Eski kaleler yeni fatihler

ANAP'ın eski kalesi Bakırköy'de AKP ve CHP yarışıyor. Beykoz, Eminönü, Bayrampaşa, Güngören ve Beyoğlu'ndaki yarışlar kıran kırana geçiyor.
Haber: Gürsel DOĞAN / Arşivi
Selim Efe ERDEM / Arşivi

BAKIRKÖY

1997-2000 arasında nüfusu yüzde 6.35 oranında azalan Bakırköy'de 250 bin kişi yaşıyor. Altyapı sorunu olmayan ender ilçelerden. Ancak en büyük sorunu deprem. İzmit depreminden en fazla etkilenenlerden biri olan ilçede, bina güçlendirmesine yönelik ciddi hazırlık yapılması gerekiyor.
Yarış, AKP, CHP ve SHP arasında geçiyor. Eski Eminönü Belediye Başkanı Ahmet Çetinsaya'yı aday gösteren ANAP da hızla toparlanma yolunda. Sağda ibre AKP adayı Taner Mustafaoğlu'nu gösteriyor.
Solda CHP adayı Ateş Ünal Erzen'in ilçeden olmaması büyük tepki çekiyor. SHP, uluslararası pek çok ödül sahibi eski kooperatifçi Bakırköylü Oğuz Soydan gibi iyi bir adayla hızla tırmanışa geçti. SHP de en az CHP kadar iddialı. 2002 yılı seçimlerinde 176 bin seçmenden 45 bini sandığa gitmedi. AKP, SHP ve CHP adaylarından hangisi bu küskünleri yanına çekerse seçimi o kazanır.

Mustafaoğlu: Çözüm projeleri hazır

"Bakırköy'ün en önemli sorunları olan deprem, otopark ve dere ıslahını çözüme yönelik projelerimiz var. Çok katlı yerine yeraltı otoparklarıyla
park sorununu çözeceğiz. Herkesin binasının depreme ne kadar dayanıklı olduğu belirlenecek, buna göre gereken önlem alınacak. Binalar ya güçlendirilecek, ya da yıkılacak.
Dünya Bankası'yla bu konuda yapılan kredi anlaşmasını halkımıza aktaracağız. Şehrin görüntüsü değişecek. Emniyet ve özel güvenlik şirketleriyle işbirliği yapıp, merkezi güvenlik kameraları sistemi kuracağız.
Sosyal belediye
Almanya'da uygulanan bir model var. Tinerci çocukları rehabilite edip, eğiteceğiz ve güvenlik görevlisi olarak kullanacağız. Ayamama Deresi'ni de Devlet Su İşleri ve İSKİ ile birlikte arıtacağız. Sloganım, 'Kıyısından denize girilebilen, balık tutulan Bakırköy'.
Dünya çapında bir sporcu ve birkaç sanatçı yetiştirmek istiyoruz. Konservatuvar ve spor akademisi, sporcu sağlığı hastanesi kurarak, güçlü altyapı oluşturacağız.
Sdney'deki gibi bir simgesel kongre merkezi yapacağız. Bunun altyapısı var. Yaşlılara, özürlülere, çocuklara açık çekimiz olacak. Bugüne kadar yapılan bütün iyi çalışmalar desteklenecek."

