Erdoğan'dan CHP'li Güler'e: Saygısızlık ihanet...

CHP'li Birgül Ayman Güler'in TBMM Genel Kurulu'ndaki "Türk ulusuyla Kürt milleti eşit olamaz" sözleriyle başlayan ırkçılık tartışmasına Başbakan Erdoğan da katıldı: Bu sözler en başta bu topraklara karşı saygısızlıktır, en başta bu toprakların özüne ihanettir"

İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Marmara Üniversitesi’nin 130. kuruluş yıldönümüne katıldı. Marmara Üniversitesi’nin Haydarpaşa Kampüsünde düzenlenen programa Başbakan Erdoğan’ın yanı sıra Mili Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Ak Parti İl Başkanı Aziz Babuşçu, YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Gül, ile üniversitenin öğretim üyeleri katıldı. Programda Başbakan Erdoğan’a fahri doktora ünvanı da verildi.


BAŞBAKAN’DAN YENİ MİLLİ EĞİTİM BAKANI AVCI’YA TEBRİK

Başbakan Erdoğan programın yapıldığı salona 11.30 sıralarında geldi. Erdoğan kendisi için ayrılan koltuğa oturmadan önce protokolde yer alan yeni Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’yı tebrik etti. Erdoğan, diğer bakanlarla da tokalaştıktan sonra yerine oturdu.


BAŞBAKAN’A FAHRİ DOKTORA ÜNVANI

Konuşması öncesi Başbakan Erdoğan’a 1981 yılında mezunu olduğu Marmara Üniversitesi tarafından ülkede siyasi istikrarı sağlaması, demokrasinin temel hak ve özgürlükleri güçlendirmesi ve küresel barışa sağladığı katkılar nedeniyle siyaset bilimi dalında fahri doktora ünvanı verildi. Fahri doktora diplomasını Başbakan Erdoğan’a Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Gül verdi.


“ DOKTORA ÜNVANINI İFTİHARLA TAŞIYACAĞIM “
Burada bir konuşma yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün tabi fahri doktora ünvanı alıyor olmanın bir heyecanını yaşıyorum. Bu ünvanı bu salonda alıyor olmanın da benim için ikinci bir anlamı var. Ben Mehmet Ali Birand ile biz bu salonda 32. Gün programı yaptık ve çok coşkuluydu. Belediye başkanlığı dönemimdi. Bu salonun içinde o programın çekimini yaptık. Hakikaten coşkulu bir öğrenci grubu da o programdaydı. Verimli olduğuna inandığımız bir programdı. Çünkü onların hepsi İstanbul’ da neyi nereye taşıdığımızı göstermesi açısından önemliydi. İki kavrama yöneticilik dönemimde çok dikkat ettim. Bunlardan bir tanesi güvendi. Bir diğeri de istikrardı. Bunun yanında da ekonomide başarıyı özellikle emek sermaye tüketim yatırım üretim gibi kavramlar üzerinden inşa edelim dedim o da insandı. Çünkü insan varsa emek sermaye tüketim yatırım var. İnsan yoksa bunların hiçbiri yok. Zaten insanın mükemmeliyeti buradan geliyor. Yaratılmışların en şereflisi olması özelliği buradan geliyor. İnsanla her şey var. Onunla başlıyor onunla bitiyor. Marmara Üniversitesinin bir öğrencisi bir mezunu olmaktan da iftihar ediyorum. Değerli sıra arkadaşım Mehmet Emin Arat’ın burada rektör yardımcısı olması da ayrı bir mutluluk. Okuduğumuz sıkıntılı yıllardı. O zaman tabii terör denmiyordu anarşi deniyordu. Okula gidiş gelişlerde her gün okul ya kapalıydı ya da tehditler vardı. Bana tevdi edilen fahri doktora ünvanını nefes alıp verdiğim sürece diploma gibi büyük bir iftiharla taşıyacağımı belirtmek istiyorum “ diye konuştu.


