Erdoğan: Taşlar yerinden oynadı

Referandumu son 50 yılın en büyük diplomatik başarısı olarak niteleyen Başbakan Erdoğan, "Taşlar yerinden oynadı" dedi. Gül: "Dünya yaramaz çocuğun kim olduğunu gördü."
Haber: ERGUN AKSOY / Arşivi

ANKARA - Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Kıbrıs'taki referandum sonuçlarını
"İpler artık bizim elimizde. Kimin yaramaz çocuk olduğu görüldü" diye değerlendirirken, Başbakan Tayyip Erdoğan, Kıbrıs'ta taşların yerinden oynadığını söyledi. Erdoğan ve Gül, dün, AKP il başkanları toplantısında referandum sonrası gelişmeleri değerlendirdi. Toplantının kapalı bölümünde konuşan Gül, şunları söyledi:
Yaramaz çocuk: Kıbrıs konusu uluslararası her platformda önümüze çıkarılıyordu. Biz de samimi ve çözümden yana bir politika izledik. Referandumdan sonra daha rahat edeceğiz. Artık ipler elimize geçti.
Türkiye dünya kamuoyunda hep uzlaşmaz, çozümsüzlüğün tarafı gösteriliyordu. Kıbrıs'ta izlenen siyasetten dolayı hep yaramaz çocuk damgası yerdik. Ancak kimin yaramaz çocuk olduğu ortaya çıktı.
Elimiz güçlendi: Gelinen bu noktada, dışarıdaki toplantılarda
elimiz güçlendi. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da KKTC
için elimizden geleni yapacağız.
Gül'den sonra toplantının basına açık bölümünde il başkanlarına seslenen Erdoğan da, isim vermeden Denktaş ile MHP lideri Devlet Bahçeli'yi eleştirdi. Erdoğan'ın referandum değerlendirmeleri şöyle:
Denktaş'ın da katkısı var: Bu noktaya gelinmesinde KKTC Başbakanı ve Dışişleri Bakanı'nın, bizim dışişlerimizin büyük katkıları oldu. New York sürecine başlanmasında da Denktaş'ın katkısı oldu. Fakat burada bir gerçeği söylemeden geçemeyeceğim. Yanlış anlaşılmasın, hiçbir zaman kişisel bazı sıkıntıların kaynağı Türk hükümeti olmadı. Ama bunu böyle gösterme gayreti içinde olanlar vardı.
Karalama yapmadık: Hiçbir zaman karalama kampanyası içine girmedik. Buna gerek de yok. Fakat zaman zaman bazı böyle haddi tecavüz eden ifadeler kullanıyorlar. Bunlar çok çirkin, yakışıksız şeyler. Zaman 58. ve 59. hükümetlerin bu konularda ne kadar isabetli, ne kadar olumlu adımlar attığını gösterecektir. Bu, tarihe kayıt olarak düşmüştür. Bu böyle biline.
Süreç bitmedi, devam ediyor: Öyle zannediyorum ki, çok partili dönemin, yani son 50 yılın, Türkiye'de diplomasimizin yaşadığı en başarılı olay olarak gösterilecektir. Ancak, süreç bitmedi, sürüyor.
Centilmenlik dışı davranışlar: Meselenin çözümü konusunda yaklaşımımızı benimsemeyen, demokratik süreçte centilmenlik dışı tutumlar sergileyen çevrelerin referandum sonucundan gerekli dersi almış olmalarını ümit ediyorum.
İpotek koyamazlar: Hiç kimsenin toplumsal iradeye ipotek koyması,
'Ya sev, ya da terk et' mantığıyla, ülkesinde yaşayan insanları değerlendirmesi insani yaklaşım değildir. Hiç kimseyi vatanı sevmek veya terk etmek ikilemiyle karşı karşıya bırakamazsınız. Kimsenin böyle bir lüksü de yoktur.
Hamasi nutuklar: Demokrasiye tahammül edemeyenler, halkın iradesini sindiremeyenler maksatlarını, hamasi söylemlerinin arkasına gizleme kurnazlığını bıraksın. Hiçbir millet ülkesini de devletini de ucuza kaptırma alçaklığı yaşamaz.
Kimse milletin üstünde değil: Kimse bu noktada kendini milletin üstünde varsaymasın. Bir taraftan egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyeceksin, sonra da 'Hayır bu böyle değil' diyeceksiniz. Olmaz.
Rumlar tarihi fırsat kaçırdı: Adada artık yeni bir durum ortaya çıktı. Rum yönetimi tarihi bir fırsat kaçırdı. Uluslararası camia bunu değerlendirecektir. İnanıyorum ki, KKTC'ye uygulanan tecrit ve dışlanma politikası son bulacaktır.
Tabloya bakıp, konuşun: Kıbrıs'ta taşlar yerinden oynamıştır ve bugünden sonra Kıbrıs hakkında söz söyleyecek herkesin bu yeni tabloyu hesaba katarak konuşması gerekecektir.
Bunun Avrupa Birliği zemininde hak ettiği karşılığı bulacağına olan inancımız tamdır. Kıbrıs Türk halkının sandığa yansıttığı irade, özellikle adada yıllar yılı çözümsüzlüğü çözüm bilen zihniyetler tarafından iyi değerlendirilmelidir.