Erdoğan'dan BDP'ye: Kendiniz ettiniz kendiniz buldunuz

Erdoğan'dan BDP'ye: Kendiniz ettiniz kendiniz buldunuz
Erdoğan'dan BDP'ye: Kendiniz ettiniz kendiniz buldunuz
Başbakan Erdoğan, BDP'li vekiller hakkındaki dokunulmazlık dosyalarıyla ilgili 'kendiniz ettiniz, kendiniz buldunuz' dedi.

ANKARA - Başbakan Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında konuştu. Erdoğan konuşmasında Kürt sorununun çözümüne değindi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , "Kürt kardeşim bırak sen bölücü terör örgütünün siyasi destekçisinin ağzını" derken, "Sende olmayan ne var. ’İstihdam’ diyorsan onun vebali sende. Sen girişimcinin doğuya gelmesine katkıda bulunacaksın. Bölücü terörün karşısına dimdik dikileceksin." dedi.

"BU HAREKETİN TEMELİNDE İSTİŞARE VARDIR"
Başbakan Erdoğan, basına kapalı yaptığı toplantılarla ve AK Parti içinde bazı farklı düşünceler olduğunu iddia eden haberlere değinerek şöyle dedi:

"Her ne kadar birileri televizyon programlarında, şurada, burada, bizim kapalı oturum başladığında buradan ayrıldığımızı söylese de çünkü bunlar biliyorsunuz, affedersiniz, ’Duymaz uydurur’ kabilinden hep böyle hayatları gelmiş böyle geçer. Halbuki başından sonuna kadar beraber burada bu değerlendirmeyi yaptık ve bu tür bir toplantıyı yapmamızın bile yanlış olduğunu söyleyecek kadar bize siyasi partilerin yaşamına yönelik ders vermeye kalkan bazı siyaset garibi tipler de ve köşe yazarı tipler de var.

Biz artık bunlara alıştık, yolumuza böyle devam edeceğiz. Nerede, ekibimizle oturur, beraberce kapalı oturum yaparız ki bu yasalar içerisinde bile ayrıca var. O ayrı bir konu. Hele hele siyasetçiler olarak, gruplar olarak biz bunun kararını kendimiz veririz. Bunları da köşe yazarları belirleyecek değil. Bizim her işimizde temel ilkemiz, görüşlerimizi, düşüncelerimizi, tekliflerimizi kendi aramızda istişare ederek, nihai kararımızı vermektir. Hangi makamda olursa olsun, hangi gücü, hangi iradeyi, hangi iktidarı elinde bulundurursa bulundursun, bizim hareketimiz, bizim davamız her meseleyi istişare etmeyi, her meselede de korkmadan, çekinmeden, tereddüt etmeden hakkı ve gerçeği söylemeyi gerektirir. Bu istişareleri de Kızılay Meydanı’nda yapacak halimiz yok."

CHP ’NİN YOLSUZLUK İDDİALARI
Başbakan Erdoğan, dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasında AK Parti hakkında yolsuzluk iddialarında bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ’na da yanıt verdi. Erdoğan, "Yolsuzlukların olduğu bir iktidar, 27,5 milyar dolardan milli bütçeyi alıp, 117 milyar dolara çıkaramaz" diyerek şöyle konuştu:

"Yolsuzlukların içinde olduğu bir iktidar, 23.5 milyar dolar IMF borçunu 900 milyon dolara indiremez çünkü o yolsuzluklarla uğraşacak. Türkiye bu seviyeleri ilk kez görüyor, ilk kez yaşıyor. Bizim gündemimizde başarılar varken, muhalefet kendi kısır döngüsü içerisinden çıkamıyor. İspanya’dan Pakistan’a, Filistin’den Suriye’ye, Brezilya’dan Suriye’ye kadar küresel meseleleri değerlendirirken muhalefetin tamamı, kendi zihin kıvrımlarının bile dışına çıkamadı. CHP Genel başkanı belli ki yine konu bulamamış, konu sıkıntısı çekiyor ki çamur atmaya başladı. Buradan CHP Genel Başkanı’na açık açık söylüyorum; yolsuzluk yapmak, yetimin hakkını yemek ne kadar insanlık dışı bir suçsa, delili, belgesi, mesnedi olmadan yolsuzluk ithamında bulunmak o kadar insanlık dışı bir suçtur. Biz yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele için geldik.”