“ TARİHİ BİNALARIMIZDA DAHA DİKKATLİ OLUNMALI “

Başbakan Erdoğan konuşmasında Galatasaray Üniversitesi’nin Beşiktaş kampüsündeki yangınla ilgili de konuştu. Erdoğan, “ Galatasaray Üniversitesi’nin Beşiktaş kampüsünde meydana gelen yangın nedeniyle tüm bilim camiasına çünkü benzer bir yapı içindeyiz. Yanığını tarihi binayı tehdit etmesi yanında içindeki kitapların da zarar görmesi bizi ziyadesiyle üzmüştür. Kitap bizim var oluşumuzun idamesidir. Böyle acı hadiselerin tekrar yaşanmaması için tarihi binalarımızda daha dikkatli daha tedbirli olunmasını yetkililerden kullanıcılardan özellikle istirham ediyorum" dedi.



“ SURİYE’YE NİYE GELMİYORLAR ? ÇÜNKÜ ORADA NE ALTIN NE PETROL VAR”


Konuşmasında Fransa’nın Mali’ye saldırısında da değinen Erdoğan, “ Şu anda niçin Mali’ye saldırıyorlar ? Mali altın rezervinde en önde gelen yerlerinden biridir. Mali’de yaşayanlar altını nasıl çıkaracağını işleyeceğini bilmiyor. Fransa da oraya uçaklarıyla saldırıyor. Ama bu işin yolu bu, olmamalı. Orada altın var diye bunlar olursa bir diğerinde petrol var diye bunlar olursa burada bir yere varamayız. Suriye’ye niye gelmiyorlar ? Suriye’de niye seyrediyorlar ? Suriye’de ne petrol var ne altın var. Orada sadece şu anda özgürlük mücadelesi veren insanlar var. Bunlar özgürlük kavramını ifadede kullanıyorlar özgürlük mücadelesini verenlerin yanında olmak gibi bir dertleri yok. Burada da Türkiye ile beraber birkaç ülke Suriye’deki özgürlükçülerin yanında yer alıyor" dedi.


“ HER KİM, ASABİYETİNDEN KAVMİNDEN ÖTÜRÜ BÖBÜRLENİRSE, O AŞAĞILARIN AŞAĞISIDIR “


Başbakan Erdoğan, CHP milletvekili Birgül Ayman Güler’e yüklendi. Erdoğan, grup toplantısında yaptığı konuşmada değindiği asabiyet kavramından bahsetti. Başbakan, “ Birileri herhangi bir sözlüğe bakma ihtiyacı hissetmeden bu çok önemli kavramı öfke olarak adlandırdılar. Adeta cahilliklerini ortaya koydular. Asabiyet 14. yüzyılda İbn- i Haldun’un kullandığı yüzyıllar boyunca da konuşulan geliştirilen bir konudur. Kavramın özü de şeytanın ‘ Beni ateşten yarattın. Onu çamurdan ‘ diyerek kökene vurgu yaparak isyan etmesine dayanıyor. İnsana dair çok açık bir gerçeği görmemiz gerekiyor. Hiçbirimiz nerede dünyaya gözlerimizi açacağımızı hangi anne babanın çocuğu olarak doğacağımızı hangi ülkede hayata merhaba diyeceğimizi seçme imkanına sahip değiliz. Böyle bir kibir böyle bir böbürlenme insanlık dışıdır ırkçılıktır faşizmdir. Bir kere bu topraklar tarih boyunca hiçbir zaman bu kavramlara ev sahipliği yapmamıştır. Osmanlı’ya gittiğimizde Osmanlı’da böyle bir farklılığı göremezsiniz Selçuklu’da da göremezsiniz. Bir ırkın bir kavmin diğerlerine üstünlük taslaması kabul edilmemiştir. 1940’ larda Avrupa’da faşizm yükselirken Türkiye’de bazı denemeler olmuş ama asla başarıya ulaşamamıştır. Bizi biz yapan şehir köy hayatımızı çerçevelendiren hangi kaynağa bakarsanız bakın orada ırk ayrımını göremeyeceksiniz. Bu toprakların hamurunu yoğuran hiçbir kaynakta ayrımcılık yoktur. Bir milletin diğerine bir ulusun diğerine üstünlüğünü savunmak en başta bu topraklara saygısızlıktır özüne ihanettir. Bakın parlamentoda bir milletvekili sanıyorum kariyeri de var. Ulus ile millet kavramını birbirine karıştırıyor. Birisi için millet birisi için ulus diyor. İçeriğinden haberi yok. Birisi öz Türkçe birisi Arapça. Bir köşe yazarı da çıkıyor. ‘Başbakan Arapça, Farsça konuşacağına Türkçe konuşsun’ diyor. Kendisine tavsiye ediyorum bizim Türkçemizde Türkçeleşmiş Türkçe diye bir anlayış vardır. Aynı şekilde farklı dillerden gelen kelimeler olmuştur. “ diye konuştu.


