Gül: Anadol'un vizyonu yok

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, İslam Özel Sektörü'ne katılım anlaşmasını eleştiren CHP'li Kemal Anadol'u yanıtladı: "Vizyondan yoksun görüşler."

ANKARA/LİZBON - Hükümetin şeriat hükümlerine göre oluşturulan İslam Özel Sektörü'nü Geliştirme Kurumu'na (ICD) katılma konusundaki ısrarı, CHP ile AKP arasında sertleşmeye neden oldu. Önceki gün, anlaşmayla İslami sermayenin Türkiye'de kolunun oluşturulmaya çalışıldığını ileri süren CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, uluslararası yeşil sermayenin güçlendikten sonra Türkiye'de şeriat ideolojisi için kullanılabileceğine dikkat çekmişti. CHP'li Anadol, "Bu anlaşmayla, ideolojik bir sermaye grubunun devlet desteğiyle diğer sermaye grubuna hâkimiyeti amaçlanmakta" demişti.
Anadol'a yanıt dün Lizbon'da bulunan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'den geldi. Anadol'u, vizyon yoksunu bir üslupla demagoji peşinde olmak ve kendi kendiyle çelişmekle suçlayan Gül, "Türkiye'nin İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) ve bünyesindeki kurumlarla ilişkisi 1969'dan beri sürüyor. Türkiye'nin İKÖ kurumlarıyla ilişkisi CHP'nin iktidarda olduğu dönemlerde de aynen devam etmiştir. Hatta CHP iktidarları da bu ilişkilerin geliştirilmesine önem vermiştir" dedi.
'Resmi çekinceler var'
İKÖ ile ilişkilerin öteden beri, anayasal rejimin temel ilkeleriyle bağdaşmayacak düzenleme ve uygulamaların Türkiye açısından bağlayıcılığının olmayacağına dair resmi çekinceler eşliğinde sürdürüldüğünü belirten Gül, şunları söyledi: "Anadol'un söz ettiği türden kaygılarla hareket edilseydi, Türkiye ne İKÖ'ye üye olurdu, ne İslam Kalkınma Bankası'nın ortağı olurdu, ne de İslam Ülkeleri Arasındaki İhracatı Destekleme Fonu'nun üyesi olurdu. ICD Kurucu Anlaşması belirli maddelerine itirazi kayıt konularak onay süreci 7 Temmuz 2004' te Başbakanlığa sevk edildi. İslam Kalkınma Bankası fonlarından Türkiye'de başta bellibaşlı medya kurumları olmak üzere, özel sektörde pek çok işletme istifade etmiştir. Ortada büyük fonlar var. ICD'nin fonları da ülkemizdeki özel sektörün işine yarayacak.
Anadol demagojik bir çıkış yapmış. Bunun ülkeye yararı yok" CHP'li Anadol ise dün Gül'ün suçlamalarına şöyle yanıt verdi: "Adaletten kaçan Dışişleri Bakanı olarak tarihe geçerek, dokunulmazlığının arkasına saklanan Gül, düzeysiz bir tartışma ve polemik başlatarak bu anlaşmayı kamuoyu ve medyanın gündeminden kaçırmak istemekte. Aslında suçluların telaşı içinde.
Gül ve arkadaşları 12 Eylül darbesi öncesinde 'Biz İslam Ortak Pazarı istiyoruz' diye bağırıyordu. Siyasette böyle garip tecelliler oluyor. Şimdi AB'nin bayraktarlığını yapanların, suçüstü yakalandıklarında gösterdikleri tepkiyi anlıyorum. Gül, 1969'da üye olunan İslam Kalkınma Örgütü'nden söz ediyor. Biz bunu değil 2000 yılında kurulan 'İslam Özel Sektörünün Geliştirilmesi Kurumu'nu tartışıyoruz. Gül, bu sözleriyle inandırıcı değil."
Anadol, Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasını da eleştirdi: "ICD şeriat ilkelerine uyarak sermayeyi destekleyecek. Dışişleri'nin
açıklamasında, 'Türkiye'deki firmalara finansman sağlama imkânı olacak' deniliyor. Bizim itirazımız da burada. Bu finans kimlere sağlanacak? İslam kurallarıyla çelişik olmayanlara destek verecek, onları daha çok zenginleştirecek. Çekinceleri de dostlar alışverişte görsün diye koymuşlar."
Anadol'a yanıt, bu kez AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin'den geldi. Ergin, "Türkiye'deki yatırımlara kaynak sağlayacak bir çalışmanın nasıl rejim sorunu haline getirildiğini anlamakta güçlük çekiyorum" dedi.
'Paranın dini olmaz'
Ergin, şöyle konuştu: "Paranın rengine, dinine, milliyetine bakılmaz. Ekonominin dini yok. AB fonlarından, Dünya Bankası, IMF, değişik sermaye gruplarından yararlanıyoruz. Ülkeye yatırım, kaynak getirmek için bütün imkânları değerlendiriyoruz."
Ergin, "Ayrıma karşı olduğunuz halde niçin İslami sermayeyi güçlendirmeyi öngören bir yasayı getiriyorsunuz?" sorusu üzerine, "IMF ve Dünya Bankası'ndan kredi alıyoruz. Onlar da Hıristiyan kökenli. Önemli olan paranın maliyeti" dedi. (Radikal, aa)