Soydan: Kesin kazanacağız

"Bakırköylü olan tek aday benim. Sosyal demokrat oylar SHP'de toplanıyor. SHP'ye büyük ilgi var. AKP ile başa baş gidiyoruz. Tüm adayları dinleyen 62 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Bakırköy Sivil Toplum Kuruluşları Platformu beni desteklediğini ilan etti.
Azınlık desteği
İlçemizdeki gayrımüslim vatandaşlarımız da bana destek veriyor. Seçilirsem, bir başkan yardımcımı bu vatandaşlarımızdan seçeceğim. Projelerimden bazıları şunlar:
Tüm binalar incelenecek, depreme karşı risk taşıyanlar için gereken önlem alınacak. Yurtiçi ve yurtdışından toplanan yardımların ücretsiz dağıtılacağı 'Dayanışma Market' kurulacak. Kapkaça karşı özel güvenlik oluşturulacak. Tüm madde bağımlısı sokak çocukları için rehabilitasyon merkezi kurulacak. Arıtma tesisi kurulacak, deniz kirletilmeyecek. Çevrenin korunması için 'Çevrenin sahipleri' örgütü oluşturulacak.
Sosyal ve kültürel faaliyetlerin yanı sıra meslek edindirme kurslarının verileceği kişisel gelişim merkezleri açılacak. Her mahalleye kreş yapılacak. Emekliler, kimsesizler ve yaşlılar için 'İkinci bahar evi' kurulacak. Hizmet ve harcamalar açık olacak, isteyen denetleyebilecek. Belediyenin web sitesinde bunlar yayımlanacak.
Kısaca Bakırköy'ü, güvenli, değerli, temiz ve sosyal bir ilçe yapacağız."

Erzen: Avrupalı bir ilçe olacak

"Katılımcılığa inandığım ve yıllardır edindiğim deneyimimi siyasette kullanmak için adayım. Yerel yönetimlerin görevi artık sadece çöp toplamak değil, ekonomik ve sosyal işlerde de toplumun hayatına yön vermek, toplumla birlikte çalışmak.
Yurttaşa bilgi verip hesap sormasını istemek var. Bakırköy'ün bugün en önemli sorunu deprem. Bakırköy'ün durumu hakkında Boğaziçi Üniversitesi Deprem Mühendisiliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik'ten bilgi aldım. Göreve gelir gelmez, tüm binaların ruhsatlarını güncelleyeceğim.
Gereken binalara onarım yaparak olması muhtemel depremde yıkılmaktan kurtaracağım. Yıkılması gereken binalar için uzun vadeli Dünya Bankası kredileri kullanacağız. Ulaşım dahil, her şeyi depreme göre planlayacağız. Beş yıl içinde Avrupalı bir Bakırköy yaratacağım, ilçeye uluslararası reyting kazandıracağım."

Çetinsaya: '3 Ç' projesiyle çözüm

"Dışarıdan altyapısını tamamlamış, hiçbir sorunu yok gibi görünen Bakırköy, maalesef hâlâ çöp, karanlık sokaklar, tinerciler, yeşil alan işgalleri ve kaçak inşaatlarla uğraşıyor. Belediye başkanı bu işin ucunu iki yıldır bırakmış. 10 yıl başhekimlik ve 5 yıl belediye başkanlığı yapmış biri olarak, bu durumu düzeltmek için adayım.
Adaylığımdan sonra ANAP oylarının hızla arttığını ve adayına memnuniyetsizlik nedeniyle CHP oylarının da aynı hızla düştüğünü gördük. Şu anda Bakırköy'de AKP ile ANAP yarışıyor. Bakırköy'de sanki belediye yok gibi bir disiplinsizlik var. Göreve geldiğim ilk gün, özellikle Florya ve Yeşilköy'deki kaçak inşaatlara müdahale edeceğim. '3 Ç' projemizle, çöp, çamur ve çukur sorununu üç haftada halledeceğiz.
Yine üç haftada ilçede karanlık hiçbir yer kalmayacak, her yeri aydınlatacağız. Dünyada para ödemek için bu kadar eziyet çekilen başka yer yoktur. Vatandaşların emlak, çöp, elektrik ve bina aidatlarını ödemek için kuyrukta beklemelerini önleyeceğiz, tek bir veznede her türlü ödemeyi yapacaklar."



EMİNÖNÜ
Tarih yuvası Eminönü'nün kaderini 35 bin seçmen belirleyecek. Gündüz 3 milyonu bulan nüfusu, gece 50 bine düşüyor. 2002 seçimlerinde 13 bin seçmen oy kullanmadı.
Yarış halen belediye başkanı olan SP'li Lütfi Kibiroğlu ile AKP adayı ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ın avukatı Nevzat Er arasında. Er de, eski bir SP'li.
İki Milli Görüşçü yarışırken, CHP adayı Zeynel Yılmaz da, aradan sıyrılmaya çalışıyor.

