Erdoğan'ın dilinin altındaki bakla ne?

'Hızınız şaşırttı'
Temaslarını dün Ankara ve İstanbul'da sürdüren AB Komisyonu Başkanı Prodi, önceki akşam Başbakan Erdoğan'ın onuruna verdiği yemekteydi. Prodi, iktidarı, "Türkiye'nin nasıl zorlu bir mücadele verdiğinin farkındayız, hızınız bizi şaşırttı" diye övgülerde bulundu.
'Üç önemli lider'
Prodi, Türkiye-AB ilişkilerinin Avrupa tarihi kadar eskiye gittiğini ve sürece Atatürk'ten sonra katkı yapan liderlerin Turgut Özal ve Başbakan Erdoğan olduğunu söyledi. Erdoğan ise komisyonun, Aralık 2004'te verilecek siyasi karara katkı yapmasını istedi.
'İki ortağız'
Erdoğan şöyle dedi: "Tercih, ilişkilerin olması gereken mecrada ilerlemesi veya istenmeyen yönlere sürüklenmesi arasında yapılacak. Türkiye ve AB iki ortak; ya birlikte kazanacak ya da birlikte kaybedecek."

ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, AB'nin 2004'te Türkiye konusunda alacağı kararın, 'Türkiye-AB ilişkilerinin olması gereken mecrada ilerlemeye devam etmesi veya istenmeyen yönlere sürüklenmesi arasında yapılacak tercih olacağını' söyledi.
AB Komisyonu Başkanı Roman Prodi önceki gün TBMM'de de konuşma yaptıktan sonra Erdoğan'ın onuruna verdiği yemeğe katıldı. Yemekte Türkiye ve Avrupa ilişkilerinin Avrupa tarihi kadar eski olduğunu vurgulayan Prodi, bu ilişkinin gelişmesine katkıları açısından Erdoğan, Atatürk ve Turgut Özal'ı 'üç büyük lider' olarak nitelendirdi.
'Kazan ya da kaybet'
Başbakan Erdoğan ise 'Sözler tutulsun' mesajı verdi. Erdoğan şöyle konuştu: "Aralık'taki karar, binbir çabayla geliştirdiğimiz ilişkilerin olması gereken mecrada ilerlemeye devam etmesi veya istenmeyen yönlere sürüklenmesi arasında yapılacak tercih olacaktır. Türkiye ve AB, 1963 Ankara Antlaşması'ndan beri iki yabancı değil iki ortaktır. Ya birlikte kazanacak ya da birlikte kaybedeceklerdir. Biz, yeterince zaman kaybettiğimize inanıyoruz.
Türkiye'nin AB üyeliği, yeni bir soğuk savaşa verilecek en güzel yanıt olacaktır. Gerginliklerin kaynağında diğerlerini 'öteki' olarak görenlerin düşünceleri yatmaktadır. Ülkemizle müzakereler başlatılmazsa bu gelişmenin,
'Avrupa'da Müslümanların yeri yok' mesajı şeklinde algılanmasından endişe ederim."