'Erdoğan'ın yolsuzlukları boyunu aştı'

'Erdoğan'ın yolsuzlukları boyunu aştı'
'Erdoğan'ın yolsuzlukları boyunu aştı'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mal varlığını CHP'nin internet sitesinde yayımladığını ifade ederek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, "Sen yolsuzluk yapmadığını söylüyorsan, mal varlığına güveniyorsan Kemal Kılıçdardoğlu'nun yaptığını aynen yap, AKP'nin internet sitesine koy" diye seslendi.

ANKARA - Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında gündemdeki konulara değindi.

KÖY ENSTİTÜLERİ

Konuşmasının başında Köy Enstitülerinin kuruluşunun 72. yıldönümünü kutlayan Kılıçdaroğlu, enstitülerin aydınlığı köylerden kentlere taşıdığını ifade etti. Bu enstitülerde yetişen on binlerce öğrencinin çağdaş Türkiye'nin adsız mimarları olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, tarihçi Enver Ziya Karal'ın köy enstitülerini “tarih boyunca Türklerin dünya uygarlığına yaptığı tek özgün kaynak” olarak tanımladığını kendisinin de bu tanıma katıldığını söyledi. Kılıçdaroğlu, köy enstitülerinin kapatılmasının da çok büyük bir kayıp olduğunu belirtti.


‘KİTAPLARI DİYANETE GÖNDER’

Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın CHP'nin ikinci genel başkanı İsmet İnönü'nün din kitaplarını yasakladığını söylediğini, kendisinin de geçen hafta yapılan grup toplantısında o din kitaplarının içerikleri hakkında bilgi verdiğini hatırlattı. Kitapların dualar ve ayetlerde yapılan tahrifat nedeniyle yasaklandığını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “İsmet İnönü inançlara, dinine saygılı bir insandır. Hurafelere izin vermeyen bir insandır. Düşünebiliyor musunuz Namaz Hocası Kitabı Kur'an surelerinde tahrifat yapılmış, Kur'an dualarda tahrifat yapılmış ve buna da izin vermemiş İsmet İnönü. Günah mı işlemiş? Eğer bu kitapların doğru olduğuna inanıyorsa Sayın Başbakan kendisine açık bir çağrıda bulundum, bu kitapları al Diyanet İşleri Başkanlığı'na gönder bak bakalım basacak mı basmayacak mı? Şu ana kadar tık yok. Diyanet İşleri Başkanlığı'na gönderip göndermediği konusunda bir haber almadım. Buradan çağrı yapıyorum kendisine, Sayın Başbakan sen bu kitapları savunuyorsan derhal Diyanet İşleri Başkanlığı'na gönder, bakalım yayınlayacaklar mı, yayınlamayacaklar mı?”
Yasaklanan kitaplardan birinde de Mevlid-i Şerif adı altında ilgisiz konuların yer aldığını belirten Kılıçdaroğlu, bu kitaptan alıntılar okudu. Bunları daha önce de anlattığını, ancak Başbakan Erdoğan'ın kendisine yanıt vermediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Ben bunların yalanlarını halka anlatmaya ahdettim, sonuna kadar anlatacağım” dedi.


CAMİYİ AHIR YAPTILAR YALANI


Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın Konya'da yaptığı bir konuşmada Alaaddin Camisi'ni kastederek, “CHP buraları ahır yaptı” dediğini ifade etti. Diyanet İşleri Başkanlığı'nca basılan İslam Ansiklopedisi'nden Alaaddin Camisi'ne ilişkin bölümleri okuyan Kılıçdaroğlu, Selçuklular döneminde yapılan caminin 2. Abdülhamit zamanında yaptırılan tamir ve bazı değişikliklerin ardından, 1914-1918, 1920-1923, 1940-1945 tarihleri arasında savaş nedeniyle askeri işlere tahsis edilerek kapatıldığının kitapta yer aldığını aktardı. Bu yılların Sultan Vahdettin dönemi ile Kurtuluş Savaşı'nı ve 2. Dünya Savaşı'nı kapsadığını belirten Kılıçdaroğlu, o camiyi kullanan askerlerin çoğunun şehit olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Cami bir toplumsal buluşma yeridir. Askerlere savaş yıllarında tahsis edilmesi kadar doğal ne olabilir. Osmanlı da tahsis etmiş, Cumhuriyet de tahsis etmiş. Askere tahsis edilen bir cami, sen kalkıp milletin gözünün içine baka baka 'buraları ahır yaptılar' diye yalan söyleyeceksin. Bu yalana ben isyan ediyorum. Bunu ben söylemiyorum, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayını söylüyor. Oteli yok, kışlası yok, doğru dürüst çadırı bile yok, savaşa gidecek, şehit düşecek o asker camide yatıp kalkacak. Sen dönüyorsun millete yalan söylüyorsun 'buraları ahır yaptılar' diye. İnsanda biraz utanma olur, dine saygı olur, o şehitlere saygı olur, Cumhuriyet'e saygı olur, Osmanlı'ya saygı olur. Bu kadar saygısız, bu kadar yalan üreten. Yalan makinesi diyordum, samimi söylüyorum makineyi de geçti.
Doğruları ama doğruları her yerde ve her ortamda söylemek bu ülkeyi seven her yurttaşın görevidir. Bu görev sadece bana düşmez. Diyanet İşleri Başkanını da göreve çağırıyorum, hiçbir zaman hiçbir dönemde hiçbir cami ahır yapılmamıştır. Başbakan söyledi diye sesinizi kesmeyeceksiniz. Onurlu bir din adamı olarak çıkıp söyleyeceksiniz. Sizin kitabınız söylüyor bunu, sizin ansiklopediniz söylüyor. Niye sesinizi çıkarmıyorsunuz? İlla CHP'nin genel başkanı mı söyleyecek? Yalan üzerine yalan üretiyorlar.”

