@sarikayaercan

Gürsel Tekin: Adliye baskınının kodları liderlerin konuşmalarında var

Gürsel Tekin: Adliye baskınının kodları liderlerin konuşmalarında var
Gürsel Tekin: Adliye baskınının kodları liderlerin konuşmalarında var
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, "Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın rehin alınıp şehit edilmesi ve Emniyet baskını benzeri olayların kodlarını muhalefet liderlerinin son 20 günde yaptıkları konuşmalarda görebilirsiniz. Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi ama önlem alınmadı" dedi.
Haber: ERCAN SARIKAYA - ercan.sarikaya@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin iktidar partisinin anketlerde oylarının düştüğünü gördükçe söylemlerini sertleştirip gerginlik çıkardığını söyledi. Radikal'e açıklamalar yapan Tekin, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda Berkin Elvan soruşturmasını yürüten Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın rehin alınıp şehit edilmesi ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan baskın benzeri olayların olabileceğini muhalefet liderlerinin önceden görüp uyarılarda bulunduklarını dile getirdi.

'SON 20 GÜNE DİKKAT'

Bu olayları iyi anlamak için Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Demirtaş’ın son 20 günde yaptığı konuşmalara dikkat çeken Gürsel Tekin şunları söyledi: “Muhalefet partileri liderlerinin son 20 gündeki konuşmalarını dinlediğinizde bu yaşananların kodlarını görebilirsiniz. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu konuşmalarında ‘Kirli işler olabilir’ uyarısı yaparken, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Biz yaşamıyor olabiliriz” cümlesini kullandı. Bir muhalefet lideri böyle bir cümle kullanıyorsa bunun anlamını iyi tartmak gerekir. Bu tür cümleler bilgiye dayalı söylenen cümlelerdir. Sayın Bahçeli’nin, ‘Kirli ekipler’ vurgusu gibi sözler iyi seçilmiş sözlerdir. Bir deyim vardır, 'perşembenin gelişi çarşambadan bellidir' diye. İşte bu tür olayların olacağı belliydi ama önlem alınmadı. Bir istihbarat zafiyeti olduğu açık. Savcımıza suikast yapan teröristler sabıkalı, bunların takip altında olması lazım. Dün öldürülen terörist kadına bakıyorsunuz aylardır aranıyor. Burada zafiyet yoksa nerede var? Bunların bir hesabı, kitabı yapılmayacak mı? Savcımızın ölümüne ilişkin doktor farklı, Cumhurbaşkanı farklı, Başbakan farklı şeyler söylüyor. Ben inanıyorum ki devletin kurumlarında vicdanlı insanlar var. Buradaki ihmaller de ortaya çıkarılacaktır." 

Sezgin Tanrıkulu'ndan başsavcıya cevap


'ANKETLER KİMYALARINI BOZUYOR'

 

Tekin, iktidar partisinin oy kaybı yaşadığını, parti yönetiminin bu kaybı ortaya koyan anketleri görünce de iç politikaya dönüp tehlikeli cümleler kullanmaya başladığını dile getirerek şöyle konuştu: “Dünyanın hiçbir ülkesinde bir siyasi parti ebedi iktidar olamamıştır. Olursa zaten orada demokrasiden söz edilemez. İyi yapan kalır kötü yapan gider. AKP ’nin oyları son dönemlerde eriyor. Bu durum onların kimyasını bozuyor. Parti yönetimi ve Erdoğan, yapılan kamuoyu yoklamalarında düşüşleri görünce iç politikaya dönüyorlar ve tehlikeli cümleler kullanmaya başlıyorlar. Sayın Arınç’ın Melih Gökçek'le ilgili sözleri öne çıktı ama asıl öne çıkması gereken süreçle ilgili sözleriydi. Cumhurbaşkanı her şeyden haberi olmasına rağmen ne oldu da, 'Benim heyetten haberim yok' açıklamasını yaptı? Acaba gelen anket sonuçları kötüydü de onlar kendisini tedirgin mi etti? Böylece milliyetçi kesimlere mesaj için bu cümleler kullanıldı. Türkiye’nin birliği, bütünlüğü, kardeşliği oya tahvil edilecek bir mesele değil. 'Burada şu hassasiyetlerden dolayı oyumu arttırabilir miyim' anlayışı tehlikeli bir anlayıştır.” 

‘RAPORLARIMIZ DİKKATE ALINMADILAR‘

Dış politikanın da iç siyasette oya dönüştürülmek istenmesi nedeniyle Türkiye'nin komşularıyla arasının bozulduğunu söyleyen Tekin şunlara dikkat çekti: “Dış politika içeride oya tahvil edilince, komşumuz kalmadı. Herkesle kavga eder hale geldik. Suriye topraklarından türbemizi kaçak tahliye etmek zorunda kaldık. Şimdi yıllarca dost olduğumuz Mısır ile barışabilmek için ABD ve Arabistan’ı aracı koyuyor iktidar. Mısır ve Libya’da Türk iş adamı kalmadı. Defalarca uyarılarımıza rağmen dış politika iç siyasete alet edildi ve yanlışlar yapıldı. Ortadoğu ülkelerinin temsilcileriyle toplantı yaptık, heyetler yolladık, raporları Dışişleri'ne gönderdik. Sıkıntıları anlattık ama o raporlara bakılmadı. Bizi dinlemiş olsalardı Suriye’de kendi topraklarımızdan türbemizi kaçak tahliye etmek zorunda kalmayacaktık. Bizim için oydan çok Türkiye’nin birliği ve bütünlüğü, iç barışı önemlidir. Gerekirse 10 puan kaybederiz ama Türkiye’nin birlik bütünlük ve barışını koruruz.”

