Gül'den AB'ye 4 mesaj

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 17 Aralık zirvesine üç hafta kala AB'ye önemli mesajlar verdi. Tam üyelikten başka bir alternatifin kabul edilmeyeceğini belirten Gül, 'müzakerelerin sürdürülebilir bir nitelikte olması gerektiğini' istedi.

ANKARA - Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 17 Aralık zirvesine üç hafta kala AB'ye önemli mesajlar verdi. Tam üyelikten başka bir alternatifin kabul edilmeyeceğini belirten Gül, 'müzakerelerin sürdürülebilir bir nitelikte olması gerektiğini' istedi.
17 Aralık için kötümser olunmamasını belirten Gül, Fransa' da Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkan Nicolas Sarkozy'nin Halk Hareketi Birliği'nin (UMP) genel başkanlığına seçilmesinin Türkiye'nin AB perspektifini etkilemeyeceğini savundu.
Askıya alınabilir mi?
AB'nin yeni üyelerinden Macaristan Dışişleri Bakanı Ferenc Somgony, Gül'ün resmi konuğu olarak dün Ankara'ya geldi. Düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Gül, AB ile müzakerelere tam üyelik için başlamanın dışında hiçbir alternatifin söz konusu olmadığını ve bunu herkesin bildiğini söyledi.
17 Aralık zirvesi öncesinde Türkiye'nin beklentilerini bir kez daha yineleyen Gül, AB sonuç bildirgesinde 'Türkiye'nin 17 Aralık'ta açık ve net bir müzakereye başlama tarihi, bunun tam üyelikle ilgisi olması ve herhangi bir şart içermemesi, müzakere süreci başladığında bunun sürdürülebilir bir şekilde devam etmesi, bunun için de yazılacak paragrafın açık ve net olması' gerektiğini kaydetti.
Dışişleri Bakanı Gül, 17 Aralık'ta kararın olumsuz çıkması durumunda ilişkilerin askıya alınıp alınmama olasılığının sorulması üzerine, şu yanıtı verdi:
"Olumsuz konuşmak için bir neden göremiyorum. Türkiye ile müzakere kararı aslında 2002 yılında Kopenhag'da alındı. Bir şartla alınmıştı; o da İlerleme Raporu'nun pozitif olmasıydı.
Raporun pozitif olduğu ortaya çıkınca, o zaman o şart da yerine getirilmiş oldu. Dolayısıyla 2002 yılındaki şartlar yerine geldi, şimdi 17 Aralık'ta Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerine başlamasıyla ilgili herhangi bir sorun olmamalı. Dolayısıyla herhangi bir olumsuz yaklaşımı doğru görmüyorum."
Gül, Fransa'da Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan Maliye ve Ekonomi Bakanı Nicolas Sarkozy'nin iktidardaki UMP liderliğine seçilmesine ilişkin bir soru üzerine de, Fransa'da dış politikada yetkinin Jacques Chirac'ta olduğunu anımsattı.
Bakan Gül, "Demokratik ülkelerde fikirler farklı bile olsa alınan kararların devamlılığı söz konusu ve bu devamlılığa eminim ki herkes uyacaktır" dedi.
'Yardıma hazırız'
Macar Bakan Somgony ise, Türkiye-AB sürecinin şeffaf olması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: "Türkiye'nin yapması gerekenlerin açıkça belirtilmesi ve bu sürecin mutlaka Türkiye'nin performansına dayalı olması gerektiğini düşünüyoruz. Böylece Türkiye'nin performansı somut olarak değerlendirilebilir, müzakereler konusunda bir karar verilebilir."
Bu süreçte Macaristan'ın yardımını sunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Somgony, "Yeni bir AB üyesi olarak Türkiye'ye yardımcı olmaya hazırız. Kendi deneyimlerimizi paylaşmak istiyoruz. Türkiye'den AB ve NATO sürecinde nasıl destek aldıysak, biz de AB sürecinde Türkiye'ye yardıma hazırız" diye konuştu.