'Füze ile vuruldu' demedi

'Füze ile vuruldu' demedi
'Füze ile vuruldu' demedi
Türk jetinin uluslararası hava sahasında vurulduğunu söyleyen Başbakan, "Füze vuruşu mu, uçaksavar mı, bunlar incelemelerle ortaya çıkacak" dedi.

Türk jetinin uluslararası hava sahasında, dolayısıyla füzeyle vurulduğu tezine karşın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dünkü açıklamalarında, “Şimdi bu parçalar çıkarıldıktan sonra bu bir füze vuruşu mudur yoksa bir uçaksavar mıdır, bunlar da daha net yapılacak incelemelerden sonra ortaya çıkacaktır” dedi. Erdoğan dün partisinin ‘genişletilmiş il başkanları toplantısı’nda şu mesajları verdi:

SAMSUN’DA İHMAL VARSA: Afetler karşısında can ve mal kaybını sıfıra indirmek dünyanın hiçbir ülkesinde mümkün değildir. Örneği yoktur. Samsun’da hayatını kaybeden kardeşlerimizle ilgili olarak gerekli her türlü soruşturma ve inceleme yapılıyor. İhmal varsa, kusur varsa sorumlular ortaya çıkarılacak. Gereken hiç tereddütsüz yapılacaktır.

TOKİ BAŞARILI: Tamamının gerekli zemin etütleri yapılmış, çevre etütleri yapılmış, dereyle ilgili ıslah çalışmaları yapılmıştır. Tüm bu tedbirleri bu önlemleri yetersiz kılacak derecede 500 yılda bir görülecek büyüklükte sel geliyor ve maalesef bodrum katlarda vatandaşlarımıza o ağır faturayı ödettiriyor. O da tamamında değil, onu da söyleyeyim. Dereye yakın olan TOKİ binalarının bodrumlarında. Gazeteler yazıyor; ‘Mühendisler odası, mimarlar odası şöyle, şöyle dedi’. TOKİ’ye soruyorum; ‘Size böyle bir yazı geldi mi bunlardan?’. ‘Hayır’. Niye o zaman bu yalan, niye bu iftiralar? Dürüst olun. Ama bunların cibilliyetinde bu yok. Hayatını kaybetmiş insanlar üzerinden, onların acılı aileleri üzerinden rant devşirme gayretine lütfen kimse girmesin. TOKİ bu ülkenin en başarılı kurumlarından birisidir.

‘FÜZE İLE VURULDU’ DEMEDİ: Uçağımız, uluslararası hava sahasında Suriye karasularının 1 mil dışında, yani Suriye’den 13 mil uzakta isabet almıştır. Uçağımız isabet aldıktan sonra süratle irtifa ve hız kaybetmiş, rotasından çıkmış, Suriye karasuları içine sapma yaparak 8,5 mile düşmüştür. Nihayetinde bulunduğunda da zaten bunu tespit ediyoruz. Uçağımıza yapılan saldırı öncesinde hiçbir uyarı yapılmamıştır. Şimdi bu parçalar çıkarıldıktan sonra bu bir füze vuruşu mudur, yoksa bir uçaksavar mıdır bunlar da daha net yapılacak incelemelerden sonra ortaya çıkacaktır.

RUSYA İHLAL ETTİ: Her ülkenin hava sahası bu şekilde kısa süreli olarak ihlal edilebilir. Gerekli uyarılar, gerekli teamüller yerine getirilmeden, silahsız olan uçağımıza saldırılmıştır. Suriye’ye ait helikopterler son dönemlerde 5 kez Türkiye hava sahasını işgal etti. Aynı şekilde Rusya’ya ait 15 uçaklı bir filo Karadeniz’de Türk hava sahasını ihlal etti. Uyarılar yapılmıştır. Bizim uçaklarımız Balıkesir’den, Merzifon’dan kalkmak suretiyle onların hava sahamızı terk etmelerini sağlamıştır. Daha sonra da özür dilemişlerdir. Hemen hava sahan işgal edildi anında vur. Bu tabii, olağan, alışılmış bir durum değil.

