Gül: Asıl kavga 'soykırım' için

Dışişleri Bakanı Gül, Meclis'teki brifingde, "2005'te Ermeni soykırımının tanınması kampanyasıyla mücadele öne çıkacak" dedi. Gül, Annan'a Kıbrıs için, "Sen de durma yerinde, daha çok kafa yor" demiş.
Haber: ZİHNİ ERDEM / Arşivi
SERKAN DEMİRTAŞ / Arşivi

ANKARA - Brüksel'de, 16-17 Aralık'ta yapılan zirvenin sonuçlarına ilişkin TBMM'nin ilgili komisyonlarına Dışişleri'nce verilen brifingin tutanakları, önemli ayrıntıları gün yüzüne çıkardı. Dış-işleri Bakanı Abdullah Gül'ün ifadelerine göre ayrıntılar şöyle:
Anlatamıyoruz: Bakanlıkta önümüzdeki yılı değerlendirdik. Ne gibi konular ortaya çıkacak, nelere önem vereceğiz, şu anda kamuoyunun bilmediği ama ileride ortaya çıkabilecek, Türkiye'nin uğraşmak zorunda olacağı hangi konular var. Bunlardan biri Ermeni meselesi. Bugünü geçelim diye atalarımıza, geçmişimize böyle bir suçlamanın mührünü asla kabul edemeyiz. Bunu anlatmamız lazım, anlatıyoruz da. Anlatmada ne kadar etkiliyiz, şüphem var.
Dün bana arkadaşlarım propaganda açısından, 'Onlar 100 lira harcıyorsa, biz bir lira harcıyoruz' dedi. Bunu Türkiye'de birçok kurum takip ediyor, Dışişleri Bakanlığı ve başka kurumlar da var. Oralarda da konuşuyoruz bu konuyu, metotlarımızı tekrar gözden geçirip, tartışacağız.
Ermenilerden küçük adım: Bildiğim kadarıyla, tarihçiler, bilim adamları, onların da dahil olduğu, bizim de teşvik ettiğimiz, Türkiye'den bazı bilim adamları kendi aralarında bir araya geliyor. Geçenlerde Viyana'da bir toplantı vardı. Bu toplantıya gelmediler, görüşlerini dolaylı gönderdiler. Bu da Ermeniler açısından bir adım. Ama bu konular önümüzde daha büyüyerek devam edebilir. Bunlardan kaçamayız.
Daha donanımlı olacağız: Bilmemiz gereken bir şey, bunların önümüze çıkacağı, bunlarla nasıl mücadele edeceğimiz. Yoksa, 'Bize şunu söylüyorlar' diye şikâyet edemeyiz. Onun bir yolu var. O da, dediğim gibi, Avrupa yapılarından tamamen çıkmaktır. Çıkmayacağımıza göre sonuna kadar mücadele edeceğiz. Mücadele etmek için de kendimizi donanımlı hale getireceğiz.
Çözüm bizi rahatlatır: Şu bir gerçek. 25 ortağın içerisinde bir ortakla bizim bu kavgamız devam edecek. Nihai bir çözüm olana kadar onlar bize her türlü engeli çıkarmaya uğraşacak. Bu bakımdan, bu sürece paralel olarak Kıbrıs'ta bizim kabul edebileceğimiz kalıcı bir çözümü ortaya çıkarmak için de aktif bir politika takip edeceğiz. Çünkü böyle bir politika takip etmediğimiz sürede bize birçok şey empoze edilecek, ama bizim empoze edeceğimiz politikalar ortaya çıkarsa, kalıcı çözümle ilgili teklifler, öneriler bizim inisiyatifimizle, bunların bizi önümüzdeki süreçte daha rahatlatacağına inanıyoruz. Nihai amacımız da tabii ki bir uzlaşıya varıp Kıbrıs'ta kalıcı bir çözümün ortaya çıkmasını temin etmek.
Annan'a mesaj: Kıbrıs'ta aktif olmak yine bizim lehimize. Bu bakımdan, Kofi Annan'a da söyledik, 'Sen de durma yerinde, sen de aktif ol, sen de kalıcı çözüm için uğraş, bu konuya daha çok kafa yor, daha çok zaman ayır.' Nereye gidecek bilmiyoruz. Şüphesiz ki neticede, bizi tatmin edecek bir netice ortaya çıkarsa kalıcı olacak.
Özel statü isteyenler
Dışişleri Bakanı Gül, Meclis'teki brifingde, tam üyelik için müzakere tarihi yerine Türkiye'ye özel statü verilmesini isteyenlerin de olduğunu açıkladı. Gül, "25 ülkenin içerisinde son dakikaya kadar isimlerini açıkça söylüyorum, Fransa ve Avusturya başta olmak üzere -Rum kesimini söylemek istemiyorum zaten otomatik olarak var- hatta Danimarka falan gibi ülkeler, özel statü yazılmasını çok arzu ediyorlardı" dedi.
Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımıcısı Volkan Bozkır da, brifingde şunları söyledi: "Müzakerelerde başarısız olursa, ki Türkiye bakımından bunun söz konusu olabileceğine hiç kimse ihtimal dahi vermiyor; bugüne kadarki çerçeve dışında bir sıkıntı yok. 'Şayet müzakereler başarısız olursa o takdirde AB yapılarına demirli kalacaktır' tabiri de bizim çok vurgulamalarımızla kayda geçirilmiştir. Bu noktada karar verecek olan AB değil, sayın bakanımızın da demin vurguladığı gibi, üye ülke o noktada ne yapacağına kendisi karar verecektir."
TBMM Başkanı Bülent Arınç, brifingin uzaması üzerine Gül'e toplantının sınırlandırılmasını isterken, "Çok şikâyet ettiğimiz ucu açık yöntemi denemeyelim" dedi. Gül, toplantının saat 14.00'te bitirilebileceğini söyledi, ancak Arınç, 13.30'da ısrar etti. Gül, saatin zaten 13.30 olduğunu belirtti. Arınç, 13.30'a 7 dakika olduğunu söyleyince, Gül, ısrarından vazgeçti.