan, "8 Ekim Pazartesi günü Stockholm'de terörle mücadele ya da sorunu olan gerillalar ve ülke temsilcileri masaya oturacaklar ve çözüm olmadan masadan kalkmayacaklarını taahhüt ettiler. Bu şekilde masadan kalkmayacak güçte ama yettiği ve temsil niteliği olan kimi bulacağız karşı taraftan?" şekindeki soruya şöyle cevap verdi:

"Başbakan Recep tayyip Erdoğan, "Burada bildiğiniz gibi KCK boyutu var, siyasi kanat yurtdışında, KCK başı dağda, terör örgütü başı ada da böyle bir yapı var. Yurtdışına baktığımız zaman onlarla bizim teröristlerle benzer yanı nedir bunu iyi incelemek lazım. Çıkıp bazen Srilanka'da ki gibi bir mücadele deniliyor bunlar bizi yanıltmasın, bunlar bizim isabetli adım atmamızı engelleyebilir, eğer bu işte çözüm olacaksa bir defa terör örgütünün silah bırakması lazım, silah bırakılmadığı sürece burada bir anlaşmanın sağlanması mümkün değil. Şimdi sayın Zana randevu talep etti, geldi görüştük. Silahlar bırakılmadığı sürece netice almak mümkün değil ama bunlar ne diyor? 'Asker, polis silahı bıraksın' Allah aşkına polis, asker silahı bırakır mı? O onun enstürümanıdır, halkımızın güvenliği için olması gerekenlerdir bunlar operasyonlar zaten silahlar bırakıldığı zaman sıfırlanacaktır, onlarda durup dururken operasyon yapmaya meraklı değil ki. Bence bu adımın o boyutu çok önemli, bu görüşmelerde zaman zaman olumlu şeyler olmadı mı? Oldu, şehit cenazelerinde belli süreçlerde azalma oldu, seçimlere gidişte bazı sıkıntıların dışında daha olumlu zeminde gidilebildi. Bu daha ileri noktalara taşınabilir ama şuanda İmralı'nın ya da Kandil'in tesiri ne olur bilemem. Avrupa'nın şuanda bir temsili var, paranın kaynağı orası."

"OLAY HERHALDE YİNE İMRALI'YA GİDEBİLİR"
Oslo'da ki nihai amacın olayı bitirmek olduğunu söyleyen, Başbakan Erdoğan şunları kaydetti:

"Strasburg'daki gibi 'bu işi bitirmeden çıkmayacağız' kararlılığı yoktu çünkü bunlarda karar verici çok fazla. Siyasi kanatla müzakereyi bitirmek bizden kaynaklanmıyor, dağdaki teröristle, parlamentoda ki milletvekilleri sarmaş dolaş olunca bunun ülkedeki yansıması nasıl olur? Şimdi biz aynı zamanda ülkeyi yönetiyoruz ama siyasetçiyiz, bunun halkımın üzerindeki genel izlenimi nedir, bunu ölçmek durumundayız. Yüzde 90 civarında araştırmalarda bu konuyla ilgili tepki geliyor, şimdi biz siyasette müzakere diyoruz onlar inadına gidiyor dağdaki ile öpüşüyor, merhaba dedik diyorlar. Nasıl bir merhabaysa bu artık, madem sen siyasetini yapacaksın gel onu yap ne işin var onlarla.

Benim bakanlarım bunların Eşbakaşkanları ile defalarca görüştüler, bütün bunları yapmamıza rağmen siyasi uzantılarının hiç bir fonksiyonu yok. Ben görüşmeden kaçmam ama ellerinde kullanabilecekleri şuanda ne bir kozları var nede yetkileri var. Siyasi uzantılarının bundan dolayı bağırıp çağırmaktan başka bir davranışları kalmıyor. Siyasi uzantının hiçbir fonksiyonu yok olay herhalde yine İmralı'ya gidebilir."

