Erdoğan ve Davutoğlu, Yüksekova'da 'Selahaddin Eyyubi Havalimanı'nı açtı

Erdoğan ve Davutoğlu, Yüksekova'da 'Selahaddin Eyyubi Havalimanı'nı açtı
Erdoğan ve Davutoğlu, Yüksekova'da 'Selahaddin Eyyubi Havalimanı'nı açtı
Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'ne yapılan havalimanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun katıldığı törenle açıldı. Havalimanının ismi Selahaddin Eyyubi olarak belirlendi.

RADİKAL - Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hakkari Yüksekova'daki havalimanının açılışında yaptığı konuşmada çözüm sürecini hedefine ulaştırmaya kararlı olduklarını söyleyerek, "Bugün doğu ve güneydoğuya yatırım gelmiyorsa tek sebebi terördür. Tehdidin olduğu yere sermaye gelmez. Bunları bilmemiz ve kararı vermemiz gerekir" dedi. Havalimanına 'Selahaddin Eyyubi' adının verildiğini açıklayan Başbakan Davutoğlu ise "Sayın Cumhurbaşkanımızla istişare ettik. Yüksekova havalimanına öyle bir isim verelim ki herkes 'Bizim liderimiz' desin. Bu mesajı vermek için ve 'Kudüs ebediyen Müslümanlarındır' demek için 'Selahaddin Eyyubi' adını vermeye karar verdik. 'Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır' diyenler utansın" diye konuştu.

Yüksekova İlçesi'ne bağlı Aksu Köyü yakınlarındaki, yapımı 5 yılda tamamlanan havalimanın açılış törenine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , Başbakan Ahmet Davutoğlu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan katıldı. Geniş güvenlik önlemlerini alındığı tören için 4 bin 500 polisin görev yaptığı belirtildi. Tören alanında Türk bayraklarıyla karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu, kalabalığı selamladı.


ERDOĞAN: 99 KEZ EGELLENDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, havalimanının açılış töreninde yaptığı konuşmada, Hakkari'nin bugün yeni bir geleceğe yürüdüğünü söyledi. Erdoğan, havalimanın 99 kere engellendiğini, ancak bitirilmesine söz verdiklerini belirterek, şöyle konuştu:

"Bu havalimanı ile asker gelecekmiş. Askerin her türlü aracı var. Bu havalimanı asıl Hakkarili kardeşlerimize lazım. Neden uçağa binmek için 4 saat yol gitsin. Yüksekova'nın ve diğer ilçelerimizin hemen yanında Yüksekova'ya 5, Hakkari'ye 65 kilometre mesafede ve bu havalimanında ülkemizin her yerine gidebilecekler. Hakkari'ye de birkaç saat içinde gelecek ve evine gidecek. Yüksekovalı ise 5 dakikada. Benim Hakkarili kardeşimden neden esirgediler? Neden bunu yaptırmamak için sorun çıkardılar? Bunlar benim Kürt kardeşlerimi sevmiyorlar. Biz kardeşlerimizi Kürt oldukları için değil, beni yaradan Allah yarattı diye seviyoruz. Kürdü, Lazı, Çerkezi, Boşnağı ile hepsi bizim için aynı. Üstünlük, Kürtlük Türklükle değil. Bizde üstünlük, kim Allah'a daha yakınsa öyledir. Ölçü bu. Ama birileri de Zerdüşt'tür. Zerdüştlerle de benim işim yok. Onların kim olduğunu biliyorsunuz. Bunu engellemek Hakkarililere hakarettir. 150 yataklı hastane yaptık. Açılışlara geldik. Bu açılışlara kimseyi göndermediler. Peki o hastanelerden kim istifade ediyor, benim Kürt kardeşim istifade etmiyor mu? Biz size sevdalıyız. İnsanların en hayırlısı insanlara en çok hayırlı olanlardır. Biz bu oyunu bozduk."

(THY'nin Hakkari'ye yaptığı ilk seferinde uçakta halay çekilip, türküler söylendi)

'BİTİRECEĞİZ DEDİK VE BİTTİ'