Kibiroğlu: AKP rakibim değil

"Eminönü'nde üç ana sorun var. Birincisi polisi ilgilendiren kapkaç ve fuhuş. İkincisi TEK'i ilgilendiren sokak lambası. Üçüncüsü koruma kurulunu ilgilendiren metruk binalar. Bu sorunların başkanı ben değilim.
Biz 1999'da vaat ettiklerimizi dörte katlayarak gerçekleştirdik. Her şeyden önce, Eminönü'nü plana kavuşturduk. İkinci dönemde, turizmi geliştirmeye çalışacağız. Tarihi eserleri restorasyon müdürlüğü ve turizm müdürlüğü kuracağız. Bu tarihi mekânda bir parmak asfalt bırakmayacağız. Özelliği olan, aslına uygun olarak arnavutkaldırımları yapacağız. İftihar ettiğimiz 1/1000'lik planlarımızla, metruk binalar ihya edilecek.
'Kendimle yarışıyorum'
Tarihi çeşme ve eserleri gücümüzün yettiği oranda tekrar hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Vakıflardan devralarak sekiz tarihi binayı restore edip turizme kazandıracağız. Ulaşımı rahatlatmak için, Eminönü'nde tek yön uygulaması yapılacak. Benim Eminönü'nde AKP ile bir rekabetim yok. Eminönü'nde ben kendimle yarışıyorum."

Er: Çürümeyi bitireceğiz
"Eminönü ayak altında kalmış, ilçede bir kargaşa var. Bunu disipline almak lazım. Güvenlik, fuhuş, bekârların sorunları, hukuksuzluk var. Otelcilerin problemleri var. Turistler için rahat ve güvenilir bir ortam, rahat bir yemek yeyip yürüyüş yapacakları yer yok. Bunları hükümetimizle birlikte çözeceğiz.
Binaların yüzde 40'ı metruk. Bu binalarda geceleri kim yatıyor, kim ne yapıyor belli değil. Kimin girip çıktığı belli olmayan, fuhuşun, gaspın, kargaşanın olduğu bir yer olmuş Eminönü. Normal yapılması gereken temizlik bile yapılmıyor. İnsanların sağlıklı yaşayabileceği, çocukların sokakta olmayacağı, kadınlarımızı ve gençlerimize eğitim ve meslek edindirecek merkezlerin olacağı bir Eminönü yapacağız. Fuhuşa karışan o yabancıların çoğu Türk vatandaşlarıyla evlenmiş, yaşadıkları farklı insanlarca da kullanılıyorlar. Toplumda bir çürüme var. Eminönü' nü inşallah kurtaracağız."

Yılmaz: Çare turizmde
"İlçede gündüz 2.5 milyon insan yaşıyor, ama saat dokuzdan sonra sokaklarında insanların dolaşmasının bile tehlikeli olduğu Eminönü'nün karanlık yüzü başlıyor. Gece nüfusu, çoğunlukla Güneydoğu'dan göç etmiş ve yüzde 70'i açlık sınırının altında yaşayan insanlar. Konut, işsizlik ve sağlık sorununu çözeceğiz.
Eminönü'nü oturulacak yer haline getireceğiz, işyeri ve konut alanlarını birbirinden ayıracağız. İşsizlerin bir kısmı için, belediye ihalelerinde mutlaka Eminönü'nde çalışma zorunluluğu getireceğiz. Meslek kursları verip, buradaki kuyumcu ve halıcılarda iş bulacağız.
Sokak çocuklarına rehabilitasyon merkezi kuracağız. Her yıl İstanbul'a gelen iki milyon turistin yüzde 99'u Eminönü'ne uğrar ama sadece Ayasofya ve Kapalı Çarşı'yı gezdirir, göndeririz. Eminönü' nün her tarafı Ayasofya olacak."


