@hakki_ozdal

Erdoğan'dan 'adrese teslim' dört mesaj

Erdoğan'dan 'adrese teslim' dört mesaj
Erdoğan'dan 'adrese teslim' dört mesaj
Cumhurbaşkanı Erdoğan uzun aradan sonra bir TÜSİAD etkinliğine katılarak konuşma yaptı. Konuşma özellikle Gezi Parkı eylemlerinden beri süren gerilimli ilişkinin izlerini taşırken, bazı kurumlara ve hatta 'kişi'lere de net mesajlar içeriyordu.
Haber: HAKKI ÖZDAL - hakki.ozdal@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , uzun bir aradan sonra TÜSİAD’ın bir etkinliğine katıldı ve uzunca bir konuşma yaptı. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, 3 Kasım 2002’deki seçimleri kazanarak hükümeti kurmasından başlayarak, 12 yıl boyunca inişli çıkışlı bir grafik izleyen ve zaman zaman karşılıklı sert demeçlerle seyreden Erdoğan-TÜSİAD ilişkisi, Gezi Parkı protestoları ve 17-25 Aralık operasyonlarını takip eden sıcak süreçte iyice gerilmişti. Mart ayında TÜSİAD Başkanlığını sürdüren Muharrem Yılmaz’ın, internette bazı sosyal medya sitelerinin hükümet kararıyla engellenmesinin ardından yaptığı eleştirilerin ardından bu gerginlik zirveye çıkmıştı. TÜSİAD’da başkanlık koltuğuna Haluk Dinçer’in oturması ve 10 Ağustos’ta Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından karşılıklı olarak verilen yumuşama sinyalleri, bugün Erdoğan’ın TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi’ne katılmasına kadar vardı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, hem bir bütün olarak TÜSİAD’a hem de bizzat kendisini dinlemekte olan bazı iş insanlarına göndermelerde bulundu. Bunun dışında Çarşı grubu, Bank Asya’nın durumu gibi güncel olarak tartışılan konularda da oldukça açık tutumlar aldı.

Erdoğan TÜSİAD toplantısında: Bir bankamızın yönetim kurulu başkanı...


TÜSİAD’A ‘GEZİ’ HATIRLATMASI
Erdoğan, konuşmasında özellikle Gezi Parkı protestolarından bu yana yaptığı konuşmalarda ele aldığı temel başlıkları vurgulamaya devam etti. Gezi Parkı eylemlerinin bir ‘darbe girişimi’ olduğu tezini tekrarladı. O dönem Koç Grubu, Gezi Parkı’nın hemen karşısında yer alan ve zaman zaman gösterici grupların yoğun gazdan etkilenerek sığındığı Divan Oteli işaret edilerek eylemlere destek vermekle suçlanmıştı. TÜSİAD üyesi bazı iş insanları da demokratik gösteri hakkını desteklediklerine dair net beyanlarda bulunmuş, polisin sert tutumlarını eleştirmişti. Bu süreçte Cem Boyner de sosyal medya hesapları üzerinden Gezi Parkı eylemine katılan gençlere destek mesajları paylaşmış, Boyner Grubu'nun şirketleri de hükümete yakın bazı gazeteler tarafından "eylemcilere lojistik destek vermekle" suçlanmıştı. Erdoğan’ın TÜSİAD üyelerinin tamamına yakını kendisini dinlerken, Gezi eylemleri konusundaki katı tutumunu ve bu eylemlerin bir ‘darbe girişimi’ olduğu yönündeki tezini sürdürmesi bir mesaj olarak da algılandı. Erdoğan, “Gezi olayları ve 17-25 Aralık darbe girişimi. Bu çirkin olaylar karşısında dimdik durduğumuz için son 10 yıldır kârlarına kâr katanlar eleştiriyor” sözleri de dikkat çekti.


SUZAN DİNÇER SABANCI’YA 
Erdoğan’ın, TÜSİAD’ın ve Türk iş dünyasının en önemli simalarından birine de –isim vermeden de olsa– direkt göndermeleri oldu:

“Bir bankamızın yönetim kurulu başkanı bir ifade kullanıyor: Neymiş, ‘elde edilen başarılara gölge düşmüş, Türkiye'nin itibarı zedelenmiş, hukuk sistemi sorgulanmaya başlamış’... Bu bankayı inceleme yaptırdım. Mevduatları 8 kat, aktifleri 6 kat büyümüş. Kusura bakmayın, yan gelip yatan bir cumhurbaşkanı yok artık. Nerede yanlış var bunu incelettirmek zorundayız. Bu ülke hepimizin. Kastedilen nedir?”

Erdoğan’ın bu sözleri, o esnada hemen karşısındaki sırada kendisini dinlemekte olan Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Dinçer Sabancı’ya yönelikti. Zira Suzan Sabancı, 14 Eylül günü İngiltere Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Chatham House’un Akbank’ın ev sahipliğinde yapılan toplantısında konuşmuş, son 1.5 yılda yaşananların ülke itibarını zedelediğini, ülke içinde ve dışında hukuk sisteminin sorgulanmaya başladığını ve yatırımcıya güven verilmesi gerektiğini söylemiş, bu sözler ertesi gün pek çok gazetede geniş yer bulmuştu.


ÇARŞI GRUBU İDDİANAMESİ 
Beşiktaş’ın dünyaca ünlü taraftar grubu Çarşı’nın üyeleri hakkında, Gezi Parkı protestoları nedeniyle başlatılan ve ‘darbe girişiminde bulundukları’ iddiasıyla müebbet hapis cezası istenen soruşturma hem içeride büyük tartışma yaratmış hem de dünyada ses getirmişti. Hatta bir soru üzerine Beyaz Saray sözcüsü de konuyu takip ettiklerini söylemişti.

Erdoğan’ın, büyük tepkiyle karşılanan bu iddianameye sahip çıkması dikkat çekti. Cumhurbaşkanı, “Gezi ifadelerinde ‘Telefonla konuşurken alkollüydüm’ diyor… 'Kız arkadaşıma hava atıyordum' diyor... Arkadaşlar Gezi olaylarının benzerleri Ukrayna'da, Mısır'da, Suriye'de yaşandı görüntü ortada. Mısır'da seçilmiş cumhurbaşkanını yanındaki Milli Savunma Bakanı olan zat darbeyle indirdi. Halkın iradesine saygı diyeceksiniz, milli iradeyi getiren bir başkana saygı duymayacaksınız.”


BANK ASYA TARTIŞMALARI 
Erdoğan Katar ziyaretinin dönüşünde uçakta gazetecilere BDDK’nın Bank Asya’ya el koyması gerektiğini, aksi durumda sorumlu olacağını söylemiş ve bu sözler tartışma yaratmıştı. Son olarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Ahmet Davutoğlu’na konuyla ilgili bir mektup yazmıştı. Erdoğan bu konuya da yine çok keskin sözlerle değindi ve Bank Asya’yı batırmaya çalıştığı iddiasına karşılık ‘o bankanın zaten battığını’ söyledi!

“Dün ana muhalefet lideri ‘bir bankanın batırılması için çalışıyor’ diyor. O banka batmış zaten. Taşıma suyla dönüyor. O 26 bankanın battığı dönemden biz çok farklı bir yere getirdik. Bir de hakaretamiz şekilde sayın başbakana hitap ediyor. Bu anlayışla bir yere gidilmez.”