‘EMEKLİYE İKRAMİYE 2 PUAN GETİRDİ’

CHP’nin seçimlerde halka dönük projeler üretmeye devam edeceğini söyleyen Genel Sekreter Gürsel Tekin, emeklilere dini bayramlarda iki maaş ikramiye projelerinin emekliler tarafından kabul gördüğünü dile getirdi. Emekliye ikramiye projesinin partiye en az 2 puanlık katkı sunduğunu anlatan Tekin, şöyle konuştu: “2011 yılındaki projelerimize baktığınızda projelerimiz 50 yıllık öngörüyle yapılan projelerdi. Muhtemelen biz bunları yeterince anlatamadık. Hatta 6 tanesini iktidar yarım yamalak da olsa hayata geçirmeye çalıştı. Geçen haftalarda açıkladığımız emekli ikramiyesi projesi bize çok katkı sundu. Bizi 2 puan daha yukarı çekti. Projelerimizi parça parça açıklayacağız. Ağırlıklı olarak ekonomi ağırlıklı projelerimiz olacak. İşsize, esnafa, borçluya dönük sorunları çözecek kaynakları belli projeleri tek tek açıklayacağız.  Vatandaş cebini düşünüyor. Emeklilerle ilgili proje emeklileri umutlandırdı ve kabul gördü. Projelerimiz hayatın gerçeklerine uygun, bütçesi ayrılmış projeler. Toplumun her kesimi için projeler hazırlıyoruz. 

‘81 İLDE BACALAR TÜTECEK’

Biz işsizliği ortadan kaldıracak projeler geliştiriyoruz. Beton yığınlarıyla değil tüten bacalarla ‘Büyük Türkiye’yi kuracağız. 81 ilin tamamında bacaları tüttürecek projeler geliştireceğiz.  Fabrikaları 81 ile yayarken göçü de, işsizliği de önleyeceğiz. Dış politikada da kanayan yaraya neşter vurup sanayicimizin tekrar Mısır, Libya, Suriye gibi ülkelere açılmasını sağlayacağız. Türkiye’de 5.5 milyon işsiz var. Komşularımızla aramızı iyi tutarsak işsizlerimize o ülkelerde iş bulma imkanımız da olacak. Ben sunumlarını dinlerken çok heyecanlandım. Bomba gibi projeler açıklayacağız.”


HDP BARAJI GEÇER Mİ?


7 Haziran’da Türkiye seçime gidiyor ve herkesin merak ettiği soru HDP barajı geçer mi? CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, bu sorunun Türkiye’nin bir ayıbını yüzüne vurduğunu belirterek şöyle dedi: "Baraj Türkiye’nin ayıbıdır. 12 Eylül kafasının ürünüdür. AKP’ye defalarca bunu kaldıralım dememiz rağmen yanaşmadılar. 12 Eylül Anayasası’nı değiştirdiklerini söylüyorlar ama kendi kafaları 12 Eylül kafası. Türkiye’nin bu ayıptan kurtulması lazım. Demokrasi açısından sadece HDP’nin değil diğer siyasi partilerin de parlamentoda olması lazım. Bu partileri ne hakla cezalandırıyorsunuz?”

‘ADAYLARI ‘MİT’ DEĞİL MİLLET BELİRLEYECEK’

CHP iktidarında ilk işlerinden birinin siyasi partiler yasasını değiştirmek olacağını vurgulayan Tekin, AKP’de bazı aday adaylarının geçmişi ile ilgili MİT’ten bilgi istendiği iddialarına vurgu yapıp, “Ön seçim Türkiye’de zorunlu olacak. Partiler vekilini MİT’e değil millete soracak” dedi.

 

‘HDP, CHP’DEN DEĞİL AKP’DEN OY ALIYOR’

HDP’nin bu seçimde CHP seçmeninden çok oy alacağı söylemini hayal ürünü olarak değerlendiren Tekin, “HDP'nin cumhurbaşkanlığı seçiminde oylarını AKP’nin iktidarda olduğu yerlerde artırdığı görülüyor. HDP Güneydoğu başta olmak üzere AKP’den ciddi oy çekecek. Çözüm süreci tartışmalarının, tıkanıklığın ana nedeni de bu kaygı” şeklinde konuştu.

‘ÖN SEÇİM PARTİYE İLGİYİ ARTTIRDI’

CHP’de 55 seçim bölgesinde adayların ön seçimle belirlenmesinin partilerine ilgiyi artırdığını söyleyen Gürsel Tekin, “Ön seçim sonrası üye olmak isteyen insan sayısında artış oldu. Ön seçim müthiş bir sinerji yarattı. Üyelik anlamlı hale geldi. AKP diyor ki, ‘12 milyon üyemiz var’... Peki ne işe yarıyor bu üyeler?” diye konuştu.

‘KONTENJAN ADAYLARI İÇİN KILIÇDAROĞLU'NA YETKİ VERDİK'

Ön seçim sonrası partide geriye kalan kontenjan adaylarını genel merkezin belirleyeceğini söyleyen Gürsel Tekin, “MYK üyelerinin büyük bölümü de kontenjan aday adayı olduğu için aday yapma yetkisini Genel Başkanımıza verdik. MYK üyeleri olarak biz 'MYK’da tartışmadan siz belirleyin PM’ye getirin’ dedik. Yoksa kendi aday adaylığımızı MYK’da tartışmak doğru olmazdı” dedi.