Artık Hakkari'nin Türkiye'nin 80 ili ile birleştiğini söyleyen Erdoğan, "Burada üniversite var mıydı? Biz yaptık. Okulların üniversitelerin camlarını kırdılar. Yavrularımızın eğitim görmesini neden istemediler? Eğitim için diğer illere gidenler artık 1-2 saatte istediği yere gidecek. İşadamları da buradan istedikleri yere gidecekler. Bu havaalanı 102 trilyonluk yatırımla 1 milyon kapasiteli yolcu kapasitesi var. Burada yaptığımız yatırımlar komşu dostlarımıza da yarayacak. Bizim gönül dünyamızın sınırları o kardeşlerimizi içine alıyor. Bu havalimanının kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Buranın yapımı çileli ve zor oldu. Bitireceğiz dedik ve bitti. Başbakanlığımız döneminde 5 defa, Cumhurbaşkanı olarak ilk defa geldim. Bu dönemde Hakkari'ye katrilyonluk yatırımlar yaptık. Hastaneler, üniversite, Aile Sağlık Merkezi, Şemdinli'ye 50 yataklı hastane ve Ağız Diş Sağlığı Merkezi yapıyoruz. Bu yatımlar örgüte rağmen, işçi kaçırmalara rağmen yapıldı. Van- Hakkari yolu inşaatı sürüyor. Son 12 yılda çiftçiye 173 trilyon destek ödemesi yapıldı" diye konuştu.

'İSTİSMAR DEĞİL, HİZMET SİYASETİ YAPIYORUZ'

İstismar siyaseti yapmadıklarını, hizmet siyaseti yaptıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bugüne kadar siyaset yapanlar Hakkari'ye bir şey yapmadı. Çünkü onlar tehdit etmeyi biliyor, engellemeyi bilir. Biz hizmet için yola çıktık. Allah ömür verdikçe bu hizmete de devam edeceğiz. Örgüt ve onun güdümünde olan partinin bölge halkına yaptıkları baskıları biliyoruz. Yılarca baskıdan şikayet edenler, aynı yöntemi şimdi bölge insanına uyguluyor. Ret politikalarını biz yok ettik. Asimilasyon, inkar politikalarını biz yok ettik. Kürt kardeşlerimize bu ülkede özgürce yaşamalarını biz sağladık. OHAL'i bu bölgelerde biz kaldırdık. Tek parti döneminin zulmüne asla bu bölgeyi boyun eğdirmedik. 1970'lerin 1990'ların o karanlık günlerinde bu millet ayakta kalmayı başardı. İnanıyorum ki şimdi de örgütün ve onun güdümündeki partinin baskısına teslim olmayacak. Çözüm sürecini bunlar mecliste yokken başlattık. 'Partiler kapatılmasın' demiştik, muhalefet meclisi terk etti. İçimizden de 3-5 kişi ihanet etti. ve Şu anda partilerin kapatılması söz konusu değil, ama anayasa olarak tamamen kalkacakken maalesef onu başaramadık. Şimdi önümüzdeki dönem atacağımız adımlar var."

'ÇÖZÜM SÜRECİ KARARLILIKLA SÜRECEK'

Çözüm sürecini aynı kararlılıkla devam ettireceklerini söyleyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Çözüm süreci örgüt ve güdümündeki parti için değil, milletimiz için başlattık. Çözüm sürecini hedefine ulaştırmaya da kararlıyız. Çözüm sürecini hayata geçirmek için gerçekten çok büyük risk aldık. Bu uğurda atacağımız adımlarla pek çok kişiyle, pek çok kurumla karşı karşıya da kaldık. Ve bütün bu sıkıntıların, maruz kaldığımız darbe girişimlerinin önemli sebeplerinden biri de çözüm sürecidir. Gezide, 17-25 Aralık darbe girişimlerinde de karşımıza dikilenlerin hedefinde çözüm süreci vardı. Burada ana muhalefet vardı, yavru muhalefet vardı. Terör örgütü güdümündeki parti vardı. Bunun yanında Pensilvanya, paralel örgütü vardı. Hepsi beraberdi. Ama azimle kararlılıkla sabırla bu saldırıları göğüsledik. Meseleyi çözüm yoluna koyduk. Şehirler köprüler, yaylalar huzura kavuştu. Bu ülkede anneler, evlatlarıyla Kürtçe konuşamıyordu. Şimdi propagandayı Kürtçe yapabiliyor mu? Evet yapılıyor. Nasıl oldu bunlar? Kendiliğinden olmadı. Azimle, gayretle oldu. Kürtçe yayın yapan devlet televizyonu var mı? Var. Bunlar bizim attığımız adımlarla oldu."