"BİZ SİZE HİZMET GETİRMEYE ÇALIŞIYORUZ, ONLAR ENGELLİYOR"
BDP’nin yatırımları engellediğine dikkat çeken Başbakan Erdoğan şunları söyledi:

"Ey benim Kürt kardeşim, Hakkarili kardeşim; sana hizmet gelmesini engelleyen bir siyasi partiye nası destek veriyorsun. Bak ben size delille konuşuyorum. Biz size hizmet getirmeye çalışıyoruz, onlar engelliyor. Duracak mıyız? Durmayacağız. O havaalanını yine yapacağız.

Ey benim Kürt kardeşim, Hakkarili vatandaşlarıma sesleniyorum; Size gelen hizmeti kesmeye çalışan bir zihniyete nasıl oy veriyorsunuz? Gerekli desteği veriyoruz, müteahit vazgeçiyor. Ama vazgeçmeyeceğiz. Her şeye rağmen Hakkari’ye o havaalanını yapacağız. Aynı şekilde Şırnak’ta 2013 yılında açılışı yapacağız. Kimin aklına gelirdi Şırnak’a bir gün havalimanı gelecek?"

"AK PARTİ İKTİDARI NİYE VAR?"
Başbakan Erdoğan, terör konusunu çok daha samimi konuşmak gerektiğini, terör örgütü ve siyasi uzantılarının belli kalıpları dışına çıkarak konuşulmadığını, analiz edilmediğini, solun daha da marjinalleştiğini söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:
BDP, terör faaliyetlerine ’Eyvallah’ derken, bazı medya grupları bunları mağdur göstermeye çalışıyor. Ana muhalefet bunları yapamadı yapamaz. Bunları söyleyince de medya grupları rahatsız oluyor. Siz attığınız başlıklarla, yazdığınız yazılarla meydanı boş bulup dolaşacak mısınız? Yoksa size alkış mı tutacağız ? Bunu mu bekliyorsunuz? Ne yapacaktık sizin manşetlerinizi sadece seyredecek miydik? Hukuk devreye girince, demokratik kurallar işletilince, parlamento, yani milli irade sorumluluk üstlenince aynı BDP’yi mazlum olmakla, mağdur olmakla, itilmiş kakılmış olmakla niteleyebiliyorsunuz. Bu ne biçim anlayıştır? ’Sonrası çok daha kötü olur’muş. Bak, bir de tehdit ediyor.

Bu yazıları yazanlar, bu manşetleri atanlar, acaba bu kardeşlerimizle ilgili hangi başlıkları attılar? 7-8 yaşındaki çocukların ellerine taş veren, terörist cenazelerin arkasına sığınan BDP’yi görmezden geliyorsunuz. Neymiş sonrası daha kötü olurmuş. Bir de tehdit ediyorlar. Bu ülkede hukuk niye var? AK Parti neden var? Kendiniz ektiniz kendiniz biçiyorsunuz. Kimse bu şark kurnazlığına kanmaz. Siyasetçi en uç fikirleri bile kürsü dokunulmazlığından hareketle parlemantoda ifade edebilir. Ancak bunu yaparken şiddeti ve şiddet kullananı övemez. Elinde silah olanı meşrulaştıramaz. Siyaset şiddeti dışlamaktır. Siyaset meşru araçlarla yapılır. Eğer BDP bir siyasi aktör olmak istiyorsa, sorunun çözümüne katkıda bulunmak isitiyorsa, meşru siyasetin dilini kullanmak zorundadır. Aksi halde siyasi muhattaplık iddiasında bulunamaz. Bulunsa da bu iddia ciddiye alınmaz.

Başbakan Erdoğan, Selahattin-i Eyyübi’nin, Ahmet Hani ile terör örgütünün gayesinin aynı olup- olamayacağını sorarken, "Hiçbir inancı, amacı, kutsalı olmayan bu zihniyet sizlere ne verebilir? Bu toprakların ezanla, secde ile yoğrulmuş tarihi var. Selahattin-i Eyyüb ile bu terör örgütü aynı kefede olabilir mi?” dedi.

"ANİMASYON SORUNUMUZ YOK"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kürt kardeşlerine yaptığı çağrıda "Mücadelemizi görün" dediğini ifade ederken, "Bizim asimilasyon diye bir sorunumuz yok. Bizim iktidarımıza kadar, ’Kürt kardeşim’ kelimesini ağzına alamayanlar bizimle beraber bu ifadeyi kullanmaya başlamışalrdır. Hala bundan dolayı bizi eleştiren bir etnik partide vardır. 10 yıldır, Kürt kardeşlerimize, diğer etnik gruplara uygulana yanlışları tek tek kaldırdığımızı görün" dedi. (dha)