Figen Yüksekdağ: Yayınlanan metin birleşmenin harcıdır

Figen Yüksekdağ: Yayınlanan metin birleşmenin harcıdır
Figen Yüksekdağ: Yayınlanan metin birleşmenin harcıdır
Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, DTK'nın açıkladığı deklarasyonun 'Türkiye'nin birleşmesinin harcı' olacağını söyledi.

RADİKAL -  HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Çatışmalarda yaşı tutanları, elinde silah olanları devlet, güvenlik güçleri öldürmüş olabilir diyorlar. Ama yaşı tutmayanları kadınları çocukları örgüt öldürdü yalanı ile kendi sorumluluklarının, suçlarının üzerini örtmeye çalışıyorlar. Gerçeği ifşa edenleri linç ediyorlar. Yarın insanlık vicdanında hesap veremeyecekler bu dünya da öbür dünyada da.  Açıkça devlet güçleri tarafından işlenen cinayetlerin üstünü örtmeye çalışıyorlar. Operasyonalar sözde halkın kamu güvenliğini sağlamak için. Kadınlar, çocuklar öldürülen sivil yurttaşlar, kamu kavramı içerisine alınmıyor. Devlet, siyasi iktidar yurttaşlarının bir kısmını ayırmış. Katli vaciptir diyor. Ölmeleri yetmez cenazelerini bile gömdürmeyeceğim diyor. Morgda bekletiliyor.  Cenazeleri bekleterek çürütmek uygulaması ile karşı karşıyayız. Ölülerimize saygı istiyoruz" diye konuştu.

HDP: 'Siyasi Çözüm Deklarasyonu' demokratik siyaset alanına bir çağrıdır

"BU TOPRAKLARDA ÇOCUKLAR KİMLİKLERİNE RESİM YAPIŞTIRILMADAN ÖLÜYOR, KATLEDİLİYOR"

Yüksekdağ, "Sokağa çıkamadan güneşi göremeden ölüyor o topraklardaki çocuklar. Bu halktan daha ne istiyorsunuz? Bütün yaşam alanları yerle bir ediliyor. Yaşam damarları kesiliyor. Diz çökmedikleri özgürce yaşamak istedikleri için bir ceza reva görülüyor. Bu topraklarda çocuklar kimliklerine resim yapıştırılmadan ölüyor, katlediliyor. Bu Miray'ın nüfus cüzdanı resim dahi yapıştırılmamış. 61 çocuğun hepsinin nüfus cüzdanında fotoğraf yoktu" ifadelerini kullandı.

"BU SİYASİ İKTİDAR ÇATIŞMANIN, KAOSUN SÜRMESİNİ İSTİYOR"

Yüksekdağ, "Bir çözüm perspektifi ortaya konulmalıydı. HDP bunu yaptı. Deklarasyon ilan edildikten sonra ihanetten, provokasyona kadar akla gelecek, gelmeyecek her türlü kem cümleyi yıkıcı tavrı bize karşı sergilediler. Çünkü, bu siyasi iktidar çatışmanın, kaosun sürmesini istiyor. Kalıcı barışı istemiyorlar" dedi.

"HER TÜRLÜ DEĞİŞİME, ELEŞTİRİYE AÇIK DİNAMİK BİR METİNDİR GELİN TARTIŞALIM"

Yüksekdağ, "Kusura bakmasınlar, bizim eylemimiz ve sözlerimiz hakkında bir cümle kullanılacaksa o da sadakattir. Bizler bize oy veren halkımızın iradesine sadığız. Bu çözüm deklarasyondaki sözleri ilk defa söylemedik. Bugün söylenmesi tarihsel bir öneme sahip. Her türlü değişime, eleştiriye açık dinamik bir metindir diyoruz. Gelin bir tartışma yürütelim. Söyleyecek sözünüz kaldıysa gelin konuşalım" diye konuştu.

"SİS, DUMAN DAĞILDIĞINDA OTURUP BİZİMLE ÇAY İÇECEK YÜZÜNÜZ KALSIN"

Yüksekdağ, "Bütün bu sis, duman dağıldığında oturup bizimle çay içecek yüzünüz kalsın. Bu soruşturmaları açan zihniyet, sarayın ve siyasi iktidarın güdümündeki yargı zihniyetidir" dedi.