KÜRTÇE KURAN-I KERİM

Ödül töreninde rahmetli Ahmet Kaya'ya yapılanları unutmadıklarını anlatan Erdoğan, "Bunlar maalesef acımasızca bu adımları attılar" dedi. Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ahmedi Hani başta olmak üzere Kürt yazarların eserlerini bastırıyoruz. Elimde Kürtçe Kuran-ı Kerim meali var. Bunu Diyanet İşleri Başkanlığı 10 bin adet bastırdı. Malum partinin başında olan zat dedi ki 'Bundan bir tane bastırıldı o da Cumhurbaşkanlığı'na gönderildi' dedi. Bundan 10 bin adet bastırıldı. Bunu Güneydoğu'nun her yerine gönderdik. Nedir bu? Kurana Piroz. Bundan rahatsız oluyor. Benim Kürt kardeşim Kürtçe meali okumasın öğrenmesin dediler. Bunlar çok daha ileriye gittiler. 'Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kaldıracağız' dediler. Siz ne diyorsunuz? 'İmam hatipleri, din derslerini kaldıracağız' dediler. Ben dindar Kürt kardeşlerimin, bunların karşısında nasıl duracaklarını biliyorum. Biz bu ülkede Müslümanlar olarak bu duruşu sürdüreceğiz. Çok mücadele ve emek verdik. Bölücü örgüt ve onun güdümündekiler ne yaptı? Tehdit, saldırılarıyla ve provokasyonları ile maalesef bütün yatırımların ortaya çıkışını geciktirdiler. Bugün doğu ve güneydoğuya yatırım gelmiyorsa tek sebebi terördür. Tehdidin olduğu yere sermaye gelmez. Bunları bilmemiz ve kararı vermemiz gerekir." Devlet içinde devlete asla izin vermeyeceklerini söyleyen Erdoğan, "Devlet içinde devlet paralel devlet. Nedir bu? Ne demiştim 'İnlerine gireceğiz' demiştik. Girdik. Şimdi kaçıyorlar, nereye Pensilvanya'ya kaçıyorlar. Bunların imamları var, imam mihraptan kaçar mı? Bunlarınki kaçıyor. Biz kovalıyoruz. Sona kadar kovalayacağız. 7 Haziran'da bunları kovalamanın final günüdür. Hep birlikte kardeşçe ülkemizin aydınlık yarınları için gelin hep birlikte usanmadan çekinmeden bu yarışa devam edelim" dedi.

BAŞBAKAN DAVUTOĞLU: HAYALİ GERÇEKLEŞTİRDİK

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önce konuşan Başbakan Davutoğlu ise hayalleri gerçekleştirdiklerini belirterek, "Yüksekova'ya da havalimanı hayaldi. Kardeşliği bu havalimanlarıyla pekiştireceğiz" dedi. Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Çanakkale'de on binlerce vatandaşımız Hakkari'ye selam gönderdi. Bu kardeşliğimize darbe vurmak isteyenler, bizi iri, diri kılsın. Dağlar şahit olsun Çanakkale'de omuz omuza yürüdüysek Selahaddin Eyyubi gibi biz de geleceğe hep birlikte yürüyeceğiz. Birliği daim kılmaya var mısınız? Bu havalimanı ile Hakkari'yi Çanakkale'ye komşu kılmaya var mısınız? Hakkari kiliminde, Anadolu kiliminde desenler vardır. Her yerde aynı motifleri kullanırız. Birileri bu motifleri tel tel ayırmaya çalışsa kilimden eser kalır mı? Birileri motifleri, desenleri ayırsa Hakkari olur mu? Biz birbirimizi Hakkari kilimleri gibi kılmaya geliyoruz. Denizin üzerine havalimanı yapacak kudretimiz var, geçtiğimiz hafta onu açtık. 12 yıl önce hayal gibi görünen, 'Hakkari Yüksekova'da havalimanı olur mu?' diyenlere en güzel cevaptır bugün. Ülkemizin hiçbir santimetrekaresi Irak olmayacak."

'HAKKARİ BİZİM İÇİN ÖNEMLİ'

Hakkari'nin AK Parti'de çok önemli bir yeri olduğunu belirten Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
"2002 yılında ilk yola çıktığımızda ilk mitingi Hakkari'de başlattık. Bu kez de bunu yapmak istedik ancak hediye ile birlikte miting yapmak istedik. Ve hediyemizi havalimanı olarak aldık. Biz OHAL'i kaldırdık. Yol kontrolleri vardı. Meralar köyler boşaltılmıştı. Yol kontrollerini kim kaldırdı. Aziz Yüksekovalılar siz ne kadar şanslısınız. Bir ya da iki gün tatil imkanımız olsa bu ovalardan tatil yapmaya geleceğiz. Bir bayram gününde de beraber olacağız. Meralar dağlar hayvana hasret kalmıştı. Hayvancılığı 2 katına çıkaran, milli birlik ve çözüm sürecidir. 'Edirneli ne hakka sahipse, Hakkari'de de o olacak' demiştik. Eski Hakkari'den eser kalmadı. Hakkari, İstanbul ve Ankara'ya karşı çok daha yaşanabilir bir yer oldu. Çözüm süreciyle yaptığımız işlerle çağdaş ülkelerdeki bütün hakları verdik. Herhangi bir tehdit dolayısıyla değil vatandaşlarımıza saygı için verdik. Bundan sonra ne gerekiyorsa vereceğiz."

