Erdoğan'dan Putin'e IŞİD petrolü yanıtı

Erdoğan'dan Putin'e IŞİD petrolü yanıtı
Erdoğan'dan Putin'e IŞİD petrolü yanıtı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen 15. Muhtarlar Toplantısı'nda, Rusya'nın, "Türkiye IŞİD'le petrol ticareti yapıyor" iddialarına yanıt verdi.

RADİKAL - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen 15. Muhtarlar Toplantısı’nda konuştu. Türkiye'nin IŞİD'le petrol ticareti yaptığını iddia eden ve elllerinde kanıt olduğunu söyleyen Rus lider Putin'e yanıt verdi: Bizim petrol aldığımızı iddia edenler bu iddialarını ispatla mükelleftir, aksi takdirde bu ülkeye kimse iftira atamaz.

İşte Erdoğan’ın sözlerinden satır başları:

“HİÇBİR KESİME GÖZÜMÜZÜ KAPATAMAYIZ”

Suriye konusu, tıpkı Mısır gibi Libya gibi balkanlar gibi Kafkasya gibi bizim asli meselemizdir. Suriye meselesine diğer ülkelerin yaklaşımıyla bizim yaklaşımımız arasında büyük farklar vardır. Suriye’ye atılan her bombanın yol açtığı tahribatı kendi yüreğimizde hissediyoruz. Daha önce Bosna’da Karabağ’da yaşananlar için ne hissediyorsak bugün de aynısını hissediyoruz. Biz coğrafyamızda hiçbir kesime gözümüzü gönlümüzü kapatamayız. Başkaları için bataklık olabilir, ama bizim için oralar ayrılmaz bir parçamızdır. Kafkasya, Balkanlar, Orta Asya gibi yerler başkaları için sorunlu bölgeler olabilir. Oralar bizim için medeniyetimizin en değerli unsurlarıdır.

“BAKIYORSUN ÖNÜNE PROFESÖR YAZIYOR”

İşte biz bu yüzden dünya beşten büyüktür diyoruz. Milletimizin ve coğrafyamızın işte bu köklü geçmişini bilmeyenler, bizim Suriye başta olmak üzere bölgemizdeki sorunlara yönelik samimiyetimizi de anlamıyor. Bakıyorsun önünde profesör yazıyor, ama bu inceliği anlamıyor. Çıkıp oradan işte Ortadoğu’daki yürütülen politikalarda Türkiye’nin durumu diyor. Bunların işi bu değil, anlamıyorlar. Bunlar damdan düşen değil. Sadece ideolojik bir kafa yapısıyla mantığıyla olaylara bakanlar. Nerede bu ülkenin çıkarı var, bunun hesabını bunlar yapmazlar.
Bölücü terör örgütü eylemleri konusunda bu güruhun ihanete varan bir tutum içinde olduğunu görüyoruz. DEAŞ’ın saldırılarında benzer tavırla sahneye çıktığına şahit oluyoruz. Bunların 78 milyon içinde bir avuç azınlık olduğunu biliyoruz. Bunu azınlık hukuku açısından değerlendirmiyorum, ama kendilerini çoğunluğun üstünde tahakküm etme garabeti içinde olduklarını görüyorum.

“SİPARİŞ ÜZERİNE MÜCADELE VERMİYORUZ”

Biz sipariş üzerine mücadele vermiyoruz. Daha önce Afganistan’da oynanan senaryonun Irak ve Suriye’de tedavüle sokulduğunu biliyoruz. Suriye’ye güya DAEŞ ile mücadele anlamında askeri güç taşıyan, ama bugüne kadar DEAŞ’a hiçbir zarar vermeyen ılımlı grupları hedef alanların gayesi ortadadır.

“DAEŞ MESELESİNİN AÇIKÇA ORTAYA ÇIKMASINI İSTİYORUM”

Bugün burada DEAŞ meselesinin açıkça ortaya çıkmasını istiyorum. Bölgeyi dizayn etmenin peşinde olanların asıl yüzlerini hep birlikte görmüş olacağız. DEAŞ denen örgütle Türkiye’den başka ciddi olarak mücadele eden ülke neredeyse yoktur. Türkiye bu örgütü 2005 yılında eski isimleriyle terör örgütü olarak tanımıştır. 2013’te de yeni ismiyle terör örgütü olarak kabul ettiğimiz bu yapıyla mücadelemizi sürdürdük. Ülkemizin tutumu nettir.

