Gül: AB'ye hiçbir bahane bırakmayacağız

Dışişleri Bakanı Gül, AB Reform İzleme Grubu Toplantısı'ndan sonra yaptığı açıklamada, "Biz AB ile kritik eşiği geçtiğimiz kanaatindeyiz" dedi.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, AB'ye uyum çalışmalarının hızla devam ettiğini belirterek, "Biz AB'ye hiçbir bahane bırakmak istemiyoruz" dedi.
Gül, kendisinin başkanlığında Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'dan oluşan AB Reform İzleme Grubu'nun Başbakanlık yeni binada yaptığı toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde çok önemli bir döneme gelindiğini ifade eden Gül, bu yılın sonunda müzakerelere başlanması gerektiğini söyledi. Türkiye ile müzakerelere başlama kararının aslında 2002 yılında alındığını, ancak bunun ne zaman olacağının bu yılın sonundaki zirvede belli olacağını kaydeden Gül, bu konudaki kriterin ise Türkiye hakkındaki ilerleme raporu olacağını bildirdi. İlerleme raporundaki siyasi kriterleri Türkiye'nin gerçekleştirip gerçekleştirmediğine bakılacağını anlatan Gül, bu çerçevede Türkiye'nin Anayasa değişiklikleri yaptığını ve birçok kanun çıkardığını hatırlattı. Bunların en iyi şekilde uygulanmasının hükümetin birinci görevi olduğunu vurgulayan Gül, bu konuda kurulan Reform İzleme Grubu'nun bugün 5. toplantısını yaptığını kaydetti.

Toplantının iki önemi
Gül, bugünkü toplantının iki ayrı önemi bulunduğunu belirterek bunlardan birincisinin Anayasa değişikliğinden sonra yapılan ilk toplantı olması, ikinci öneminin ise geçen hafta Brüksel'de Avrupa Birliği Türkiye Ortaklık Konseyi toplantısının sonrasına rastlaması olduğunu anlattı. AB Türkiye Ortaklık Konseyi toplantısının AB ile Türkiye arasındaki en üst kurul olduğunu kaydeden Gül, "Burada son defa her şeyi bir kez daha gözden geçirdik ve yapılması gereken noktaları bir kez daha tespit ettik. Dolayısıyla bugünkü toplantımız bu bakımdan çok önemliydi" dedi. Gül, bugünkü toplantıda alınan kararlarla ilgili şu bilgileri verdi: "Anayasa değişikliği çerçevesinde çıkarılacak kanunlar var. Bunları süratli bir şekilde tamamlayacağız. Ayrıca, Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı ve komisyonlarda nihai noktaya gelen Türk Ceza Kanunu var. Bunu Temmuz ayı içerisinde bitirmeyi hedefliyoruz. Bu kanunların Anayasa'ya uygun şekilde çıkması çok önemli ama Türk Ceza Kanunu çıktıktan sonra ona uygun bazı kanunlar var. Aslında bu kanunlar hazırlanmış vaziyette ama TCK'nın çıkmasını bekliyoruz. İstinaf mahkemeleri gibi... O açıdan bunu süratlendiriyoruz. Yine terörden zarar görenlerle ilgili TBMM'ye sevkettiğimiz kanun var. Bu kanunlar zamanında çıkacak. TBMM gece gündüz bu işlerle uğraşıyor. Uygulama ile ilgili olarak ise Türkiye'de konuşulan dil ve lehçelerle ilgili yayınlar söz konusu. Bununla ilgili yine bazı kararlara vardık. Dün de TRT'den sorumlu Devlet Bakanımız Beşir Atalay, AB Genel Sekreteri, RTÜK Başkanı, TRT Genel Müdürü ve yardımcıları ile bir toplantı yaptık. Bu toplantıda bu konunun biran önce başlaması ile ilgili gerekli tedbirleri aldık. Bunu yakında açıklayacağız.
Bunun dışında Türkiye'deki gayrimüslim vatandaşlarımızla ilgili bazı sorunlar var. Onların sorunlarının çözülmesiyle ilgili de gerekli kararlarımız alındı. Bütün bunlar uygulamayla ilgili konulardır. Türkiye'de uygulamayla ilgili görünür değişikliklerin herkes farkında. Uygulamalar şüphesiz AB'ye girdikten sonra ve bir kısmı da müzakere süreci içerisinde devam edecektir. Bizim bütün amacımız, Türkiye'de en yüksek standardlarda demokrasiyi, özgürlükleri gerçekleştirmektir. Bu konuyu grubumuz ve bakan arkadaşlarımızla yakından takip ediyoruz."
Bugünkü toplantının bu anlamda çok verimli geçtiğini anlatan Gül, bundan sonra da sık sık bu toplantılara devam edeceklerini söyledi. Gül, Türkiye'nin çok kısa bir süresi kaldığını ve raporların yazımının erken bir tarihe alındığını ifade ederek, raporun Ekim ayında yayınlanacağını söyledi. Gül, "Biz AB'ye hiçbir bahane bırakmak istemiyoruz. Kendi halkımız hakettiği için bu kanunları çıkarıyoruz, çünkü hükümetimizin halkımıza verdiği sözdür. Kendi halkımızı mutlu etmek herşeyin önünde gitmektedir. Bunun bir yolu da AB ile birlikte olmaktan geçiyor. Aynı zamanda bunlar AB'nin siyasi kriterleridir. Biz AB ile kritik eşiği geçtiğimiz kanaatindeyiz" dedi.