BEYOĞLU

250 bin olan gece nüfusu, hafta sonunda üç milyonu aşıyor. En büyük sorun metruk evler. 6-7 eylül olaylarından sonra göç eden azınlıkların bıraktığı binalara, Lozan Antlaşması'na kadar uzanan mülkiyet sorunları nedeniyle müdahale edilemiyor ve kültür mirası binalar teker teker çöküyor. Beyoğlu, Anadolu'dan göç etmiş ve açlık sınırının altında yaşayan on binlerce aileyi de barındırmasıyla, zenginlik ve yoksulluğu bir arada sergiliyor.
Beyoğlu'ndaki yarışta AKP adayı Ahmet Misbah Demircan önde görünüyor. Demircan'ı, CHP adayı Haluk Öztürk Atalay zorluyor. Atalay, 1984-1989
arasında ANAP'tan Beyoğlu Belediye Başkanlığı yapmıştı.

Demircan: Kültür ve sanat merkezi olacak

"Başbakan Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kadir Topbaş ve benim Kasımpaşalı olmam, Beyoğlu için büyük bir şans.
Başbakanımızın gündeme getirdiği ve ilk etapta 10 milyon turist getirmeyi hedefleyen 'Üç İstanbul Projesi'nin bir ayağı da Beyoğlu ve Galata. Bu projeyle Beyoğlu'nun önemi de artıyor. İlçenin sorunlarını ve çözümü biliyorum.
Tapuya çözüm
Bir turizmci olarak, Beyoğlu'nu turizm merkezi yapacağım. Beyoğlu'nun bir eğlence, sanat, kültür merkezi olma özelliklerini geliştireceğim.
İstanbul'un en önemli ilçelerinden biri olan Beyoğlu'nda, özellikle azınlıklar ve vakıflara yönelik metruk binalarla ilgili çok ciddi bir tapu sorunu yaşanıyor. Bu sorunla ilgili olarak hükümet bazında projeler var. Eski yığma binalardan başlayarak, bir güçlendirme projesini hayata geçireceğiz.
'Sivil inisiyatif oluşacak'
Beyoğlu'nda tüm siyasi parti, dernek ve temsilcileri bir araya getiren sivil inisiyatif oluşturacağız. Tüm mahallelere bir anaokulu ve kreş kuracağız.
Beyoğlu'nu yurtdışında tanıtacak kısa metrajlı bir film yapacağız. Aktivitelerle Beyoğluluk bilincini geliştireceğiz. Beyoğlu Belediyesi'nin tüm hizmetlerini e-belediyeye aktaracağız. Şeffaf ve katılımcı olacağız. Hobi bahçeleri oluşturacağız."

Atalay: 15 yıldır bir şey yapılmadı

"Beş yıl süreyle başkanlığını yapmış ve 40 yıllık Beyoğlulu olarak, Beyoğlu'nun sorunlarını ve çözümünü çok iyi biliyorum. Başkanlıktan ayrıldığım 1989'dan sonra Beyoğlu'nda hiçbir şey yapılmadığını görüyorum. Beyoğlu geçen 15 yılda kimliğini kaybetti, çöküyor. Beyoğlu'nda önemli ölçüde kültür mirasımız artık yok olmak üzere.
Beyoğlu'nda işsiz, aç, sağlıksız insanlar var. 15 yıl önce hazırladığım 5 bin yataklı Galata turizm projesi, Perşembepazarı turizm merkezi, Haliç kıyı projesi, Talimhane'nin oteller ve eğlence merkezine dönüştürülmesi rafa kaldırıldı ve uygulanmadı. 15 yılda sadece beş muhtarlık kulübesi yapıldı. Göreve geldiğimde, bu projeleri hayata geçireceğim. Beyoğlu'nu kültür ve sanatın başkenti yapacağım."


BEYKOZ

Arazisinin yüzde 90'ı devlete ait olan Beykoz, 2B sorununun en yaygın yaşandığı bölge. Yüzde 80'i orman olan Beykoz' un 250 bin kişilik nüfusunun çoğu tapu sorunu yaşıyor. İlçenin büyük çoğunluğunu Karadeniz kökenliler oluşturuyor.
Beykoz'un imar, mülkiyet, işsizlik ve ulaşım sorunları var. İlçeyi şehir merkezine bağlayacak doğru düzgün bir yol ve gelişmiş bir deniz ulaşımı yok.
İlçede yarış, DSP'den CHP'ye geçen mevcut belediye başkanı Alaaddin Köseler ve AKP adayı Muharrem Ergül arasında geçecek gibi görünüyor.

