Erdoğan: Ortadoğu'da yaşananlar fecaat

Başbakan Erdoğan, "Gerek Refah Mülteci Kampı'nda, gerekse Irak'taki gelişmeler insan hakları açısından, insanlık açısından gidişin ne derece bir fecaat olduğunu ortaya koymaktadır" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Romanya'ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı ve Ortadoğu'da yaşananlara dikkat çekti.
Erdoğan, "İsrail ve Irak'taki son gelişmeleri insan hakları açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna şu karşılığı verdi: "Ortadoğu'daki bu gelişmeler, dün gerek Refah Mülteci Kampı'ndaki, gerek Irak'taki gelişmelerin herşeyden önce insan hakları açısından, insanlık açısından gidişin ne derece bir fecaat olduğunu ortaya koymaktadır. Burada sorumluluk taşıyanların-sorumluluk mevkiinde olan bir insan olarak söylüyorum- tarihe karşı çok büyük bir sorumluluğu vardır, çok büyük bir vebali vardır. Özellikle dün Filistin'de yaşananlar olsun, Irak'ta yaşananlar olsun bunları seyrettikçe ben bir baba olarak, bir insan olarak bunun ne denli feci, ne denli insanlık dışı bir olay olduğunu gördüm, müşahede ettim ve ben de doğrusu bundan hüzünlendim. Bunun herşeyden önce affedilir, bağışlanır bir yanı yok. Bu konuda artık bombalarla sadece barış vuruluyor, bunu bilmemiz lazım. Sivil insanları çoluk çocuk ayırt etmeden savunmasız insanları bu şekilde vurmanın hiçbir hukukla izahı yoktur.

Dün ben yine yabancı dünya basınına söyledim. Herşeyden önce bu konunun uluslararası teröre karşı bir taraftan mücadele edelim, bunun hazırlıklarının yapıldığı bu müzakerelerin görüşmelerinin yapıldığı bir dönemde, eğer teröre karşı bir ortak mücadele platformu oluşturacaksak, önce adeta devlet terörü noktasına tırmandırılan bu adımlara karşı ben bütün sorumluluk noktasında olan başbakanları, devlet başkanlarını ortak dayanışmaya davet ediyorum ve bu konuda tavır almaya davet ediyorum. BM'nin üzerinde bu konuda çok çok önemli bir görevi var. Bu sadece kınama noktasında kalmamalı ve kınamanın ötesine geçecek şekilde bu konuda ilgili bütün devletlerin bir araya gelmek suretiyle nasıl bir adım atılacaksa, atılması gerekiyorsa bu adımı atmamızın gereğine inanıyorum. Çünkü bir insan olarak benim üzerime düşün görev budur. Duyarlılığımın gereğidir. Bunun yerine gelmesi gerekir diye düşünüyorum."