Genelkurmay: Endişeliyiz

Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün, TBMM Dokunulmazlıkları Araştırma Komisyonu Başkanı AKP'li Fehmi Hüsrev Kutlu'nun TBMM'deki üniformalı Atatürk resminden rahatsız olduğunu açıklaması ve Nakşi Şeyhi 'Mahmut Hoca'nın kızının cenaze töreninde sakalının öpülmesinden...

ANKARA - Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün, TBMM Dokunulmazlıkları Araştırma Komisyonu Başkanı AKP'li Fehmi Hüsrev Kutlu'nun TBMM'deki üniformalı Atatürk resminden rahatsız olduğunu açıklaması ve Nakşi Şeyhi 'Mahmut Hoca'nın kızının cenaze töreninde sakalının öpülmesinden 'Türk Silahlı Kuvvetleri'nin komutanı olarak derin endişe duyduğunu' açıkladı.
AKP Adıyaman Milletvekili Kutlu, önceki gün TBMM'nin daha sivil bir görünüme kavuşması için Atatürk'ün ana binadaki mareşal rütbeli askeri fotoğrafının yerine sivil elbiseli bir fotoğrafının asılmasını önermişti.
Kutlu, ayrıca TBMM'nin askerlerce korunmasını eleştirirken, halkla
ilişkiler binasındaki odasının muhafız taburuna çok yakın olduğunu, buradan gelen seslerden rahatsızlık duyduğunu, ziyaretçilerinin de 'sağ ol' seslerinden olumsuz etkilendiklerini söylemiş, "Meclis'te kendimi kışlada gibi hissediyorum" demişti.
Aynı gün İstanbul'da kızını toprağa veren Nakşi Şeyhi Mahmut Hoca'nın sakalını öpen BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile müritlerinin görüntüleri kamuoyuna yansıdı. AKP yönetimi Kutlu hakkında soruşturma başlatırken Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman, bu iki olaya sert tepki gösterdi. Tepkinin Yalman'dan gelmesi islami çevrelerde Genelkurmay'ın tepkiyi paylaşmadığı ve komuta kademesinde görüş ayrılığı bulunduğu yorumlarına yol açtı. Bunun üzerine Genelkurmay Genel Sekreterliği, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün 'derin endişe duyduğunu' kamuoyuna duyurdu ve Orgeneral Yalman'ın açıklamasının
da karargâhın bilgisi dahilinde yapıldığını vurguladı.
'Çağdışı manzaralar'
Genelkurmay'dan yapılan yazılı açıklamada, Kutlu'nun 'Ulu Önder Atatürk'ün TBMM'deki mareşal rütbeli resminden, Meclis'in dış güvenliğini sağlayan Meclis Muhafız Taburu personelinin seslerinden ve taburun Meclis'teki varlığından rahatsız olduğunu, Meclis'in sivilleşmesine askerlerin öncü olması gerektiğini söylediği' anımsatıldı. 'Kutlu'nun daha önce de dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin olarak yargıya ve güvenlik güçlerine güven duymadığını da gündeme getirdiğinin bilindiği' kaydedilen açıklamada, şöyle denildi: "Bu şekilde sorumsuzca sarfedilmiş sözlerin, İstanbul Fatih Camii'nde görülen ve milletçe hepimizi üzen çağdışı manzaralara zemin hazırladığı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkmıştır. TSK'nın görüşü, Genelkurmay Başkanlığı'nın bilgisi dahilinde kamuoyuna yansıtılmıştır.
Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'na bağlı olan TBMM Muhafız Taburu, büyük komutan ve eşsiz devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleri ile başlangıçta Meclis Muhafız Takımı olarak kurulmuştur. Tabur, Kurtuluş Savaşı'nda sayısız kahramanlıklar göstermiş, Cumhuriyet tarihi boyunca saygın görevler yapmış, ulusun temsil edildiği Meclis'te devlet-
ulus birlikteliğinin sembolü olmuştur. Taburun görev ve sorumlulukları, 18195 sayılı TBMM Genel Sekreterliği Teşkilat Kanunu ve İçtüzüğü tarafından belirlenmiştir. Birçok çağdaş ülkede görev yapan, birçoğunda da bulunan Genelkurmay Başkanı, asker üniformalı krallar, prensler, parlamentolarda törenler icra eden ve dış güvenliği sağlayan askerler görmüştür. Ancak kendisi, bu konuyu meclisin sivilleştirilmesi meselesi olarak ele alan veya üniforma ve askerden rahatsız olduğunu ifade eden birisine rastlamamıştır. Ulusunun ayrılmaz bir parçası ve her kesiminin temsilcisi olarak milli ordu vasfını şerefle sürdüren TSK'nın komutanı olarak Genelkurmay Başkanı, bu tür söylem ve olaylardan derin endişe duymaktadır."
Yalman ne dedi?
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yalman ise, dün bazı gazetelerde yer alan açıklamasında iki olayla ilgili olarak şunları söylemişti: "Bugünkü varlığını Atatürk'e borçlu olan TBMM çatısı altında, Ata'nın mareşal üniformalı resmine tahammülü olmayan, bir taraftan 'Asker ocağı peygamber ocağıdır' derken, diğer taraftan askerlerin yemek duasında söylediği 'sağ ol' nidasından dahi rahatsız olan Hüsrev Kutlu'nun açıklamalarını teessürle karşıladım. Atatürk'e mareşallik rütbesini veren TBMM'dir. Teknoloji çağında, cemaat liderinin sakalını öpmek, muazzez dinimizle alakası olmayan hurafelerdir. Bu zihniyeti esefle karşılıyor ve kınıyorum. Tüm bunlara rağmen Atatürk ilke ve devrimleri sonuna kadar yaşatılacaktır."