"TOPRAĞIN ALTINDA HİÇ KİMSE AYRIMCILIK GÖRMEZ"

Erdoğan, “Irkından kavminden asabiyetinden dolayı her kim kime böbürlenirse o aşağıların aşağısıdır. Irkının kavminin üstün olduğunu düşünen varsa gitsin şehitliklere baksınlar. Şehitlerin nasıl kucak kucağa yattıklarına baksınlar. Yemen’den Çanakkale savaşları için buraya gelenleri görecekler. Orada o toprağın altında hiç kimse ayrımcılık görmez. O şehitlikler millet kavramını anlatan bizim nasıl tek bir millet olduğumuzu bize anlatan manifestolardır. Bizim toplumumuzda birbirimizi tarif etmek için kullandığımız kavramlar bellidir. Biz dost can hem şehri toprak deriz. Anadolu’nun birçok yerinde bu ifadeleri bulursunuz bizim ecdadımız hiçbir zaman ötekine ırkıyla kavmiyle hitap etmemiştir. Biz de öyle bakmayız bakamayız. Kendisini güçlü olarak görenin ırkını yüceltmesi ne kadar tehlikeli ise, kendisini mağdur olarak görenin ırkını yüceltmesi de o kadar tehlikelidir. Çünkü ırkçılığın pan zehri anti tezi ırkçılık olamaz. Irkını yücelten başka ırkları yok sayanlar karşısında kendi ırkını öne çıkarmaya çalışan da aynı derecede yanlış yapar. Bizim özümüze bakarak modern dünyanın bu hastalıklarıyla baş etmek ve savaşmak zorundayız" şeklinde konuştu.


“ IMF BORCUNU MAYIS’TA SIFIRLIYORUZ “

Konuşmasının sonunda IMF’den de bahseden Başbakan Erdoğan, “ Zamanında üç beş kuruş para gelecek diye maliyeyi IMF’ye teslim etmişler. Aynı teklifi bana yaptılar. Maliyede reform dediler ‘ Size ne ? ‘ dedim. ‘ Biz yaparız sizi ilgilendiren bir konu değil ‘ dedim. ‘Biz sizinle bundan sonra stand by anlaşması da yapmayacağız’ dedik. 23.5 milyar dolar olan borcu aldık, 860 milyon dolara düşürdük. Mayıs’ta da sıfırlıyoruz. Çok daha ilginci bizden borç para istiyorlar. Biz de onlara 5 milyar dolar borç veriyoruz. Biz ülkemizdeki Kürt, Türk, Laz, Çerkez’i yaradılanı yaradandan ötürü severiz anlayışından ötürü seviyoruz kucaklıyoruz “ diye konuştu.


" BU ÇÖZÜM SÜRECİNİ ÇOK SIKI TUTALIM "

Terörle mücadele sürecine de değinen Erdoğan, “Ne olur bu çözüm sürecini çok sıkı tutalım. Artık bu işi bitirmemiz lazım. 30 seneden bu iş için harcanan parayla yeni bir Türkiye var edilirdi. Çok ciddi rakamlar. Öyleyse bu işi bitirmemiz lazım. Eğer bugün Güneydoğu ve Doğu’da işsizlik çok daha fazlaysa bunun en önemli sebebi terördür. Geçen gün Gaziantep’teydim oraya terör giremedi. İnşallah bunu başaracağız. Bu dayanışmayı barış sesini bu sevgiyi binlerce yıl bu topraklarda hakim kılmak zorundayız. Bu, milli birlik ve kardeşlik projesi. Kardeşlik denildiğinde bazıları rahatsız oluyor. Kardeş anne baba karşısında aile içinde eşit olan iki kişidir. Bizim kültürümüzde bu var. Bizde Türkiye’de kardeşlik hukukunu güçlendirecek herkesin kendisini eşit birinci sınıf vatandaş görmesini mutlaka tesis edeceğiz. Onun için ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını çok önemsiyorum. Bunun dışında farklı bazı şeyleri ortaya koymak ayrışmaya neden olur “şeklinde konuştu.(dha/ Pınar ÇITAK KOYGUN)