"BİRİNİ SEVMİYORSANIZ, 155'İ ARIYORSUNUZ CUMHURBAŞKANINA HAKARET ETTİ DİYORSUNUZ DAKİKASINDA TUTUKLANIYOR"

Yüksekdağ, "Bu ülkede 'rejim fiilen değişmiştir' diyor anayasayı korumakla mükellef olan Cumhurbaşkanı. Onun hakkında tek bir soruşturma yok. Birini sevmiyorsanız, 155'i arıyorsunuz falanca cumhurbaşkanına hakaret etti diyorsunuz dakikasında tutuklanıyor" dedi.

"ÖZ YÖNETİM HAKTIR SADECE CİZRE, SİLOPİ, NUSAYBİN'İN DEĞİL İSTANBUL'UN, RİZE'NİN, ANKARA'NIN DA HAKKIDIR"

Yüksekdağ, "Öz yönetim haktır. Sadece Cizre'nin, Silopi'nin, Nusaybin'in değil aynı zamanda İstanbul'un, Rize'nin, Mersin'in, Ankara'nın da hakkıdır. Bu talebi savunmaya devam edeceğiz. Siz tek adam sistemini savunacaksınız. Rejim dayatacaksınız biz demokratik bir biçimde Türkiye'de yönetim rejimin ne olmalı diye bir tartışma başlığı açamayacağız. Böyle bir hakaret olabilir mi?  Evrensel demokratik değerlere hakaret ediyorlar. Bu ihanet ve hakaret karşısında halkımızın demokratik değerlerine sadakatten ayrılmayacağız" ifadelerini kullandı.

"YAYINLADIĞIMIZ DEKLARASYON AYNI ZAMANDA YENİ DEMOKRATİK ANAYASANIN TARTIŞMA ÇERÇEVESİNE İLİŞKİN"

Yüksekdağ, "Bu anayasa nerede tartışılacak? Görüşmeyi iptal ediyorsun. Biz çalarız biz oynarız. Biz yazarız biz bozarız. Anayasayı istediğimiz gibi geçiririz diyorlar böyle bir şeye onay vermemiz mümkün değil. Yayınladığımız deklarasyon aynı zamanda yeni demokratik anayasanın tartışma çerçevesine ilişkin. Bu demokratik anayasayı tartışmak için  ortaya konulmuş bir metindir. Birileri çıkıp zorla bu rejimi değiştiriyorum derken demokratik biçimlerde bu anayasayı tartışmaya hakkımız, hukukumuz var. Kimsenin icazetine ihtiyacımız yok. Biz icazeti halktan almışız" diye konuştu. 

"CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN DEDİĞİNİ BİZ DESEK HERHALDE İDAM CEZASI VERİRLERDİ"

Yüksekdağ, "2013 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Türkiye'de rejim modeli olarak her şey tartışılabilir. Hatta eyalet sistemi bizim tarhimizde var' demişti. Bunu biz desek herhalde idam cezası verirlerdi" dedi.

"BU SİYASİ İKTİDARDA DENGE KALMAMIŞ FRENLERİ PATLAMIŞ"

Yüksekdağ, "Bu siyasi iktidarda denge kalmamış. Denge kalmadığı gibi frenleri patlamış. Siyasi kriterlere göre yönetecek bir basiret ortaya koyamıyorlar. Böyle bir basiretsizlik karşısında basiretimizi bağlamak zorunda değiliz.  Kapımız açık. Tartışmaya, çözüme açığız. Siyasetin görevi tartışmaktır. Tek bir adım geri atmayacağız" açıklamasında bulundu.

"ÇÖKTÜRMEK ÇÖKERTMEK DİZ ÇÖKTÜRMEK DIŞINDA BİR ŞEY DAYATMADINIZ HALKA HENDEKLER BUNUN İÇİN VAR"

Yüksekdağ, "Çöktürme hareket planı. Bir süre önce basına yansıdı. Bir simülasyon hazırlamışlar. Sanki  dünya savaşına giriliyormuş gibi. Çeşitli ilçelerde, halkı yerinden göçertme,  memurları görevden alma, kaç ölümün olacağını hesaplama gibi bir hareket planı. Çöktürme. Bu halk bunun için saygı duymuyor. Hendekler bunun için var. Çöktürmek, çökertmek, diz çöktürmek dışında bir şey dayatmadınız bu halka. Diz çökeceksiniz diyorsunuz. Kibirli ve küstah bir iktidar var karşımızda bu kadar tepeden bakıyor. Diz çöktürecek ondan sonra Kürt sorununu çözecek" ifadelerini kullandı.  

