Hassasiyetler ön planda

AB zirvesinde izlenecek stratejiyle ilgili 7 Aralık'ta Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay'ın görüşlerini dinleyen Başbakan Tayyip Erdoğan, önceki gece de AKP yönetiminin desteğini aldı.
Haber: YURDAGÜL ŞİMŞEK / Arşivi

ANKARA - AB zirvesinde izlenecek stratejiyle ilgili 7 Aralık'ta Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay'ın görüşlerini dinleyen Başbakan Tayyip Erdoğan, önceki gece de AKP yönetiminin desteğini aldı. AKP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında AB zirvesi ele alınırken, 'kırmızı çizgiler' diye nitelenen 'Kıbrıs Rum Kesimi'nin tanınması', 'Ermeni soykırımı iddiaları', 'azınlıklar' ve 'sınır ihtilafları' gibi konuların müzakere tarihinin ön şartı olmasının reddedilmesi kararlaştırıldı. Erdoğan, partililere, bu konuların müzakere sürecinde ele alınabileceği mesajını vereceğini söyledi.
Zirvede izleyecekleri stratejiyi anlatan Erdoğan, toplantı sırasında bazı AB yetkilileriyle de telefonla görüştü. Erdoğan, AB zirvesinde alınacak kararı "Bu karar Anayasa görevi görecek" sözleriyle yorumladı. Türkiye'nin talebinin, 'gölgesiz müzakereye başlamak' olduğunu belirten Erdoğan, müzakelerin 2005'te başlaması konusunda sorun olmadığını, ağırlıklı görüşün 2005'in ikinci yarısı olduğunu ifade etti.
Erdoğan: Teslimiyet yok
Zirvede 'teslimiyetçi' bir politika izlemeyeceklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin kırmızı çizgileri ve hassasiyetleri olduğunu, Türkiye'nin onurunu rencide edecek tavizlerin söz konusu olmayacağını kaydetti. Fransa'nın, Ermeni iddialarını iç politika malzemesi yaptığını dile getiren Başbakan Erdoğan, ancak, bunun metne dönüştürülemeyeceğini savundu.
'Bunu beklemiyorlardı'
AB ile 'ucu açık müzakere' konusunu tartışacaklarını anlatan Erdoğan, "AB, bizim bugün geldiğimiz noktayı beklemiyordu. Bekleseydi belki Helsinki'de farklı bir karar çıkardı. Zirvede alınacak karar çok önemli, Türkiye olarak gereğini yapacağız, onlar da süreci daraltmak zorunda kalacaklar" dedi.
AKP Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, bazı marjinal çevrelerde, "Türkiye AB'ye tam üye olmasın ancak, başka yere de gitmesin" denildiğine dikkat çekerek, Erdoğan'dan Helsinki ve Kopenhag'ı dikkate almayan konuları bildiriye koyma çabalarına karşı net tavır koymasını istedi.
Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, zirvede diplomatik bir dil kullanılmasını isteyerek, ufak tefek şeylerin müzakere süreci içinde halledilebileceğini söyledi. Grup Başkanvekili Faruk Çelik ise, "Millete izah edemeyeceğimiz konularda siyaset yapmakta zorlanırız. Bugüne kadar ne dediysek onu yapmaya çalıştık. Bunları yapacağız deyip de yapamazsak AKP olarak millete bunu anlatamayız" diye konuştu.