"35 MİLYARIN ÜZERİNDE YATIRIM YAPTIK"

Terörle mücadele konusunda ekonomik anlamda neler yapıldığına dair de açıklamalar yapan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Biz bölgeye 10 yılda 35 milyarın üzerinde yatırım yaptık fakat buradaki ekonomik sıçramayı ateşleyecek olan şey tabii ki oradaki sukünun olması. Terör burayı tehdit ettiği sürece yatırımlarda ki sıkıntılarımız sürüyor. Bölge için biz ciddi teşvikler başlattık ama halen bir korku, bir ürkeklik var girişimcilerimizin üzerinde yoksa bu korkuyu bir sbişkin atabilse bir anda Güneydoğu ciddi bir patlama yapacak ve Türkiye ekonomisinide bölge canlandıracaktır. Bir zamanlar bizim özellikle faiz lobisinin bir puanı bize maliyeti 2, 2,5 dolardı. Ben şuanda bile politik faizi fazla buluyorum ama Merkez Bankası ne kadar dinliyor, dinlemiyor ortada. Fakat öyle zannediyorum ki Merkez Bankası'nda da aklı selim hakim olacak ve burada da düzenlemeye gidecekler.

Bizim tulumbanın içine su koymamız lazım, 13 maddelik olayda da arkadaşlarımızın çalışmaları var. Biz bunu kısarmıyız, açarmıyız bilinmez ama çalışma yapılıyor."

"TÜRKİYE'NİN GÜÇLENMESİNİ HİÇ BİR KİMSE İSTEMİYOR"
"Size istihbarat örgütlerimizden dolaylı ya da doğrudan bir gölge ele ilişkin bilgi yada soru işareti geliyor mu?" şeklinde sorulan soruya ise Başbakan Erdoğan şöyle yanıt verdi:

"Başbakan Erdoğan: Bir defa bölgede Türkiye'nin güçlenmesini hiç bir kimse istemiyor. Çünkü biliyorlar ki güçlü bir Türkiye çekim alanı oluşturacaktır bunu görüyorlar niye? Çünkü bu milletin genlerinde büyük devlet anlayışı var, biz çünkü Devlet-i Aliyye-i Osmaniye anlayışı üzerine kurulmuş bir devletiz. Sürece baktığımız zaman 600 yıl bu devlet iniş çıkışlarla devam etmiş böyle bir yapı. Şuanda yaşayanlar arasında böyle bir devlet söz konusu değil, böyle olduğuna göre yeni nesil ile beraber bizim bunun tohumlarını atmamız lazım. 10 yılda milli gelirimizdeki artıştan tutun diğer adımlara varıncaya kadar özellikle ben Merkez Bankası'nda 27,5 milyar dolar dendiğinde 'ben komplekse giriyorum bu işi değiştirmemiz 100 milyar dolarları yakalamamız lazım' diyordum. Bizim Merkez Bankamız ne kadar güçlü olursa dünyaya sesimiz o kadar çabuk ulaşır. Bugün bunu yakaladık. Hep konuşurlardı IMF şöyle, IMF böyle, IMF gavur, söylemlerle kurtulamazsın ki. Biz geldik artık Stand-By anlaşlamarını bile yapmıyoruz artık. Nisan ayında IMF'ye olan borcumuz da tamamen bitiyor, IMF'ye şimdi 5 milyon dolar borcu biz veriyoruz, buralara geldik. Büyük devlet olmak budur. Osmanlı'nın argümanları çok çok farklıydı, bizim artık güncelleşen bu yeni dünyada ki argümanlarımız çok farklı olacak. Oradan almayacağımız şeyler yok mu var, onları da alacağız tabii ki ama güncelleyerek."

PROFESYONEL ORDU KONUSU
İleri teknolojiyle donatılmış bir ordunun da konuşulduğunu belirten Erdoğan, "Türk ordusunda asker sayısıda azalıyor. Profesyonel ordu deniliyor hep ama kimse bilmiyor bizim ordumuzun şuanda zaten 3'te 1'i profesyonel. Biz Hudut birlikleri dedik ama maalesef kimse sınır birliklerinde görev almak gibi birşeye yanaşmıyor, az sayıda talep oluyor onunla yola devam ediyoruz" dedi.