ABD GAZETESİNİN BORAZANLIĞI: Türkiye’de son derece enteresan, son derece dikkat çekici, son derece ibretlik bir kampanya yürütülüyor. Türkiye’ye karşı yaklaşımı, Türkiye’ye karşı art niyeti çok açık olan bir Amerikan gazetesi (WSJ), yayımladığı makaleyle uçağımızın Suriye karasularında vurulduğunu iddia etti. Bu iddiasına dayanak olarak da ‘Pentagon’dan bir askeri yetkili’ demekle yetindi. Neden isimlerini vermiyorsun, karakter meselesi. Yalan üzerine iş bina etmeye çalışırlar. Vahim olan Türkiye’den belli medya kuruşlarının, belli yazarların, onlarla birlikte ana muhalefet partisi CHP ’nin bu Amerikan gazetesinin borazanlığını yapıyor olmalarıdır.

KILIÇDAROĞLU ESAD ADINA KONUŞUYOR: Suriye’nin devlet güdümlü gazeteleri kadar, Suriye rejimini savunan gazeteler ve yazarlar var. Düşürülen uçağımız konusunda Suriye’nin zalim rejiminden çok daha fazla Suriye’yi savunan politikacılar ve partiler var. Beşşar Esad, düşürülen uçağımızla ilgili konuşma ihtiyacı hissetmiyor, biliyor musunuz? Zira Türkiye’de Kemal Kılıçdaroğlu zaten Esad adına yeterince konuşuyor. CHP, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminde bugün artık Baas Partisi’nin Türkiye sözcülüğünü aleni şekilde üstlenmiş durumda. Gayet güzel paslaşıyorlar, en kritik anda bile. Peki size ne oluyor arkadaş? Siz bu senaryoda neden piyonsunuz, neden borazanlık görevini üstleniyorsunuz?”

TUTUKLU VEKİLLER: Bile bile tutuklu şahıslar aday gösterilerek, milletvekilliği cezaevlerinden adam kaçırma, davaları boşa çıkarma girişimine dönüştürülmek istenmiştir. Kim yaptı bunları? Dışarıda hiç mi adam yok? Şimdi her şey ortaya daha da güzel çıkıyor. Üçüncü yargı paketinde buna özel bir düzenleme yapılmadı. Biz, ne CHP’nin ne MHP ’nin ne de BDP’nin tutuklu milletvekilleriyle ilgili parlamento çağrısına asla bugüne kadar evet demedik, yine evet demeyeceğiz, bunun bilinmesini isterim. Çünkü, biz demokrasiyi bu şekilde sulandırma gayreti içerisinde olanlarla aynı istikamette yürüyemeyiz. Atılan adımlar, bizim attığımız adımlar tüm yargı sistemine yöneliktir. Hiçbir kimseye veya hiçbir davaya yönelik adımlar atılmamıştır.

TWITTER KILIÇDAROĞLU: Sınavın (KPSS) hemen ardından, terör örgütüne yakınlığıyla bilinen bir internet sitesinde sahte soru kitapçığı yayımlandı, CHP de bu durumu istismar etti. Geçen yıl CHP Genel Başkanı’nın eline sahte bir mail tutuşturdular, milyonlarca gencin hissiyatıyla oynattılar. Benim bakanıma kalktı, o maille vurmaya çalıştı. Olmayan bir şey mail dediğin. Ne ki bunu yaparsın, Facebook’larda neler yapılmıyor, Twitter’larda neler yapılmıyor? Her şey yapılıyor, ama teknolojinin sanal ve iftiralara müsait yapısıyla hareket eden bir Kılıçdaroğlu var karşımızda. Twitter Kılıçdaroğlu. KPSS son derece başarılı, temiz, sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmiştir.