scorecardresearch.com

Erdoğan: CHP'nin planı baştan çöktü

Erdoğan: CHP'nin planı baştan çöktü
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan CHP'nin kendilerine getirdikleri öneri paketini olumlu bulduğunu, ama MHP'nin tavrı dolayısıyla paketin baştan uygulanamaz olduğunu belirtti. Habur'da başarısız olduklarını kabul eden Başbakan, özel yetkili mahkemenin yargılanması istenen MİT Başkanı için konuştu: Alacaksanız beni alın!

ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, ATV'de katıldığı bir programda canlı yayında Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu, Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve Hürriyet Gazetesi Yazarı Taha Akyol'un sorularını yanıtladı. ''Habur bizim milli birlik ve kardeşlik projesinin önemli bir uygulamasıydı'' diyen Başbakan, ''Bu işte biz başarılı olamadık'' ifadelerini kullandı.  

CHP 'nin girişimini önemsiyorum ama...

Erdoğan, CHP'nin girişimini önemsediğini belirterek şunları söyledi: "Ama CHP'nin getirdiği teklif bir öneri değil, içinde teşhisler var bizim de katıldığımız. CHP getirdiği tek bir öneri var, Toplumsal Mütabakat Komisyonu ve Akil Adamlar. Bu Toplumsal Mütabakat Komisyonu'nun kurulması için MHP 'nin de onay vermesi gerekiyor. Kendileri daha önceden de bizim yaptığımız çağrılara olumsuz yanıt verdiler. Şimdi de aynı yönde açıklama yapıyorlar. Daha önce Sayın Baykal da yaptığımız önerileri reddetmişti. MHP’nin bugünkü görüşmemizin hemen ardından sergiledği tutumla, toplumsal mutabakat komisyonu otomatikman düşmüş oluyor. Keza akil adamlar grubu da aynı şekilde düşüyor. CHP'nin bu önerisi daha baştan çöktü. Biz hemen karşı önerimizi sunduk. Gelin biz beraber hareket edelim dedik. Ben şunu çok açık söylüyorum. İnanın terör örgütünün parlementodaki uzantısı kendilerine gelen talimatlar çevresinde çalışıyor. Bunlar İngiltere'de olduğu gibi, İspanya'da olduğu gibi çalışmalara katılamıyor. Ana muhalefet ve iktidar el ele çalışmaya başlasak, diğer muhalefet partileri de nasıl bir yanlışın içinde olduklarını anlayacaklar. Benim önyargım yok. İktidar anamuhalefet bu konuyu birlikte halledebilir. Biz somut adımı atalım diye bekliyorum.

Habur’da başarısız olduk
Erdoğan, Kürt açılımı için şöyle konuştu: "Habur bizim milli birlik ve kardeşlik projesinin önemli bir uygulamasıydı. MHP bunu ihanet projesi olarak değerlendirdi. Habur da derdimiz Kuzey Irak’tan geleceklerin kendi kendine teslim olacaklarını ülkeye girişlerini sağlamaktı. Terör örgütü ve uzantısı olan BDP ’nin provakasyonuna kurban gitti. Bu işte biz başarılı olamadık. Bu işi de siyasette istismar meselesi yapmayı muhalefet partilerine yakıştıramıyorum.”

Uludere salt kaçakçılık olayı değil

Başbakan Erdoğan Uludere'de 34 kişinin hayatını kaybettiği olay için de şunları söyledi: "Biz bu günleri kadar hiç bir bu tür olayın üzerini örtmedik. Bu bölge bir terör bölgesidir. Kaçakçılar gidip geliyormuş. Biz bir Hantepe, Gediktepe yaşadık. Orada katırların üzerinde doçkalar taşındı. Ben DVD'lerini izlediğimde orada ne olduğunu anlamanız mümkün değil. Giyim kuşam zaten aynı. Katırlarda ne olduğunu bilemezsiniz.  Sağ kalanlarıdan birinin yaptığı açıklama var. Sınıra 5 km kala atışları duyduk diyor ama devam ettik diyor. Burda bir hata var. Hapimiz kabul ettik. söyledik. Hatta eişimi kızımı gönderdim. Bu durumu büyütmek isteğindeler. Yargı kararını verdikten sonra sonuçları paylaşırız. Mümkün oldğunca bunu bitirmenin gayreti içindeyiz. Dersim'le ilgili özür ifadesini kullandık da, yani zannediyor musunuz şu anda da aynı kelime kullanılmış olsa bu işler sulh olacak? Yasal olarak verilmesi gereken tazminatın dört katında bir değer verdik. Uludere'de olay salt kaçakçılık olayı değildir. Bu kaçakçılığın başlangıcında, terör örgütünün beslenmesi var. O köyüm evlatları bu işin içinde malesef kullanılmaştır. Bütün bunlar olurken onlar bu durumu izliyor. Irak sınırında bu tür sıkıntılar var. 3 tane yeni kapı açılması için girişimde bulunduk." 
 

Kılıçdaroğlu 'ya Uludere'ye gidecek mi?

