Erdoğan: PKK'nın elindeki kan BDP'lilerin sırtına bulaşmıştır

Erdoğan: PKK'nın elindeki kan BDP'lilerin sırtına bulaşmıştır
Erdoğan: PKK'nın elindeki kan BDP'lilerin sırtına bulaşmıştır
Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde genişletilmiş grup toplantısına katıldı. Burada milletvekillerine ve partililere hitap eden Erdoğan, terör konusunda CHP ve BDP'yi ağır dille eleştirdi. BDP'li vekiller hakkında Parlamento'da gereğini yapacaklarını söyledi

Beytüşşebap saldırısıyla ilgili konuşan Erdoğan şunları söyledi: "Öfkeye kapılarak terör örgütünü sevindirmeyeceğiz. Karşımızda namertçe arkadan vuran bir örgüt var. Düşmanda bile haysiyet aranır ama terör örgütü en küçük bir haysiyet izi dahi taşımıyor. Bu örgüt ülke içindeki hain şebekelerden destek alıyor. Son yıllarda terör örgütü doğrudan AK Parti 'yi hedef seçti. Çünkü AK Parti çözüyor.

Cizre'de parti kuruluş çalışmalarında mitingimizi yaptık. O zaman bana söyledikleri şuydu: Başkanım biz OHAL'i kaldırmanızı istiyoruz. Partimiz iktidara geldi, birinci ayda OHAL'i kaldırdık. Bugün bölücü terör örgütü ve uzantısı siyasi parti eğer konuşuyorsa bizim OHAL'i kaldırmamız sayesinde konuşuyor. Terör örgütünün korkusu altında siyasi uzantısı partiye oy veriliyorsa bu gerçek demokrasinin gereği bir netice değildir. Bu korku toplumunun neticesi alınmış oylardır. Anamuhalefet partisinin genel başkanı ve yanındakiler benim Hakkari İl Başkanı'mla alakalı ailesini telefonla aramışlar. Aile de onlara 'sizin yardımınıza ihtiyacımız var' demiş. Ben ailemle görüştüğümde 'böyle bir şey yansıdı' diyor, 'Hakkari'de BDP ile beraber miting yapan bir CHP 'den yardım isteyecek kadar düştük mü' diyor.

NEYMİŞ KAÇIRMIŞLAR, HEPSİ HİKAYE

Tunceli vekili kaçırıldı dendi, nasıl kaçırılmaysa. İfadeler çok güzel, iyi çocuklar, bize iyi davrandılar. Neymiş dağa kaçırmışlar, hepsi hikaye. Bunu kimse yutmaz. CHP'liler bunun üzerinden bir şeyler devşirmeye çalışıyorlar. Daha yeni bir araya gelmişler, yarım saat maceralı yolculuk hakkında bilgi vermişler. Siyasette düşman yoktur, rakip vardır. Türkiye'de artık siyaseti siyaset dışı kurumlar şekillendiremez. Teröre doğrudan veya dolaylı destekleyen medyaya sesleniyorum: Bizim yüreğimiz yanıyor. Medya içinde bazı kalemler hiç çekinmeden birilerine taşeronluk yapıyor. Ne biz safız, ne de bu millet saf. Bu millet bizim gayretimizi görüyor.

KÜÇÜK AT DA KARGALAR YESİN

CHP liderinin ortak çözüm girişimi sanki yeni bir çözüm yoluymuş gibi sunuldu. İçinde öneri diye bir şey yoktu, tespitti. Ben bir teklif yapıyorum dedim. Üç arkadaşınızı görevlendirin, ben de talimat vereyim hemen çalışmaya başlasınlar. Atmamız gereken adım neyse atarız dedim. Yardımcılarından biri çok acele olmaz dedi, iki-üç ay geçsin dedi. Bizde bir söz var, küçük at da kargalar yesin. Böyle atış olmaz. Hâlâ bu konuda bir adım atmıyorlar, bunu kullanmaya çalışıyorlar. Aynı CHP, ateşin üzerine benzinle giden bir tutum sergiliyor. Terörden nemalanmanın mücadelesini veriyor. CHP'nin vekili siyasetçi de, benim il başkanlarım siyasetçi değil mi? Onları niye yazıp çizmiyorsunuz. AK Partili oldukları için mi? Ortak payda farklı. AK Partili olana yönelik saldırıdır.