Siyasi ahlakın önemini vurgulayan Kılıçdaroğlu, ahlakın olmadığı yerde bütün kötülüklerin bulunduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, “Yalan üretiyorsunuz, insanların en temiz duygularını yalanla tahrip ediyorsunuz. Bir virüs gibi insanın hayatına, düşünce hayatına giriyorsunuz. Ayıptır, günahtır, yazıktık bu topluma” diye konuştu

İŞLEMLERİNİ İNCELEDİLER


Kılıçdaroğlu, “CHP Genel Başkanı bu kadar yolsuzluklardan bahsediyor, 27 yılı aşkın süredir devlette görev yaptı, SSK'da da görev yaptı, acaba burada bir şey bulabilir miyiz” denilerek, “müfettiş ordusunun görevlendirildiğini” söyledi. Kılıçdaroğlu, müfettişlerin raporunda, SSK Genel Müdürlüğü dönemindeki bütün ihalelerde, “Yapılan genel incelemeler sonucunda konu hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığı” sonucuna varıldığını belirtti.

Erdoğan'a, “Babamdan da dedemden de kul hakkı yemeyeceksin, boğazından haram lokma inmeyecek diye yetiştirildim. Ben senin gibi değilim” diye seslenen Kılıçdaroğlu, yolsuzlukla mücadele etmenin, insan haklarını korumanın bir yolu olduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu, geçen yasama döneminde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın, okul yapılması için verdiği paraların “yandaşlara nasıl peşkeş çekildiğini” Meclis kürsüsünden ispat ettiğini ifade ederek, eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik hakkında gensoru verdiklerini anımsattı. Kılıçdaroğlu, “O Hüseyin Çelik şimdi Van'a bile gidemiyor, Van'dan milletvekili adayı olarak gösterilmedi, kardeşinin hesaplarını Van'da versin” dedi.

Erdoğan'ın, seçim meydanlarında, “Bizim etrafımızda yolsuzluk yapanlar şimdi yok” dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Demek ki senin etrafında yolsuzluk yapanları itiraf ettin. Senin bakanlarından birine kefilim Ali Coşkun, diğerlerine değilim. Diğerleri, çocuklarına 'hayır biz yolsuzluk yapmadık, bu Başbakan yalan söylüyor' diyorsa, dava açsınlar. Hiçbiri dava açamaz, gıkını çıkaramaz. Çünkü tamamı Başbakan'ın söylemi üzerine yolsuzluk yapmış, yolsuzluk batağına girmişlerdir. Ben söylemiyorum, Başbakan söylüyor” diye konuştu.


AKP ’NİN ELİNE SU DÖKEMEZ’