Balyoz Davası hakkında da açıklama yapan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bizim Özkök paşa ile görüşmelerimiz olurdu, Hilmi paşa okuyan, düşünen bir Genelkurmay Başkanı olarak 4 yılı geçirdiğimiz bir paşaydı. Böyle birşeyi hissettirmediler, böyle birşeyi zaten yaşamış olsa inanıyorum ki bizimle paylaşırdı. Ama tabii ki bazı rahatsızlıklar olduğundan dolayı oda hükümetle değil dışarıda yaşanan olaylarla ilgili olarak söylenirdi. Buda çeşitli tahriklerden dolayı kaynaklanıyordu.

"BEN FOTÜR ŞAPKA HİÇ KULLANMADIM"
"Süleyman Demirel'in bir söylemi vardı Uganda'da darbe olacağını istihbaratımız hemen haber verirdi diye bu şekilde bilgiler gelmiyor muydu size?" şeklinde ki soruya Erdoğan, "Başbakan Erdoğan: Ben fotür şapka hiç kullanmadım bunu bilemiyorum. Biz bu noktada gayet iyiyiz istihbaratımız hergeçen stargazete.com gün dahada güçleniyor. Bizim istihbaratımızın şuanda çalışması anlıktır, müsteşarım herhangi bir olay olduğunda anlık olarak aktarır" dedi.

BİNGÖL ŞEHİTLERİ
"Bingöl'de yaşanan 200 askerimiz bir arada gönderildi ve 10 askerimiz şehit oldu bu olay hakkında görüşünüz nedir?" şeklindeki soruyu Erdoğan şöyle yanıtladı:

"Bakınız burada toplanma yerleri var, burada bu olay oluyor ve 3 tane uygulama gerekiyor. Bu yolculuk esnasında tabii ki burada 2-3 otobüs var, iki tanede midibüs var. 3 tedbir söz konusu, 1 yol eminyeti, 2 konvoy emniyeti, 3 yukarıdan bir helikopter olayı. Genelkurmay Başkanımız bu olayla ilgili araştırma başlattı. Yol emniyeti o güzergaha belirli aralıklarla askerin yerleştirilmesidir, konvoy emniyeti de burada işte kirpi dediğimiz araçlar ki bunlar mayınlara dayanıklı araçlardır bunlar önler arkada var, birde ortada karıştırıcı var dedikleri zırhlı var. Bunlar var ama ilk gelen bilgiye göre yol emniyetindeki askerin olmadığına dair bana bilgi geldi."


"BİZİM ARKAMIZDA WİKİLEAKS DEĞİL, MİLLET VAR"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Wikileaks iddiası hakkında, "Elimde benim Wikileaks’ın orjinal belgeleri var orada böyle birşeyler yok. Orada sadece komutanların adı geçiyor, kalkıyor bizim adımızı yazıyor. Neden kaynaklanıyor bu? O gazete var işte adını vermek istemiyorum reklamını yapmış olurum çünkü. Oraya dayandırarak böyle şeyler yazıyor. CHP zihniyeti milletimle barışık değildir, hep ayrıştırmaya da gayret eder. Bundan dolayı da milletimden beklediğini alamaz. Bizim arkamızda Wikileaks değil millet var" dedi.

Ellerinde 5 farklı anket sonucu bulunduğunu belirten Başbakan Erdoğan şunları kaydetti: "Ortalama olarak bu anketler temmuz, ağustos ve eylülde yapıldı. Ortalaması Ak Parti 52,1, CHP 24, 2, MHP 13, 3, BDP 6, 2 tablo bu. Bütün bu tablo çok açık net ortada olmasına rağmen kalkıp sipariş üzere anket açıklamaları da oluyor onlarında tabii ki ortaya bir netice getirmesi mümkün değil."