Köseler: Sıra tapuyu çözmede

"1999'da 3.9 trilyon borçla devraldığım Beykoz'u borçsuz ve çalışan bir belediye haline getirdik. 550 adet belediye taşınmazının mülkiyetini mahkeme kararıyla Büyükşehir Belediyesi'nden devraldık. Beykoz tarihinde ilk kez Tokatköy'de 505 kişiye tapu dağıttık. Altyapıyı bitirdik.
1400 Beykozluya iş bulduk. Önümüzdeki beş yıllık döneme ait projelerimiz de hazır. Beykoz önce planına, Beykozlu da tapusuna kavuşacak. İlk etapta Çiğdem, Soğuksu, Rüzgârlıbahçe, Kavacık, Merkez, Çubuklu mahallelerinde yaşayan vatandaşlarımıza tapularını dağıttıktan sonra diğer mahallelerin tapu sorununu çözeceğiz. 5 bin kişiye daha iş bulacağız. Engelliler rehabilitasyon merkezi, omurilik felçlileri merkezi kuracağız. Beykoz'a yat limanı yapacağız.
Deri, sayacılık, cam tezyini işlerinin devamı için küçük sanayi sitesi kuracağız. Planlarda yer almasının takipçisi olacağız. Beykoz'da Atatürk park ormanı ve botanik parkı yaparak en az 100 bin ceviz ağacı dikeceğiz. Plansızlık ve işsizlik sorununa çözüm bulacağız."

Ergül'ün hedefi yaşanabilir ilçe
"Beykoz'un çok ciddi imar, mülkiyet, ulaşım ve işsizlik sorunu var. 2B ve diğer yasal düzenlemelerle bu imar ve mülkiyet sorunu çözülebilir. Mevcut yapı stokunun depreme uygun hale getirilmesi için bir çalışma başlayacak. Yeni yapılacak binaların da deprem yönetmeliğine göre hazırlanmasına hassasiyet göstereceğiz.
Ulaşım sorunu için Bayındırlık Bakanlığı İl Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi'yle birlikte, Beykoz ulaşım mastır planı hazırladık. Bu plan hayata geçince, Beykoz ulaşımı rahatlayacak.
'İşsizlik büyük sorun'
Şişecam kapandı, Sümerbank kapanmak üzere ve Tekel fabrikası da eski verimliliğinde değil. Bundan dolayı burada çok ciddi bir işsizlik var. Dolayısıyla Boykaz'a yeni yatırımcıyı, üniversite kampüsünü getirmek zorundayız. Turizm amaçlı, istihdam artırcı yatırımların Beykoz'a getirilmesi gerekiyor.
Ben Beykozluyum. İstanbul'un en güzel yerinde olan ilçemizi, yaşanabilir hale getirmek için elimizden gelen gayreti göstereceğiz."


BAYRAMPAŞA

Nüfusunun büyük çoğunluğunu Yugoslav, Arnavut ve Bulgar göçmeni Türklerin oluşturduğu Bayrampaşa' nın en büyük sorunu çarpık yapılaşma. İlçe, imar ve mülkiyet sorununun en yaygın yaşandığı bölgelerden biri.
Orta ve dar gelirli grubun yaşadığı ilçede, sosyal dokuyu geliştirmeye yönelik projelere ihtiyaç var. İmar sorunu ciddi bir deprem riski de oluşturan, zemin ve yapı stoku açısından İstanbul'un en riskli alanlarından biri olan Bayrampaşa'da kentsel dönüşüm projesi hazırlanmalı. 10 yıldır Bayrampaşa'yı yöneten belediye başkanı AKP'li Hüseyin Bürge'nin rahat kazanacağı görülüyor. Bürge'nin en yakın takipçisi CHP adayı Recep Tayyar Akar.

