Erdoğan: Şeyh Yasin olayı barış sürecine bomba

Hamas liderinin öldürülmesini 'barış sürecine atılmış bomba' diye niteleyen Başbakan, "İntikam hissi körükleniyor" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Hamas lideri Şeyh Ahmed Yasin'i öldürmesinin, 'Ortadoğu'daki barış sürecine atılmış olan bir bomba' olduğunu belirterek, olayın, barışla ilgili geleceğe yönelik umutları yok ettiğini, intikam hissini körüklediğini söyledi.
Erdoğan, TGRT'de yayımlanan Ankara Gündemi adlı programa katılarak soruları yanıtladı.
Mitinglerde, vatandaşa karşı sert davrandığı şeklinde eleştirilerin belirtilmesi üzerine Erdoğan, basının, miting konuşmalarındaki sözlerini cımbızla çektiğini söyleyerek, "Biz halkımızla teklifsiz konuşuruz. Halkıma saygısızlık yapmam, hakaret etmem. Benim kitabımda böyle şey yazmaz" dedi.
Erdoğan, konuşmalarında vatandaşları azarladığının daha çok siyasi rakipleri tarafından dile getirildiğinin söylenmesi üzerine, "Muhalefet partisi lideri, 45 dakikalık konuşmasının 35 dakikasını bana ayırıyor. Başka sermayesi yok. Benim böyle bir derdim yok. Mesela bugün hiç gündemimde değildi" diye konuştu.
'ORTADOĞU PROJESİNDE AKTÖR OLURUZ'

"Türkiye'nin jeopolitik konumu önemli. Büyük Ortadoğu Projesi neler getirecek? Hamas liderinin öldürülmesi, Irak, Avrupa Birliği, Gürcistan-Acaristan, Kıbrıs meselesi var. Böylesine önemli bir ortamda Türkiye'de güçlü bir hükümet, bölge ve Türkiye için büyük bir şans. Fakat bu inisiyatif kimde" sorusu üzerine Erdoğan, bu konular bir bütünlük içinde ele alındığında, bunların birbiriyle ilintili olduğunu gördüklerini belirtti. Türkiye'nin, Büyük Ortadoğu Projesi içinde bir figüran olarak değil, aktör olarak yer alacağını belirten Erdoğan, "O da, bir demokratik açılımı, hukukun üstünlüğünü sağlayacaksa, insan hakları noktasında bir mesafe alınacaksa ve tüm bölgenin katılımını sağlayacak bir şey olursa burada bir aktör olarak Türkiye bulunabilir. Tabii bunu da somut olarak görmek lazım" dedi.

ŞEYH YASİN CİNAYETİ

Erdoğan, Hamas lideri Şeyh Ahmed Yasin'in öldürülmesiyle ilgili olarak şunları kaydetti:
"Filistin de yaşanan olay bana göre, Ortadoğu'daki barış sürecine atılmış olan bir bombadır. Bu olaya böyle yaklaşılması çok yanlış olmuştur. Bir barış süreci eğer işletilecekse bu böyle çözümlenemez. Orada tam manasıyla vücudunun 3'te 2'si olmayan bir insanı hedef alan bu bombalar, bana göre bu barışa kesinlikle gölge düşürmüş, barışla ilgili geleceğe yönelik umutları da yok etmiştir. Tam manasıyla şimdi intikam hissi körüklenmiştir, kin, nefret burada egemen hale gelmiştir."
"Olayı, İsrail'i kınama tarzında telakki edebilir miyiz" sorusuna karşılık, Başbakan Erdoğan, İsrail halkını böyle bir suçlama içine almayı doğru bulmadığını belirtti. Erdoğan, şöyle devam etti:
"Barışın küreselleşmesinin konuşulduğu bir dünyada, terörist eylem bir başkasına yapıldığı zaman bunu farklı bir şekilde yorumlamak, 'Oh iyi oldu' tarzıyla yaklaşmak, doğru bir yaklaşım tarzı değil. Bu şiddet sarmalını nasıl ortadan kaldıracağız? Çünkü bunun bedelini ödeyen ülkelerden bir tanesiyiz. 40 bin evladımızı kaybetmedik mi? Şu anda Filistin'de süreç böyle devam etmiyor mu? Gün geçmiyor ki bir eylem olmasın. Bir taraf burada terörü icra ediyor da öbür taraf etmiyor diyebilir miyiz? Bunun karşılıklı olarak susması, susturulması lazım."