YETKİLİ ARKADAŞLARIMIZ GÖRMÜYORLAR İthalat ihracat arasında ciddi bir kapanma farkı olduğunu belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bir diğer önemli adımda faiz noktasındaki olay eğer biz faizde şuanda biraz daha düşürülürse ve bunu maalesef yetkili arkadaşlarımız görmüyorlar ya da görmek istemiyorlar. Dünyada şuanda eksi, sıfır faiz uygulamaları var. Bu ülkeler ileri ekonomisi olan ülkeler. Bunu gördüğümüze göre bu adımları atmamız lazım. Eğer biz yatırımlarda iyi gidersek bunu yakalayacağız. Yeni özelleştirme ihalesine çıkıyoruz. Halk Bankası ile ilgili atacağımız adımlar var. Bunlarında bu sürece ciddi katkısının olacağını düşünüyorum. Kararlılıkla büyümeye yönelik enstürümanları vermeye devam edeceğiz."

ELEKTRİĞE ZAM
Doğalgaz zammı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan şöyle konuştu:

"Ben popülizm yapmayı sevmem gerçek neyse onu söylemem lazım. Ben vatandaşımın satın alma gücüne bakarım. Tabii ki doğalgazla ilgili, elektrikle ilgili atacağımız adımlar bu denge üzerine atılmıştır. Bu zam doğalgazda 4 ay sonra 6 ay sonra neticesini veriyor bunu bizim üstlenmemiz mümkün değil. İnşallah şimdi bu açıklamayı yapacağımızda orada doğalgaz maliyetlerinin ne olduğunu açıklayacağız. Orada göreceksiniz ki devlet şuanda halkına doğalgazını satarken çok ciddi bir oranda sübvansiyon yaparak satıyor. Biz bu sattığımız doğalgazdan para kazanmıyoruz. Mutfak tüpleri, sanayi tüplerinde zam yapmayacağız. Araçlarda, elektrikte yapmamız lazım. Burada doğalgazın bize olan yükü artınca bunun tabii ki elektrik enerjisine de yansıması olacak. Mümkün olduğunca en az şekilde halkımızı sıkıntıya sokacak şekilde olacak. Doğalgazda şuanda yüzde 10 olarak düşünülüyor, ama bundan sonra bizim 1 veya 1,5 yıl gibi doğalgaz olayına zam olarak girmeyiz."

AK PARTİ’DE MKYK VE MYK DEĞİŞİYOR
Partideki MKYK ve MYK’da değişikliğe gidileceğini ifade eden Başbakan Erdoğan şöyle konuştu: "Numan Bey aramıza katıldı. Bizlerde gerek Süleyman Bey, gerek Numan Bey’i gerekse başka arkadaşları partimizin artık birer aktif elemanları olarak görüyoruz partimizin. Bir lidere düşen görev elindeki kadroyu yerinde değerlendirebiliyorsa başarıyı yakalar, eğer yerinde değerlendiremiyorsa başarıyı yakalayamaz. MKYK’da bizim yüzde 15’e varan değişiklik olacak. Buna istinaden MYK’da da değişim olacak bu değişimle beraber Ak Parti önümüzdeki sürece omurgayı muhafaza ederek hücre değişimini yapmış şekilde yürüyecek. 27 Ekim 2013 yerel seçimlerin olduğu bir yıl bu seçimlere de en iyi şekilde hazırlanma fırsatını bulacağız. Onun için bütün hazırlıklar yapılıyor. Bu hazırlıklar içinde sadece Türkçe değil, İngilizce, Arapça olarak hazırlanıyor tüm dünyaya bunları göndermek suretiyle partimizin kurumsal yapısının nerelere ulaştığını göstermiş olacağız."

RUSYA’NIN, ÇİN’İN, İRAN’IN ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUKLARI GETİRMESİ LAZIM
Ordadoğu ve Suriye’de ki durum hakkında değerlendirmelerde bulunan Erdoğan şunları söyledi: "Bu dünya barışına İslam dünyasının ne katkısı olacak, Ortadoğu’daki son gelişmeler, Suriye sorunu, bunları kendileri ile görüşmemiz lazım. Suriye’de bir zulüm var, Suriye’de devletin kendi insanını öldürdüğü bir tablo var, şu anda babasının yolundan aynen giden bir yönetim var. 250-300 bine ulaşan şuanda göçmen var. Bunun 100 bine yakını bizde, Lübnan’da var, çok fazlası da Ürdün’de. Acımasızca bu süreç devam ediyor. Bunun bir yerde kesilmesi lazım. Türkiye 910 kilometre sınırıyla bir sorumluluk düşüyor, ama Rusya’nın, Çin’in, İran’ın üzerine düşen sorumlulukları getirmesi lazım. Toplumsal barışa gelince ben ülkemizde terörün dışında toplumsal sıkıntının olduğunu görmüyorum."