Akar umutlu
"34 yıldır hekimlik yapan, 48 yıldır burada oturan biri olarak bölgenin sorunlarını ve 14 mahallesini avucumun içi gibi biliyorum. Bayrampaşa'da 47 yıldır bir şehirleşme hamlesi görmedim. Bayrampaşa'nın yetiştirdiği bir evladı olarak vefa borcunu ödemek, ikinci bir aile gördüğüm Bayrampaşa halkına, bir hekim olarak hizmet etmeye adayım.
Bayrampaşa'da imar sorunu inanılmaz boyutta, kenteşmeyi sağlamak için büyük bir hamle yapacağız. Bir tane bile kültür evi yok. Bir kültür merkeziyle, tiyatro, müzik, resim ve kültür sanat hizmetleri vereceğiz. Kadın ve çocuk korunma merkezi kuracağız. Burada okuma-yazma bilmeyen çok sayıda insan var, kurslar açacağız. Bir belediye hastanesi kurulacak.
İhtiyacı olanlara gıda ve yakacak yardımı yapılacak. Bütün projlerin kaynağı hazır."

Bürge: 2024'ü düşünüyoruz

"Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarla 10 yılda tüm altyapı sorununu çözdük. Balkanlar'ın kültür sitesi projem var. Ben 2024'ü düşünerek proje hazırlıyorum. Sosyol doku ve kentsel dönüşüm projelerim hazır. Bayrampaşa'yı Balkanlar'ın kültür merkezi haline getireceğim. Turizmden pay istiyorum. Bunun altyapısı var, triko ve gıda fuarı düzenleyeceğim. Dünyada bir tek örneği Monako'da olan projelerimiz var.
Deprem zemin etüdünü ilk yaptıran belediye başkanıyım. Bayrampaşa'da pilot bölge seçip, depreme dayanıklı binaları tespit edeceğim. Binaların kaç katlı olduğunu, dayanıklılığı, karnesini çıkarmayı hedefliyorum. Bunun altyapısını hazırladım.
Parsel bazında arsa tespitleri yapıp, sarı dökümcülerin olduğu bölgede, otopark ve yeşil alanlı binalar inşa edeceğiz. İddiayı sevmem ama
Bayrampaşa'da AKP dışında yüzde 10'u geçen parti kalmadı. Yine kazanacağız."


GÜNGÖREN

1985'te 123 bin nüfusa sahip Güngören, bugün 350 bin kişinin yaşadığı bir ilçe. Hızlı büyümenin getirdiği altyapı sorunları var. Hiçbir kültür sanat, alışveriş ve eğlence merkezinin bulunmadığı ilçede, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlar aksıyor.
Dere yatakları üzerinde kurulan ilçe, zeminin yanı sıra yapı stoku açısından da ciddi deprem riski taşıyor. Birer sinek yuvasına dönüşen derelerin ıslahı, Güngören için ayrı bir sorun.
AKP, 2002 seçiminde oyların yüzde 43'ünü aldı. Bu nedenle AKP adayı Şakir Yücel Karaman'ın seçimi alma şansı büyük. Ancak CHP adayı Kemal Timur da iddialı. Timur'un en büyük avantajı, AKP'li belediye başkanının ilçeye doğru dürüst bir hizmet veremeyişi.

Karaman: Hedef tekstil
"Güngören için 2023'ü planlayan projelerim var. Merter'i, dünya tekstil merkezi yapacağız. Merter, Türk tekstilinin kalbi, ancak neden dünya tekstil merkezi olmasın? Buranın önce dış görünüşü ve fiziki şartlarıyla ilgili iyileştirmeler yapılacak. Toplu ulaşım ve trafik akışı sağlanacak. Bir kongre merkezi kuracağız. Yurtdışından gelen işadamları, turistler ve bavul ticareti yapanlar için daha cazip hale getirmek amacıyla da bazı sosyal alanlar tesis edeceğiz. Burada her türlü firma yer alıp ürünlerini sergileyebilecek. Bazı mahallelerimiz diğerlerinden hizmet noktasında geride kalmış.
Öncelikle altyapısı, yolları ve her yönüyle bu farklılığı giderip, bir an önce sosyal ihtiyaçların giderilmesine yöneleceğiz. İnsanlarımızın eğitim, sağlık ve her türlü ihtiyaçlarını karşılamaya kararlıyız.
Çağdaş bir kent yönetimi neyi gerektiriyorsa, bunu halkımıza sunmaya hazırız. Haznedar Mahallesi'nde oldukça geniş bir alanı kaplayan Koç Grubu'na ait, Magirus'un eski fabrika arazisi Güngörenliye kazandırılacak. Geriye dönük yıkım yapılmayacaksa da yeni inşaatlarda kesinlikle imara, depreme ve kentliliğe uygunluk aranacak ve bu konuda belediye kararlılığını koruyacak. Şeffaf, halka açık, dürüst bir belediye kuracağız."

