Fazıl Say'dan mektup var...

Fazıl Say'dan mektup var...
Fazıl Say'dan mektup var...
Fazıl Say hakkındaki eleştirilere bir mektupla yanıt verdi.

BAKAN SUAT KILIÇ: FAZIL SAY KÖTÜ ÖRNEK' HABERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Radikal.com.tr – Sanatçı Fazıl Say facebook sayfasından bir mektup paylaştı. İşte o mektup:
Bana 2 dakikanı ayırmak ve mektubumu okumak zorundasın;
Uzlaşabiliriz...
Evet hatalı bir laf ettim sana, evet öfkeliyim sana, çünkü sen beni hiç bir zaman anlamaya çalışmadın, çünkü sen beni hep "öteki" olarak gördün, "Batı uşağı" dedin, "Elitist" dedin, "Kâfir" dedin, "Batı kültürünün taklidi" dedin, "Bizden değil" dedin ya da hep kaçtın, hep sıyrıldın, yüzleşmedin.
Umurunda olmadı ne Nasreddin Hoca’nın danslarını bestelemem, ne Kara Toprağı, Veysel'i, Dede Efendi'yi, İstanbul Senfonisi’ni, Nazım Oratoryosu’nu, Altıok'u, Turgut Uyar'ı Yunus Emre'yi, Mezopotamya'yı, Hezarfen'i bestelemem.
Piyanoda, " Dünya Birinciliği" almam, dünyanın her yerinde bir Türk olarak verdiğim konserlerim, Anadolu turnelerim, sana hep elimi uzatmak istemem, hiç birisi umurunda olmadı. Sen hep manipulasyonlar içindeki medyanı dinledin, bir kere bile gerçeği görmedin.

Vatan haini değilsin elbette. Ama ben vatan hainiysem ve halkı kin ve düşmanlığa teşvik suçundan yargılanıyorsam ve hiçbir suçum yoksa tamamen yanlış ve güdümlü manipule edilmiş yalanların içinde sen de bu yalana kandırıldaysan, işin aslını bilmiyorsan ve hapis yatmamı istemekteysen, evet sen de hainsin... Vatanın haini olman gerekmiyor, insani duygulara ihanet etmen yeterli.
Bak; kendi kültürümüzü, Itrî'yi, Veysel'i, Dede Efendi'yi ve evrenselliği savunup, iğrenç ticari müzikleri hâlâ sana zararlı bulduğumu tüm samimiyetimle tekrarlıyorsam ve sen yine de kaldığın yerde sayıklıyorsan, ilerlemek, keşfetmek, öğrenmek, ölüm kültüründen ayrılmak istemiyorsan, e o zaman, Nazım Hikmet haklıymış... "Suçun tamamı değilse de çoğu sende" derken...
Türkiye 'nin ekonomisi 2 kat büyümüş olabilir, 10 kat daha da büyüyebilir, dünyanın en zengin ülkesi de olabilirsin. Ama şunu unutma ki senin, sana ait gerçek bir kültürün olmazsa, gerçek sanatın, sanatçıların olmazsa sen asla büyük bir memleket yaratamazsın... Gülünç ve vahim bir halde postmodern-yalakalıklara sanat der durursun... Ve bunu kimse yutmaz...
Uzlaşabiliriz... Uzlaşabiliriz ama sen de artık bir adım at ki uzlaşalım..
1000 tane köşe yazarı, 10.000 tane "anti-Fazıl Say" köşe yazısı yazsa ne olacak? Mezopotamya senfonisi değersiz bir eser mi olacak? Ne olacak?...
Lütfen bir adım at, uzlaşabil benimle...
Ben sana elimi hep uzattım.. Hiç bir zaman görmedin... Görmek istemedin...
Şimdi vaktidir... Uzlaşabil...