Gayrimüslimlere ibadethane
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Gül, gayrimüslimlerle ilgili ne tür kararların alındığının sorulması üzerine, Antalya ve Alanya gibi yerlerde çok sayıda gayrimüslim bulunduğunu, bunların bir kısmının buralara turist olarak geldiklerini belirterek, bunların ibadet ihtiyaçlarının karşılanması için yapılan çalışmaların hızlandırılması konusunu görüştüklerini söyledi. Gayrimüslimler için ibadethaneler açılacağını bildiren Gül, bu ibadethanelerin devlet tarafından yapılmayacağını, yapımı konusunda yasal ve idari kolaylıklar sağlanacağını kaydetti.
Gül, ana dilde yayınla ilgili TRT Kanunu'nda bir değişiklik yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruyu yanıtlarken de bugün veya yarın TRT Yönetim Kurulu'nun toplanacağını ve bu konuda bir çözüm bulunacağına inandıklarını kaydetti. Gül, "Çünkü bu konuyla ilgili kanunlar çıktı. Yeni bir kanuna ihtiyaç olmadığı kanaatindeyiz. TRT Yönetim Kurulu bu konuyu oturup tartışsın, biz de bu konuyu tartışacağız" dedi. Gül, bugünkü toplantıda Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması konusunun ele alınmadığını, bununla ilgili ayrı bir çalışma yapıldığını bildirdi.

DGM'lerin kaldırılması
Açıklamalar sırasında Gül'ün yanında yer alan Adalet Bakanı Çiçek, bugün bazı gazetelerde yer alan DGM'lerin sadece isimlerinin değiştirilerek görevlerine devam edecekleri şeklindeki haberlerin anımsatılması üzerine, şunları söyledi: "AB sürecinde hepimize görevler düşüyor. Özellikle sizin yazdıklarınız önemli bir belge ya da delil teşkil ediyor. Onun için yazdığınız yazıları üçüncü beşinci kanallardan değil, bana sorarsanız benim görevim size doğru bilgi vermektir. Eksik bilgiye dayalı manşetler atıldığında kendi kendimizin işini zora sokuyoruz. Biz hiçbir zaman DGM'lerde sadece ceket ve şapka değiştiren bir anlayış içinde konuyu ele almadık. AB uygulamalarını ve AB ülkelerindeki örnekleri de dikkate alarak bir düzenleme yapmaya çalışıyoruz. İstisnai bir düzenleme, uygulama yapmadık, yapmıyoruz. Yapacağımız düzenleme adil yargılama ilkesine uygun bir düzenleme olacaktır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye ile ilgili verdiği kararların ışığında onları dikkate alarak Türkiye gerçeğinde bir düzenleme yapıyoruz. Bu, Avrupa Birliği'ndekilerin benzeri bir düzenlemedir. İstisnai, bize mahsus bir düzenleme değildir."