ELLERİNİ DE ÖPERLERDİ

Son aylarda BDP ile CHP arasında söylem açısından ne fark var? CHP papağan gibi BDP'yi tekrarlıyor. CHP vekili kaçırılıyor, romantik dille teröristin sırtını sıvazlıyor. Terör örgütüyle buluşan BDP'li sözüm ona vekiller sırtlarını sıvazlatıyor. Fark bu. Bayramı kana bulayan teröristlerle BDP vekillerinin derin muhabbetine bir kez daha şahit olduk. O buluşmada teröristler BDP'li vekillerin sırtlarını sıvazlamıştır. Ne kadar güzel bir muhabbet. Bunlar 2005'te de aynı şeyi yaptılar, o dağdan beraber geldiler. Efendileri bunların ipini gevşetmediği sürece hiçbir karar alamazlar. Kendileri silahların vesayetinde siyaset yapar gibi davranıyorlar. O gün de bayram öncesi, gittiler efendilerine sırtlarını sıvazlattılar. Kameralar olmasaydı, terörist efendilerinin ellerini de öperlerdi. Üç kuruş da harçlık alırlardı. Teröristin elindeki kan vekillerin sırtına bulaşmıştır. Bölücü terör örgütünün tek derdi nemalanmaktır, bu oyuna gelmeyin. Gaziantep’te şehit edilen 1 yaşındaki Almina’nın kanı, bunların sıvazlanan sırtlarından ömür boyu çıkmayacaktır. Bunlar artık rezil alçak bir şekilde yaşayacaklardır.

 

PARLAMENTODA  GEREĞİNİ YAPACAĞIZ

 

-  Sosyal medyayı kullanarak birileri buralar işgal altında diyor, ayıptır. Bu ülkede bizim 1 metrekaremizin kontrolümüz dışında olduğunu söyleyemez. Kendisinde yüz olsa parlamentoya değil Kandil Dağı'na çıkması gerekir. Sen bu milletin temsilcisi değilsin. Çünkü bunların içi başka, dışı başka. 400 kilometrenin PKK'nın kontrolünde olduğunu söylüyor. BDP Eş Başkanı'nın açıklaması terbiyeden muaf. Bunlar bu ülkede beklentilerine ulaşamayacaktır. Rahat yer arıyorlarsa, adres verdim Kandil'e çıksınlar. Yargı gerekeni yapıyor, biz de parlamentoda gereği neyse onu yapacağız. Biz nefretin diline teslim olmayacağız. Kim bu saldırılar sonrasında Kürt kardeşine, Türk kardeşine husumet beslerse o terörün tuzağına düşmüştür. Terör doğrudan doğruya bizim kardeşliğimizi hedef alıyor. Problem bu adamların ta kendisinde.

 

- (Kaçırılan AK Parti Hakkari İl Başkanı'nın ailesinin, CHP yöneticilerinden yardım istediği iddialarına ilişkin) Bunu aile duyunca bayağı üzüldüler. Çünkü ben aileyle görüştüğümde 'böyle bir şeyler yansıdı televizyonlara Başbakanım, bu Hakkari'de BDP ile beraber miting yapan bir CHP'den biz yardım isteyecek kadar düştük mü' diyor. Bu işin bir yanı. Diğer yanında ne var? Diğer yanında da şu var: Sizin o siyasi uzantı olan partiden hiçbir farkınız yok ki. Demek ki siz dağdakilerle müşterek çalışıyorsunuz. 'Yardıma ihtiyacınız varsa biz çözelim' diyorsunuz. Siz zaten Suriye'de de Baas ile birlikte çalışıyorsunuz hiçbir farkınız yok