Gül: Sözler yakışıksız

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, dün Radikal'in Kıbrıs'la ilgili sorularını yanıtladı.
Haber: ERGUN AKSOY / Arşivi

ANKARA - Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, dün Radikal'in Kıbrıs'la ilgili sorularını yanıtladı. Gül, "Türk tarafından 'Evet', Rum tarafından 'Hayır' çıkarsa, buna rağmen Rum tarafı AB'ye tam üye olacaksa, o zaman uygulanacak
AB tüzüğüne şiddetle muhalefet ederiz. Rum tarafı bunun bedelini ödemek zorunda. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız" dedi.
"Bedelden kastınız ne" sorusuna Gül, şu yanıtı verdi: "Şunu biliyoruz ki, AB Komisyonu'nun hazırladığı ve Rum tarafının içeriğini gayet iyi bildiği, 1 Mayıs'ta çözüm olmadığı takdirde adaya uygulanacak rejimi düzenleyen tüzük de, Rumları cesaretlendiriyor.
Çünkü, Rumların lehine olan bir düzenleme. Bu tüzüğün içeriğini kabul edemeyiz. Rumlar AB'ye tek başına girerse, AB'nin KKTC'ye uygulayacağı bir tüzüğü var. Sanki hiçbir şey olmamış gibi, yine Türkler suçluymuş gibi bir durum ortaya çıkarsa, Türk tarafına her türlü kolaylığın getirilmesi, ambargoların kaldırılması, ticari imkânların tanınması, siyaseten de gereken her şeyi yaparız. AB müktesebatının uygulaması Türklerin lehine olmalı. En sert muhalefeti yapacağız."
Gül, Denktaş'ın, Başbakan Tayyip Erdoğan'a yönelik 'kandırılmış' sözlerine de, "Yakışıksız bir ifade, Başbakan başından beri sürecin içinde" yanıtını verdi. Gül, Denktaş'ın TBMM'de konuşmasını kendilerinin istediğini belirterek, "Arınç'la görüştüm, 'Gelip konuşsun' dedim" diye konuştu.
'İyi niyetten uzak'
Dışişleri Bakanı Gül grup toplantısında da şu değerlendirmeleri yaptı:

  • Kıbrıs halkının kararını saygıyla karşılayacağız. Süreç hamasetten ve duygusallıktan uzak olarak değerlendirilmeli ve karar verilmelidir.
  • Rum tarafının referandumun en az iki ay ertelenmesini istemesi, iyi niyetten uzak. Bu, Rum kesiminin 1 Mayıs'tan itibaren adayı temsilen AB'ye üye olmasıdır. Bu durum, Rum kesiminin pozisyonunu güçlendirir, ayrıca Türkiye'nin AB üyeliğini de ipotek altına alır. Bu gelişme, mutabakata ters. Bunlar 1 Mayıs'ı atlatmaya yönelik teşebbüsler. Çünkü, 1 Mayıs'ı atlattıktan sonra herkesin pozisyonu değişecek.
  • Rum tarafının müzakerelere devam edip, iyileştirme yapma isteği var. Ancak bu mümkün değil. İsviçre'de biz kalıcı, adil bir barış için gayret gösterirken, Rum tarafı 'Nasıl olur da masadan çekilinir' gayreti içinde olmuştur. Bu nedenle bizim değişiklik isteklerimiz plana yansımıştır. Bu başarısızlıklarını, süreci engelleyerek gerçekleştirmek istiyorlar.