Timur: İlçeyi kent konseyi yönetecek
"Güngören'i AKP'den kurtaracağım. İlçeyi, varoşluktan kentliliğe taşıyacağım. Toplu taşımayı geliştirip yaygınlaştıracak, yeşil alanları çoğaltacağım.
Halka nefes alacakları yeşil alanlar, spor tesisleri sunacağım. İlçeyi kültür merkezi haline getireceğim. Engellileri toplum hayatına kazandıracağım. Çalışan kadınların çocukları için kreş, bakıma muhtaç yaşlılara huzurevi açılacak. Mahalle muhtarları ve sivil toplum örgütü temsicilerinden oluşturulacak kent konseyi kurulacak. Güngören'in temel sorunları bu konseyce planlanacak."


Eski seçimlerden seçmeler

  • Mehmet Ö.ALKAN

    Ortanın solu...
    CHP 1970'lerin yükselen partisiydi. Bunun tohumları 1950'lilerin ortasında atılmıştı. CHP'nin muhalefet yıllarında partide başlayan değişim, genç kadroların CHP'ye katılması, parti içi bilimsel eğitim ve etkinlikler, meyvelerini 1960'ların ortasında verdi. Aslında, 1965 seçimleri öncesinde, İnönü tarafından dile getirilen 'ortanın solu' düşüncesi, yaklaşık 10 yıllık bir birikim ve değişim sürecine ad konmasıydı. 1961 sonrası kurulan İnönü başbakanlığındaki hükümetlerin çıkardığı ve toplumsal yaşama ilişkin kanunlar da bu düşünceyle hazırlandı.
    İnönü, 'Ortanın solu' kavramını açıklarken, bunun CHP'nin 1959'da kabul edilen 'İlk Hedefler Beyannamesi'ne, 1961'deki 'Temel Hedefler Beyannamesi'ne ve 1964'teki 'İleri Türkiye Ülküsü' adlı belgelere dayandığını da belirtmişti.
    Muhalifler, seçimler sırasında 'Ortanın solu, Moskova'nın yolu' sloganı atsa da, ortanın solu, sosyalist teoriden çok, Amerikan türü bir kalkınma modelinden esinlenmişti. Nihat Erim 'Ortanın solu'nu Roosvelt'in 'New Deal' politikasına benzetiyordu. İnönü de 'Ortanın solu'nun hem Halk Partisi geleneğine dayandığını hem de Amerika şartlarına bazı yönlerden benzerlik gösterdiğini söylemişti.
    İnönü, şöyle diyordu: "Amerika'ya benzerlik şurada: Büyük bir ekonomik buhrandan sonra Amerika çok güç bir düzelme devrine girdi. Şimdi biz de büyük bir ekonomik ihtiyaç karşısında, çetin bir kalkınma çabası içindeyiz. Bu kalkınmayı muhafazakâr tedbirlerle karşılayamayız. Çok fedakârlık yapmak lazım. Normal tedbirler dışında çalışma zarureti duyulunca alınan tedbirler, ortanın solunda sıfat taşır. Kalkınma reformu, petrol davası ve bunun gibi tedbirler fevkalade zamanların çabalarıdır."
    İnönü, 4 Ekim'de yaptığı konuşmada ise "Bugünkü devlet, sosyal devlettir. Bu Anayasa hükmüdür. Anayasa, ortanın solunda bir kanaatle yapılmıştır" demişti.
    CHP, 1965 seçimlerinde umduğunu bulamadı, ama programı şekillenmeye başlamıştı. CHP'nin bu yeni adresi, partililerde yıllar sürecek bir heyecan uyandırdı. CHP'nin 1970'lerdeki yükselişinin nedenlerinden biri de bu heyecandı. Bu süreçte Bülent Ecevit, ortanın solu düşüncesinin vitrindeki 'teorisyeni' oldu ve 18. Kurultay'da (1966) genel sekreterliğe seçildi, yükselişi başlamıştı.
    Ortanın solu ve '8'ler 48'ler'
    Ortanın solu, CHP içinde çok sert tartışmalara neden oldu. Muhafazakâr/gelenekçi kanat 'ortanın solu' deyiminden ciddi bir rahatsızlık
    duymuştu. İnönü'ye yönelik ağır eleştiriler yapıldı. Örneğin Yusuf Ziya Ortaç, yazdığı oldukça sert bir makalede "Siz cevap veriniz şimdi Paşa: İnönü aslanı İsmet Paşa'yı, Lozan aslanı İsmet Paşa'yı seksen yaşından sonra Moskova sirkinin aslanı olarak görmeğe razı mısınız?" diyecek kadar ileri gitmişti.
    Turan Feyzioğlu öncülüğündeki bir grup CHP'nin, 'ortanın solu'nda değil, 'ortanın sağı'nda yer alması gerektiği iddia ediyorlardı.
    Parti içi çatışmanın derinleşmesiyle 28 Nisan 1967'de 4. Olağanüstü Kurultay toplandı. Feyzioğlu ve 8 arkadaşı ile başlayan muhalefet kurultay sonunda 48 milletvekilinin CHP'den istifa etmesiyle sonuçlandı. Bu, CHP tarihindeki en büyük kopuştu. Ayrılanlar 12 Mayıs 1967'de Feyzioğlu öncülüğünde Güven Partisi'ni kurdu.