“EN ÇOK ZARAR GÖREN ÜLKEYİZ”

Biz bu konuda en çok zarar gören ülkeyiz. Niğde, Urfa, Ankara, Diyarbakır ve Gaziantep’te DAEŞ terör örgütünün saldırılarına maruz kaldık. Bugüne kadar 140 vatandaşımızı kaybettik, 7 güvenlik görevlimizi şehit verdik. Sınırımızda zaman zaman çatışmalar yaşandı. Buna karşılık kesintisiz bir mücadele yürüttür. 2011’den beri yaklaşık 3 bin kişi gözaltına alındı, 800’ü de tutuklandı. Örgüt mensuplarının üzerlerinde kullanıma hazır 33 canlı bomba yeleği ve patlayıcı ele geçirildi. Yabancı terörist savaşçılarla mücadele kapsamında 27 bin kişiye giriş yasağı konmuş durumda. DAEŞ’in en önemli gelir kaynakları olan akaryakıt kaçakçılığını önlemek için 2014 yılında 79 milyon litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir. Neredeyse kaçakçılık bitirilme aşamasına gelindi.

“ŞİMDİ BURADA SÖYLÜYORUM”

Şimdi burada bir şey söylüyorum. Dünya medyasına sesleniyorum. Lazkiye ve Lazkiye kuzeyi Bayırbucak Türkmenlerinin olduğu bölgede DAEŞ yoktur. Kimse bizi ve dünyayı aldatmasın. Ve burada uçaklarla yapılan bombardımanlar neticesinde şurada 1,5 ay içerisinde 300’ü aşkın Bayırbucak Türkmeni ölmüştür. Oradan Bayırbucak Türkmenleri bizim sınırlara doğru sığınmaya çalışıyorlar.

“BU SABAH AFAD BAŞKANIYLA GÖRÜŞTÜM”

Bu sabah AFAD başkanıyla görüştüm. Dedi ki “gelmek istemiyorlar” hayır diyorlar biz burada şehit olacağız. Bize insani yardım yapın, biz bu çadırların içinde yaşamaya devam edeceğiz. Dün de iki tane insani yardım götüren TIR bombalanmak suretiyle, TIR’lar yandı, üç kişi şehit, yedi kişi yaralı. Şimdi bütün bunlarla beraber ne diyorlar dünyaya? “Biz DAEŞ ile mücadele ediyoruz” Kusura bakmayın DAEŞ ile mücadele ettiğiniz filan yok. Siz Lazkiye’nin kuzeyini boşaltmak için rejimle el ele oradaki Türkmen kardeşlerimizi, Suriye vatandaşlarını öldürüyorsunuz.

“DİYORLAR Kİ DAEŞ’TEN TÜRKİYE PETROL ALIYORMUŞ”

Şimdi diyorlar ki DAEŞ’ten Türkiye petrol alıyorlarmış. Yetkili makamdakiler bunu söylüyor. Çok ayıp yazıklar olsun. Biz en büyük ithalatı Rusya’dan yapıyoruz. İran’dan yapıyoruz. Azerbaycan’dan doğalgaz yapıyoruz. Kuzey Irak’tan aynı şekilde alıyoruz.

“KİMSE BU ÜLKEYE İFTİRA ATAMAZ”

Bizim petrol aldığımızı iddia edenler bu iddialarını ispatla mükelleftir, aksi takdirde bu ülkeye kimse iftira atamaz. Ben onları müfteri olmakla sıfatlandırırım. DAEŞ çıkardığı petrolü Esed’e satıyor Esed’e. Para kaynağı da belli. Biz bu noktaya gelmek istemezdik. Nasıl oluyor da bunun yanında yer alıyorsunuz ya? Yer alanlar insan haklarından bahsedebilirler mi? İşte biz bunların karşısına dikildiğimiz için menfaat şebekelerinin bu hoşuna gitmiyor.