Ev hapsi ve af için 'silah' şartı

Ev hapsi ve af için 'silah' şartı
Ev hapsi ve af için 'silah' şartı
Hükümet Kürt sorunu konusunda ciddi bir çalışma programı hazırladı. Hükümetin 'tek vatan, tek bayrak' dışında radikal adımlar atmasının şartı ise silahın bırakılması.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA- Hükümetin, Kürt sorunu konusunda atacağı adımlarda ‘tek vatan, tek bayrak’tan sonra en önemli kırmızı çizgisi PKK ’nın silah bırakması. ‘Anadilin öğretimi’ gibi temel hak ve hürriyetler kapsamındaki reformlar PKK ile mücadeleye paralel olarak sürdürülecek. Ancak ‘Öcalan’a ev hapsi’, ‘yönetici olmayan PKK’lılara af’ gibi PKK’nın talepleri, PKK silah bırakırsa masaya konulacak. Hükümet ve AK Parti teşkilatları, 2012 yazını da Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni köy köy dolaşıp, sorunun çözümü için yapılanları ve yapılacakları anlatarak geçirecek. Bunun için çok sayıda broşür ve kitap bastırıldı.
Kürtler ne istiyor, PKK ne istiyor hükümetin ‘Habur kazası’ nedeniyle bir süreliğine askıya aldığı açılım politikalarının yol haritası hazırlanırken Kamu Güvenliği Müsteşarlığı’nın koordinasyonunda en çok ‘Kürtler ne istiyor’ sorusuna yanıt aranmıştı. Toplantılarında ve anketlerde, ‘anadilde eğitim’, ‘anayasal vatandaşlık’ ve ‘özerklik-yerinden yönetim’ gibi temel siyasi beklentilerle birlikte, PKK’nın doğrudan ortaya koyduğu ‘Öcalan’a tecride son/ev hapsi’ ile ‘PKK’lılara af’ gibi istekler de not edilmişti. Söz konusu talepler, ‘temel hak ve özgürlükler kapsamındaki istekler’ ve ‘PKK’nın istekleri’ olmak üzere ikiye ayrılmıştı. BDP tabanının tamamına yakınının da Öcalan ve PKK’lılara ilişkin talepleri dile getirdiği tespit edildi. Müsteşar Büyükelçi Murat Özçelik, AK Parti’deki milliyetçi tepkilere dayanamayıp görevi bıraksa da Özçelik döneminde şekillenen yol haritası geçerliliğini koruyor. 

PKK’ya rağmen yapılacaklar
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın kontrolünde ilerleyen ‘Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’, güvenlik güçlerinin PKK ile mücadelesi sürerken yapılacak adımları da içeriyor. Türkiye’nin PKK ile mücadelesine destek veren ve PKK’nın silahları bırakması konusununda rol üstlenen Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi lideri Mesud Barzani’nin ve ABD’nin de ‘atılsın’ dediği bu adımlar, ‘anadilin öğretilmesi’, ‘anayasal vatandaşlık kavramının güçlendirilmesi’ ve ‘yerinden yönetimin güçlendirilmesi’ gibi unsurları içeriyor. Hükümetin hazırladığı yol haritasında söz konusu adımlar için de geçiş süreci öngörülüyor. Anadilin mevcut koşullarda ‘seçmeli’ ders olarak okutulması hükümet yetkililerince bu adımlardan biri olarak gösteriliyor. Üst düzey bir hükümet yetkilisi “anadilde eğitim mevcut anayasa ve atmosferde imkansız. Bölgeden şehitler gelirken bu mümkün değil” derken, “Ancak PKK tarih olur, terör biterse bütün bunlar sağduyu içinde konuşulur” sözleriyle de kapıyı açık tuttu. Anayasal Vatandaşlık kavramının yeni Anayasa sürecinde tartışılmasına da başlandı. Anayasa’ya Kürtlerle ilgili ifadeler konulması zor görünüyor ama Anayasanın giriş paragrafındaki ‘Türk’ vurgusu ve metindeki ‘etnik milliyetçi ruh’ bu süreçte ortadan kaldırılabilir.
Çatışmaları bitirmek için 1995-2010 yılları arasında değişik düzeylerde PKK ile görüşmeyi bile göze alan devlet, PKK’lıların durumuna ilişkin istekleri PKK silah bırakmadan yerine getirmeyecek. Bu isteklerin başında Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan alınıp, başka bir cezaevine nakledilmesi de var. Hükümet, Öcalan’ın durumunu PKK’nın silah bırakmasına ve bütün siyasi partilerin bu konuda uzlaşmasına bağlıyor. Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ile Bekir Bozdağ’ın bu yöndeki açıklamaları da bu bakış açısını yansıtıyor. PKK’lıların silah bırakması halinde ne olacağı konusu ise daha karmaşık ve uluslararası boyutları var. Barzani’nin ve bazı Kuzey Avrupa ülkelerinin PKK yöneticilerine oturma izni vermesi planın bir parçası. Suça karışmamış PKK’lıların ‘eve dönüş’ü de silah bırakma sürecinin başarıya ulaşmasına bağlı. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’a göre Habur’da yaşananlar olmasaydı bu konuda çok önemli gelişmeler yaşanabilirdi. Atalay, hükümetin bu yaz bölgeye çok fazla zaman ayıracağını ve bakanlar ile parti yöneticilerinin, milletvekillerinin bölgeyi adeta su yolu yapacağını anlattı. Bu ziyaretlerde bölgede atılan adımlar ile hükümetin sorunu çözme kararlılığı anlatılacak.