    Bir plak: Ak Günlere
    CHP'nin, 1969 seçimlerindeki bildirgesinin adı 'Düzen Değişikliği Programı'ydı. CHP, 1973 seçimlerine Bülent Ecevit'in genel başkanlığında hazırlandı. Seçim öncesinde yayımlanan bildirge 'Ak Günlere' adını taşıyordu. 'Ak Günlere', 'Düzen Değişikliği Programı'nın geliştirilmiş haliydi. Bildirge uzun, ayrıntılı, gerçekçi tespit ve önerilerinden oluşuyordu. Seçmen de bunu anlamakta gecikmedi. CHP hem 1973 hem de 1977 seçimlerinden birinci parti olarak çıktı.
    CHP'nin 1973 seçimlerinde kullandığı propaganda plağı da 'Ak Günlere' adını taşıyordu.
    Plak Sözleri:
    Bu zor günler yakında biter, Ak Günler başlar,
    Haydi arkadaşlar, hep beraber, el ele Ak Günlere.
    Karanlığa, zorbalığa, haksızlığa, kurşunlara paydos.
    Dost ellerde ak güvercinler havalanmak için,
    Tüm kardeşler hakça yaşamak için bizi bekler,
    Haydi arkadaşlar, hep beraber, el ele Ak Günlere.

    İlk tartışma 1965'te
    CHP içinde 1965 yılı başından itibaren 'sol'u tartışmaya başlamıştı. Eminönü İlçe Gençlik Kolu Başkanı Gülsevil Erbatur'un düzenlediği ve İsmet Giritli'nin konuşmacı olarak katıldığı toplantılardan biri 'Demokratik Sosyalizm' konusundaydı.

    Turan Güneş'ten hiciv
    Halkla bütünleşmiştik, kendimiz tam halk olduk,
    Kendi benliğimizi yakıp, yeni baştan halkolduk.
    Şimdi sıra esnafta, onunla bütünleşip,
    Siyaset âleminde hepimiz esnaf olduk.
    [Cahit Kayra; Turan Güneş'in Siyaset Şiirleri (İstanbul: Milliyet Yayınları, 1985) s.10]
    -------------------------
    YARIN: Beşiktaş, Esenler, Fatih, Gaziosmanpaşa, Kâğıthane, Maltepe