Fehmi Koru: Yetkilerini aşan Erdoğan seçmeni tedirgin etti

Fehmi Koru: Yetkilerini aşan Erdoğan seçmeni tedirgin etti
Fehmi Koru: Yetkilerini aşan Erdoğan seçmeni tedirgin etti
Habertürk gazetesi yazarı Fehmi Koru, AKP'nin oylarındaki düşüşün en önemli sebebinin "otoriter bir yönetime geçiş endişesi" olduğunu söyledi. Koru, iktidarın oylarındaki düşüşün bir diğer nedenini de yolsuzluk iddialarına bağlayarak, şöyle yazdı: "Kralların 'Yolsuzluk yapanı ihbar edin' deme ihtiyacı duyduğu bir dünyada, ayıpların örtülmek istenmesine de bir başkaldırı, AK Parti'den şimdilik vazgeçen seçmenlerin yaptığı... Benim gördüğüm bu."

RADİKAL - Habertürk gazetesi yazarı Fehmi Koru, AKP ’nin oylarındaki düşüşün en önemli sebebinin “otoriter bir yönetime geçiş endişesi” olduğunu söyledi. Koru, yazısında, “Pek çok AK Parti seçmeni, anayasal yetkilerini aşmaktan kaçınmayan Cumhurbaşkanı’nın ‘başkan’ olup bütün yetkileri elinde toplamasından endişe ettiği için, ya sandık başına gitmedi ya da gitti ve başka partilere oy verdi” dedi. Fehmi Koru, “AK Parti’den şimdilik vazgeçen seçmenlerin yaptığının, ayıpların örtülmek istenmesine de bir başkaldırı olduğunu” da yazdı.

TAŞGETİREN: KORU, GÜL’Ü SAVAŞA SÜRDÜ

Koru, dün yayımlanan yazısında başkanlık sistemine geçilmeyeceği için Cumhurbaşkanlığı’nın Ak Saray’dan Çankaya’ya geri taşınmasını ve AKP’nin kongre tarihini erkene çekerek yeni genel başkan seçmesini önermişti. Koru’nun erken kongre önerisini, Star başyazarı Ahmet Taşgetiren “Koru, Abdullah Gül’ü savaşa sürdü” sözleriyle yorumladı.

‘YASALAR HERKESİ BAĞLAR’

Fehmi Koru’nun Habertürk’te “Yasalar herkesi bağlar” başlığıyla bugün yayımlanan (11 Haziran 2015) tarihli yazısının bir bölümü ise şöyle:

“Nasıl oldu da seçimde böyle oldu?” sorusuna verilen cevaplarla kafanız şişmiş olabilir; ancak 8 ay önce liderini yüzde 52 oyla Cumhurbaşkanı seçtirmiş, bir önceki genel seçimde her 2 kişiden 1’inin oyunu alabilmiş bir partinin oylarının, pazar günkü seçimde neden yüzde 41 sınırı altına düştüğü elbette mercek altına alınacak.

Alınmalı da.

Her biri birbirinden önemli sayısız sebep var, “En önemlisini söyle” derseniz vereceğim cevap hazır: Otoriter bir yönetime geçiş endişesi...

Pek çok AK Parti seçmeni, anayasal yetkilerini aşmaktan kaçınmayan Cumhurbaşkanı’nın “başkan” olup bütün yetkileri elinde toplamasından endişe ettiği için, ya sandık başına gitmedi ya da gitti ve başka partilere oy verdi.

(...)

150 yıldır sandık başına giderek yönetimde söz sahibi olmaya alışmış ülkemizde insanlar daha da bilinçli. Kitleler bir siyasi partinin arkasında sorgusuz sualsiz durmuyor, onun kendisi için yaptıklarının değerini bilse bile, “açık toplum” olma özelliğini kaybetmek istemiyor.

Yapılan bütün kamuoyu yoklamalarında, tersine bir algı bombardımanına maruz kalınmasına rağmen, halkın önemli bir çoğunluğunun “başkanlık sistemi”ne karşı çıkmasının sebebi de budur.

Kampanyada “başkanlık sistemi” konusunun ısrarla kullanılması ve özellikle Cumhurbaşkanı seçtikleri AK Parti liderinin bunu kendisi için istemesi, partinin seçmenlerini tedirgin etmişe benziyor. Kralların “Yolsuzluk yapanı ihbar edin”deme ihtiyacı duyduğu bir dünyada, ayıpların örtülmek istenmesine de bir başkaldırı, AK Parti’den şimdilik vazgeçen seçmenlerin yaptığı...

Benim gördüğüm bu.