BİZDE BÖYLE BİRŞEY YOK
Seçim barajıyla ilgili sorulan soruyu yanıtlayan Başbakan Erdoğan, ekonomik başarı için istikrara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, "Şimdi bizimde şu 3 dönemimizde hamdolsun tek partili iktidarın verimli olarak neticesini aldık. Bunlar birer koalisyon hükümeti olsa şu yaşanırdı; Sen benim partimden değilsin, ben şuraya imza atmıyorum. Bizde böyle birşey yok. Gayrimenkullerle ilgili mesela şuanda onlar bana geliyor bir ekip kurdum 10 kişilik. Öyle dönemler yaşandı ki ülkemizde belli mahfiller çeşitli alavere dalevere ile ucuz imkanlarla elde ediyorlar madenleri ve gayrimenkulleri elde ettikten sonra ucuz rakamlarla kiralıyorlar."

KEŞKE KILIÇDAROĞLU DA BAHÇELİ DE İDRAK EDEBİLSELER

Başkanlık sistemi hakkında görüşleri sorulan Başbakan Erdoğan şunları kaydetti: "Keşke gitse başkanlık sistemine olay. Keşke Kılıçdaroğlu da, Bahçeli de idrak edebilseler başkanlık sistemini. Yargıya varıncaya kadar atamasını yapar başkanlık sisteminde olan parlamentolar. Jüriler var, senato da onlar atama yapıyorlar. İki tane insansız hava aracı alacaksın oranın onayından geçiyor, biz daha yeni alabildik onay geldikten sonra. Ben faydalı olduğuna inanıyorum faydalıysa yapalım, ama faydalı değilse yapmayalım. Biz zaten şuanda yarı başkanlık sistemimidir, başkanlık sistemimidir bunun karmaşası içindeyiz. Millet yarın cumhurbaşkanını seçecek. Şimdi bu cumhurbaşkanı partili mi olacak, partisiz mi olacak? Biliyorsunuz merhum Özal’a Demirel neler çektirdi."

BELDELER HER ZAMAN HİZMET BEKLEMİŞLERDİR

İstanbul ile ilgili açıklamalarda bulunan Başbakan Erdoğan şunları söyledi: "İstanbul gibi şehrin bir belediye başkanı olarak biz valilikle hep çelişkiye düşmüşüzdür. Çünkü valilik İstanbul’un ucra yerlerine beklenen hizmetleri götürmemiştir. Bizlerden o beldeler her zaman hizmet beklemişlerdir. Tamamen valilik, il özel idare olarak orada farklı hizmetlere yönelik işlev verilebilir, ama Büyükşehir Belediye Meclisi mülki sınırları hizmet alanı olarak kabul eder ve oralara hizmeti götürür."

MAHKUM ZİYARETLERİ
Mahkum ziyaretleri ile ilgili olarak yapılması gündemde olan değişiklik hakkında bilgi veren Başbakan Erdoğan, "Bu talimatımdır, çünkü insani olan birşey olduğunu düşünüyorum. Zira şuana kadar böyle birşey Türkiye’de olmadı, ama dünyada bunun uygulamaları var. Buradan hareketle Türkiye neden bunu yapmıyor? Bu nedir? Eğer cezaevi kurallarına uygun hareket ediyorsa bir mahkum ona belli aralıklarla 4 ayı aşmayacak şekilde 1 ay, 2 ay, 3 ay olabilir. Cezaevinin normal cezaevi sınırında değil, onun dışındaki mahallinde banyosu, tuvaleti herşeyi içinde olan. Bunlar olacak ve ailesi ile 24 saat buna fırsat vereceğiz bu onların normal ziyaretini de engellemeyecek. Öbür türlü 24 saat veya 48 saat böyle bir imkanı biz aile ziyaretine vereceğiz’ dedi. (dha)