Kılıçdaroğlu, zorunlu eğitimi kademelendirerek 12 yıla çıkaran kanuna işaret ederek, burada 24 ve 25. maddelerle yolsuzluk olduğunu söylediklerini anımsattı. “Hayır yolsuzluk yok” denildiğini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “2030 yılına kadar götürecekleri malın miktarı 20 milyar dolar. Şimdi 'Biz yolsuzluk yapmıyoruz' diyor. Erdoğan'a bir soru soracağım, bu ihaleleri Kamu İhale Kanunu dışına niye çıkarıyorsun? Cevap var mı, tık yok. Senin yolsuzluk dosyalarını açsak, parti mensuplarının yolsuzluk dosyalarını üst üste koysak, Recep Tayyip Erdoğan'ın boyunu aşar. Bu kürsüde İstanbul Anakent Belediye Başkanlığı yaparken İstanbul Valiliği'nin gönderdiği yazıyı da açıkladım, tık yok. Cevap, 'O yazı gizli, nasıl açıklarsınız.' Sen yolsuzluk yapmışsın, devletin valisi söylüyor, ses yok. Yolsuzluk yapanlara kim olursa olsun izin vermeyeceğiz, kararlılıkla üstüne gideceğiz. Yol, köprü yaptık diyeceksiniz, geçiniz onları siz. O yolları, köprüleri nasıl yaptığınızı, ihaleleri kime verdiğinizi herkes çok iyi biliyor. 24 ve 25. maddeler, yolsuzluk maddeleridir. Adına da FATİH Projesi diyorlar. Fatih Sultan Mehmet'i niye karıştırıyorsun. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u kurtardı, sen İstanbul'u soydun. İstanbul'u öyle bir ranta teslim ettin ki siluetini bozdun. Fatih Sultan Mehmet, bugünkü İstanbul'u görse ağlardı. O rant anıtlarını görüyor musun Erdoğan. İstanbul'un silueti ranta teslim edildi, vicdanın sızlıyor mu? 20 milyar dolarlık hortum yaparsın Kur'an'ı perdelersin, sonra FATİH dersin, Fatih Sultan Mehmet'i perdelersin. Ne Allah'tan korkuları var bunların, ne de kuldan utanıyorlar. Yolsuzluk konusunda hiç kimse, hiçbir siyasi parti AKP'nin eline su dökemez, burada haklarını teslim edelim. Yaptıkları yolsuzlukların türünü Patent Enstitüsü'ne tescil ettirseler, Patent Enstitüsü 24 saat çalışsa, başka işlere ayıracak zamanı kalmaz. Bunlarda her türlü numara var. Kamu İhale Kurumu'nun içine yolsuzluk çetesi kurma kimin aklına gelirdi, bunlar onu da yaptılar. Yolsuzlukla mücadele kurumu içinde yolsuzluk yapanlar var. Aklınıza fitreden yolsuzluk yapan, kurban yolsuzluğu aklınıza gelir miydi, zekat yolsuzluğu yine bunların eseri. Şimdi kalkmışlar, 'Biz yolsuzluk yapmıyoruz' Sen onu külahıma anlatacaksın.”


MAL VARLIĞINI AÇIKLA


Kılıçdaroğlu, mal varlığını devletin resmi kağıtlarını doldurarak CHP'nin internet sitesine koyduğunu anımsatarak, kimden alacağı, kimden borcu olduğu, evinin ada paftası, çocuklarının mal varlığının burada bulunduğunu kaydetti. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a, “Sen yolsuzluk yapmadığını söylüyorsan, mal varlığına güveniyorsan Kemal Kılıçdardoğlu'nun yaptığını aynen yap, AKP'nin internet sitesine koy” diye seslenerek, şöyle devam etti: “Koyabilir mi? Nerden koyacak, koyamaz. Kul hakkı yiyen adamdan, yoksulun, fakir fukaranın hakkını yiyenlerden korkun. Bunlardan, dini siyasete alet edenlerden bu memlekete hayır gelmez. Artık bunu herkesin bilmezi lazım. Recep Tayyip Erdoğan ve kırk haramiler. Aynen devam ediyor. Kırk haramiler kervanında her türlü adam var; sır küpü de var para küpü de var, hepsi var. Bunların bir de yolsuzluk marşı var, Erdoğan, mikrofonu görünce dayanamaz; beraber yürüttük biz bu yollardan... Beraber yürüttüler, gözünüz doysun arkadaş, dünyalığınızı yaptınız, yedi sülalenize de yetecek mal varlığınız var. Ne istiyorsunuz bu milletten, yeter artık. Bunu söylüyorum, rahatları kaçıyor. Erdoğan'da yeni bir fobi oluştu; Kemal Kılıçdaroğlu fobisi. Ben muhalefet partisi lideriyim, normal olarak bir iktidarın yaptığı yolsuzluk, ahlaksızlık, hırsızlıkları anlatmak zorundayım, görevim de zaten bu, adı üstünde muhalefet partisi. Peki Erdoğan'ın görevi ne, muhalefet partisine muhalefet etme görevini üstlenmiş. Sabah kalkıyor Kılıçdaroğlu, akşam yatıyor Kılıçdaroğlu, gece rüyada görüyor Kılıçdaroğlu, sabah afakanlar basıyor ne oldu diyor. Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nu sen yattığın her saniye rüyanda göreceksin, hiç endişen olmasın. Bu fobinin tedavisi yok. Korkunun ecele faydası yok, yolsuzlukların üzerine gideceğiz Erdoğan rahatsız olsun diye gideceğiz.”

Bir gencin, aç ve açıkta olduklarını, işe girmek için referans olması gerektiğini söylemesi üzerine Kılıçdaroğlu, “Dikkatli ol, dışarıya çıkarken Silivri'ye gidebilirsin” diye karşılık verdi. (aa)