Başbakan, "Kılıçdaroğlu'yla Uludere'ye gidecek misiniz?" sorusunu da şöyle yanıtladı: "Bugünkü konuşmamızda böyle bir söz laf arasında geçti. Tabi Kılıçdaroğlu'yla gidebiliriz. Biz bu sorunun çözümü için birlikte çalıştıktan sonra Kılıçdaroğlu'yla pek çok farklı yerlere gidebiliriz. Kılıçdaroğlu'yla Türkiye'nin her yerine gidebiliriz."


Alacaksanız beni alın
Başbakan Erdoğan, televizyonda özel yetkili savcılığın KCK soruşturmasında MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı ifadeye çağırmasıyla ilgili şunları söyledi: MİT Müsteşarı’nın Başbakanlığa bağlı olmasına rağmen şüpheli sıfatı ile çağrılması ile başlayan süreç. Yargı, yasayı kenara koyup yürütme alanına girdi. Müşteşarı dinleyip şüpheli sıfatı ile çağırdığınız zaman her şey alt üst olur. Onlar hayatlarını ortaya koyuyorlar. Terör ile mücadele neler yapabiliriz mücadelesini veriyor. İlk defa Emre Bey’le bu süreci başlattım. İyice çizmeyi aşan bir durum oldu. Ona talimatı veren benim, alacaksanız beni alın. Talimat verilen alınmaz, alacaksan beni al. Terörle mücadelede bunu kullanmak zorundayım. Yargı bu insanlara yardımcı olması gerekirken böyle davranırsa ne olacak, çalışacak adam bulamazsın. Bu madde haddinden fazla yetki doğuruyor, devlet içinde devlet anlayışını doğuruyor. Cumhurbaşkanı dahil herkesi buraya çağırırım anlayışı doğuruyor. (ajanslarl)

 


http://www.radikal.com.tr/1090365109036555

YORUMLAR
(55 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Danışıklı dövüş - ayhan30

Sen bu mahkemeleri kur,istediğin savcıyı hakimi ata,ergenekoncu diye kürtdiye terörist diye sana muhalif herkesiiçeri al davalarda süründür, ondan sonra da sanki adalet bağımsızmış gibi..."gelip beni de alsınlar" diye laf et.sana kim inanır.hepsi senin adamın.

ERDOĞAN'A SORULAMAYAN SORU! - Sedat Gürsel

Başbakan MİT Olayını saptırıyor. Özel etkili savcılar, Hakan Fidan ile birlikte Oslo görüşmesini yapan dönemin MİT müsteşar yardımcısı Afet Güneş'i de ifadeye çağırdı, bir gecede çıkan kanundan o da faydalanmış olacak ki soruşturulmadı. Güneş, yasa çıktığında emekli olmuştu... Yasa emekli MİT elemanlarını da kapsıyorsa, emekli MİT müsteşarı Teoman Koman nasıl tutuklu olarak yargılanıyor? Bunu dün gece Erdoğan'ın karşısına sebilhane bardağı gibi dizilen gazetecilerden hiçbiri soramadı... AKP'nin duruma göre kanun çıkarma sevdası, Türkiye'yi hızla hukuk devleti olmaktan uzaklaştırıyor.

Kimya.. - Sinan Devrim

Sultan seçim meydanlarında ana muhalefet liderine az söylenmemişti;bunların hepsi yalan diye.Görünen o ki biraz itiraf gibi olmuş.Uludere kimyasını çok bozdu anlaşılan.Özel yetkili mahkemelere gelince artık korkmasına gerek yok,nasılsa son yasa ile savcıları da kendine bağladı.Artık ondan izin alınmadan soruşturma açılamıyor da.

SIKINTILI GÜN`LRE GEBE OLAN BİR SÜREÇ - SERMETFAHRİ

Syn: Başbakan sert politikadan vaaz geçmediğine göre Kürt sorunun çözümüyle ilgili parti olarak tek başına rol alması mümkün gibi görünmüyor: Çünkü Habur bunun bir örneğidir: ve Habur süreci ne yazı`ki BDP`ye mal ediliyor: Bu politikaların devamında sorunu daha`da karmaşık bir sürece evrilmesi kaçınılmaz Gibi görülmektedir: daha çok "Surye politikasına yönelen "AKP bu sürece yeni bir strateji geliştirip "Kürt sorunu "MHP kapıları kapadı demeye getirilecektir:

gereksiz kapılar... - hakanca073

var olan sınır kapısı adamakıllı çalışsında başka kapılara gerek yok...

BAŞBAKAN - pispor

gelmiş geçmiş başbakanlardan en iyi takkiye yapan biri allah için.

Beni de alın demiş sultan - qommagene

Ne demiş Tayyip Özel Yetkili Mahkemelere ben de alın..Hiç gülesim yoktu walla. ÖYM ler haddini aşar mı hiç siz parmakla gorsterirsiniz onlar da alır caiz mi canım kendinizi gösterecek degilsiniz ya