KIBRIS

Erdoğan, Türkiye'nin Yunanistan ile ilişkilerinin iyi olduğunu, Kıbrıs konusunda arzu edilen neticeye varılması halinde Yunanistan ile ilişkilerin 'zirve yapacağını' söyledi.
Erdoğan, Kıbrıs konusuyla ilgili adadaki süreci 'istasyonların bir tanesi' olarak gördüklerini belirterek, "Buradan olumlu netice çıkar çıkmaz noktasında umutlu olduk. Ama maalesef istediğimiz netice çıkmadı. Tabii bu haliyle bile ikinci etaba bir yön verir, bir ışıktır" dedi.
İsviçre'de yapılacak ikinci etabın kendisinin katılacağı bir toplantıyla sona ereceğini anımsatan Erdoğan, "Burada arzulanan, neticeyi elde edelim. Fakat bunlar anlık, duygusal hareketle alınacak neticeler değil. Bu işin bir geçmişi var. Bu geçmişi geleceğe en ideal şekilde taşımamız lazım" diye konuştu.
Kıbrıs sürecinde KKTC ve Türkiye'nin gösterdiği iyi niyetin karşılığını Güney Kıbrıs'ın da göstermesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Göstermeyecek olursa o zaman netice almakta zorlanırız. Hele hele birinci hukuk konusu halledilmedikten, çözülmedikten sonra buradan netice almak söz konusu değil. Biz fotoğrafın bütününe bakıyoruz. İsviçre'ye giderken de bu anlayışla gidiyoruz. Çerçeve budur, bunun dışına çıkmamız mümkün değildir. Umarız her iki tarafın da kabul edeceği bir çözüm olur" ifadesini kullandı.

'DENKTAŞ MUTLAKA MASADA OLMALI'

"Dörtlü müzakerelerden sonuç çıkacak mı" sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:
"Biz, 'Denktaş çözümün önüne engel" ifadesini kullanmayız. Denktaş, bu işte masada muhakkak olmalıdır. Dörtlü müzakerelere Sayın Denktaş ile başladık, Denktaş ile bitirelim. Bu olumlu biter, olumsuz biter, önemli değil. Ben umudumu yitirmedim derken, bu beklentimi özenle koruyorum. Gideceğim ana kadar da koruyacağım."
Bir başka soru üzerine Erdoğan, hiçbir liderin ailesini, çoluğunu-çocuğunu seçim meydanlarında işe karıştırmadığını belirterek, şunları kaydetti:
"Bir de şu fotoğraf meselesi var. Bunu durmadan sakız çiğner gibi çiğniyorlar. Bunun lezzeti kalmadı, tutmuyor işte. Çünkü o lider buraya geldiği zaman dünyadaki emperyalizme karşı olan bütün güçler o liderin yanındaydı, arkasındaydı ve Taliban lideri diye tanımladıkları, Taliban ile alakası yok. Nitekim Taliban göreve geldiği zaman ilk kovduklarından birisi o lider olmuştu. Bu derece işi çirkinleştiren ve buralardan rant elde etmeye çalışan bir siyaset... Onun için bunların hiçbirine girmiyoruz. Bunların geçmişlerine girmiyoruz. Girmeye de hiç niyetimiz yok. Eğer girecek olursak oradan çok karışık şeyler çıkar."