SEÇİM ÇOK ÖNEMLİ

Başbakan Davutoğlu, "Havalimanına inen her uçakla Hakkari şenlenecek, ticaret gelişecek. Esendere'ye buradan gidilecek. Üzümlü kapısı da hayırlı olsun. Bu havalimanı sadece Hakkari'de yaşayanlara değil Irak ve İranlılara ev sahipliği yapacak. Bütün çevre ülkelerin merkezi Yüksekova kılacağız. Hayvancılığa tarımsal desteği sunarak Hakkari'yi yükselen iller arasına sokmayı amaçlıyoruz. Şiddeti, baskıyı gencecik çocukları dağa kaçıranları seçmeyeceğiz. 7 Haziran bu bölgede yaşayan bütün kardeşlerimiz bunları göz önüne alarak yapması gerekiyor" dedi.

'BARIŞ DİYARI YAPACAĞIZ'

Hakkari ve bölgeyi barış diyarı yapacakların söyleyen Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Bizim vizyonumuz bu. Yüksekova'da ifade edildi. Bütün bu dağları kayak merkezi gençlik merkezleri ilim, irfan spor merkezleri yapacağız. Burayı barış diyarı yapacağız. Anaların gözyaşları dinecek, 'Oğlum nerede?' diye sormayacak. Oğlu gençlik merkezinde spor yapacak. Çözüm süreci ilerlerken bir araya gelerek tek başına iktidar olmayacak birileri AK Parti'yi engellemeye çalışıyor. Adana'da ve Mersin'de HDP'ye saldırılar oldu. Biz anında kınadık, faillerinin bulunması için talimat verdik. Buna rağmen HDP bize yüklendi, 'Arkasında AK Parti var' dedi. Tam karşısında gibi duran MHP de, CHP de aynı şeyleri söyledi. Doğan medya da aynı söylemleri söyledi. DHKP-C'den cevap geldi, 'HDP'nin söylediklerini destekliyoruz' dedi. Yapanın DHKP-C'li bir terörist olduğunu ortaya çıkardık. Üçlü çete ve bazı unsurların Türkiye'yi yine 90'lı yıllara götürme söylemleri var. Barış ve çözüm yoluna evet diyecek misiniz? AK Parti'nin kalkınma hamlesine evet diyecek misiniz? Bütün bu coğrafyada Kürt- Türk, Sünni- Alevi bütün herkes bizim kardeşimizdir. Herkes bütün sınırlara saygı gösterecek ama bütün bu bölgeyi kardeşlik diyarı yapmaya var mısınız?"

'SELAHADDİN EYYUBİ ADINI VERDİK'

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı eleştiren Davutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Biraz önce Sayın Cumhurbaşkanımızla istişare ettik. Birlik, beraberlik akla gelince akla kim gelir? Yüksekova'ya öyle bir isim verelim ki herkes 'Bizim liderimiz' desin. İnşallah havalimanına, bu mesajı vermek için ve 'Kudüs ebediyen Müslümanlarındır' demek için 'Selahaddin Eyyubi' adını vermeye karar verdik. 'Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır' diyenler utansın. Buradan hepiniz adına, o büyük komutan Ortadoğu halklarının büyük alimi bize şahitlik ediyordur. Ona hitaben Hakkarili yiğitler doğulu, Anadolulu yiğitler, bütün Türkiye sana söz veriyor, sen nasıl orta doğuyu kardeş kılmışsan biz de kardeş kılacağız. Sen nasıl 'Kudüs haçlıların değil' demişsen, sen şahit ol 'Kudüs Müslümanlarındır' demeye devam edeceğiz. Mescid-i Aksa'ya postallarla girenlerle dost olmadık olmayacağız. Türkiye'de kardeşlik tohumu atmaya bir çınar yetiştirmeye hazır mısınız? Selahaddin Eyyubi'nin yolundan yürümeye hazır mısınız? 7 Haziran'da Selahaddin Eyyubi'nin izinden yürüyen AK Parti'ye destek verecek misiniz? Bakın dağlar, ovalar şahit söz mü? Hakkarili söz verdi mi sözünden dönmez."
DHA-Murat ÇAĞLAR


    http://www.radikal.com.tr/136641113664112

    YORUMLAR
    (2 Yorum Yapıldı)
    Tüm Yorumları Gör

    İsmi güzel - user1067369

    Biz geverliler ismi beğendik ama cumhuru reisi değil.

    hangi yüzle - kocero 21

    ne yüzle oy istiyorsunuz