 "İNSANLIĞA DİZ ÇÖKTÜREREK KAZANMAK İSTEYENLER IRAK'TA OLDUĞU GİBİ HALKIN KARŞISINDA GÖMÜLDÜ"

Yüksekdağ, "Kusura bakmayın 500 yıl boyunca, insanlığa diz çöktürerek kazanmak isteyenler oldu. Kimisi Irak'ta olduğu gibi halkın karşısında gömüldü. Kimisi Almanya Nazi faşizminde olduğu gibi karanlığa gömüldü. Kimisi Saraybosna'da savaş suçları mahkemesinde yargılandı. Halkı öldürerek, diz çöktürerek hiçbir soruna çözüm bulamazsınız. Bu plan 2014 yılında yapılmış. O dönem çözüm süreci devam ediyor. Kendimizi helak ederken siyasi iktidar çöktürme, imha planı yapıyor. Siz bu planları yaparken hendek mi vardı? Ne ekerseniz onu biçerseniz" açıklamasında bulundu. 

"TÜRKİYE'DE YENİ BİR ŞANSIN KAPISINI AÇMAK İSTİYORUZ. BİZİM DERDİMİZ ÇÖKTÜRMEK DEĞİL"

Yüksekdağ, "Türkiye'de yeni bir şansın kapısını açmak istiyoruz. Bizim derdimiz çöktürmek değil. Derdimiz ayağa kaldırmak. Barış umudunu ayağa kaldırmak istiyoruz" dedi.

"HALKIMIZIN VE PARTİMİZİN VARLIĞINI ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR SİZ KAYBEDERSENİZ"

Yüksekdağ, "HDP, bu Meclis'in ve Türkiye'deki siyasetin eğer bir parça hatırı, prestiji varsa tek ve en önemli göstergesidir. Ama bizim varlığımıza hücum ediyorlar. Halkımızın ve partimizin varlığını ortadan kaldırmaya çalışıyorlar siz kaybederseniz bizim görmediğimiz hiçbir şey kalamadı. Hiçbir şey bizi şoka sürüklemez. Ama siz eksilecek kaybedeceksiniz" dedi.

"RUSYA'YA GİDECEK YÜZÜNÜZ KALMADI DİYE BU YÜZÜ VE SAYGINLIĞI OLAN BİR PARTİ RUSYA'YA GİDEMEZ Mİ?"

Yüksekdağ, "Rusya'ya ziyaret düzenliyoruz. Sizin Rusya'ya gidecek yüzünüz kalmadı diye bu yüzü ve saygınlığı olan bir parti Rusya'ya veya başka bir ülkeye gitme hakkı yok mu?" dedi. 

"İSRAİL KADAR HATIRIMIZ YOKMUŞ DEMEK Kİ"

Yüksekdağ, "İsrail kadar hatırımız yokmuş demek ki. Kendi yurttaşınıza savaş açıyorusunuz. çayını içmeyecek, masaya oturmayacak düzeye getiriyorsunuz. Bu sizin hatanız. Bizim verilmeyecek hiç bir hesabımız yok" dedi.

"BÜTÜN TÜRKİYE HALKLARININ DARBEYE KARŞI DİRENENLERİN YANINDA YER ALMA ZAMANI GELMİŞTİR"

Yüksekdağ, "Bugün Türkiye halkları, Kürt halkı çok büyük bir katliam ile karşı karşıya ve bu katliamlara karşı çok önemli ve olumlu bir insanlık direnişi sergileniyor. Öz yönetim alanlarında halkımız onurlu duruşunu en güçlü şekilde gösteriyor. Artık bütün Türkiye halklarının bu duruş ile birleşmesinin zamanı gelmiştir. Artık darbeye karşı direnenlerin yanında yer alma zamanı gelmiştir. Katliamlara karşı, sokağa çıkma yasaklarının sona ermesi için  31 Aralık'ta protesto edeceğiz" açıklamasında bulundu. (dha)