Hatip Dicle için yasal çözüm arayışı

Hatip Dicle için yasal çözüm arayışı
Hatip Dicle için yasal çözüm arayışı

Mehmet Ali Şahin

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, milletvekilliği düşürülen Hatip Dicle'nin durumu için, "Anayasalarda, yasalarda değişiklik yapılabilir" dedi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Dicle için yasal düzenleme sinyali verdi

TBMM Başkanı Şahin, YSK'nın, beğenilmese de eleştirilse de bir karar verdiğini ve bu kararın kesin olduğunu belirterek, “Siyaset mutlaka TBMM zemininde yapılmalı ve siyasetin alanıyla ilgili sorunlar varsa, bu mutlaka TBMM zemininde çözülmelidir” diye konuştu.

 Şahin, göreve yeni seçilen Kardemir Karabükspor Başkanı Nevzat Şahin ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerini kabulünde bir gazetecinin, “Hatip Dicle'nin milletvekilliği yolunu açabilmek adına, hem Anayasa'da hem de Adli Sicil Kanununda değişiklik öneriliyor. Bu öneriye nasıl bakarsınız?” sorusu üzerine, YSK'nın seçim sonuçları ile ilgili kesin kararını verdiğini ve sonuçların da Resmi Gazete'de yayımlandığını söyledi. 
Dicle ile ilgili "Erdoğan Formülü" tartışmalarının hatırlatılması üzerine Şahin, "Bu tartışmaları yapmanın bu aşamadan itibaren bir faydası olduğu kanaatinde değilim. YSK beğensek de beğenmesek de eleştirsek de eleştirmesek de bir karar vermiştir ve bu karar kesindir. Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Siyaset mutlaka TBMM zemininde yapılmalıdır. Siyasetin alanıyla ilgili sorunlar varsa bu mutlaka TBMM zemininde çözülmelidir. Çözüm burada aranmalıdır. Bir takım tepkilerle çözümü başka yerlerde aramak aslında konuyu çözümsüzlüğe itmektir. Başta anayasa olmak üzere diğer yasalarda değişiklikler yapabiliriz. Parlamento çalışmaya başladıktan sonra gündeme gelecek olan bir konudur diye düşünüyorum" diye konuştu.

-"MAZBATASINI ALDIĞI AN MİLLETVEKİLLİĞİ SIFATINI KAZANMIŞ OLUR"-

BDP destekli bağımsız milletvekillerinin Meclis’te yemin etmemeleri ve ara seçim tartışmalarının sorulması üzerine ise Şahin şunları söyledi:
"Bir milletvekili arkadaşımız mazbatasını aldığı an milletvekili sıfatını kazanmış olur. Parlamentoda yemin, parlamento çalışmalarıyla ilgili bir konudur. Kayıt yaptırmazlarsa, vekillik sıfatı devam eder ancak Genel Kurul çalışmalarına katılamazlar diye değerlendiriyorum. Ama tüm siyasi partilerin ve bağımsız adayların da seçimlerde Türkiye ’nin önünü açacak vaatlerde bulunduğunu biliyorum. Bağımsız arkadaşların kayıtlarını yaptırarak Meclis’te yemin etmelerini, seçimler esnasında halka vaat ettikleri bu düzenlemelerin Meclis’te yapılmasına katkı vermelerinin daha doğru olacağını düşünüyorum. Gelmemelerinin ne kendilerine faydası olur ne çözüm bekleyen siyaset kurumunun sorunlarına bir katkıda bulunur. Bunu sağlıklı bir şekilde değerlendireceklerini umuyorum, doğrusu beklentim de bu." 
 
ARINÇ: 2002'DEKİ GİBİ 'EVET' DERİZ

Başbakan Yardımcısı ve AKP Bursa Milletvekili Bülent Arınç, TBMM’de kaydını yaptırdıktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun, "Hatip Dicle olayı tartışılıyor, BDP’lilerin Meclis’e gelmeme ihtimalleri var, ne diyorsunuz" sorusuna Arınç, "Beğenmediğimiz, yanlış bulduğumuz, demode olduğuna inandığımız bütün düzenlemeleri parlamentoda değiştirme imkanımız var" diyerek, şöyle devam etti: "Beğensek de beğenmesek de bir Anayasa var. Yürürlükte bir seçim mevzuatı var. TCK var. Hukuk devletinde olması gereken yasal düzenlemelerin hepsi mevcut ve yürürlükte. Dolayısıyla 76. madde milletvekili seçilebilme şartlarını öngörüyorsa bu değişmediği müddetçe bunun uygulanması gerekir. ‘Ben beğenmiyorum o halde uymayacağım’ diyemezsiniz. Parlamento yasamanın yapıldığı yerdir. Burada yüzde 90’lara yaklaşan bir temsil gücü var. Beğenmediğimiz, yanlış bulduğumuz, demode olduğuna inandığımız bütün düzenlemeleri parlamentoda değiştirme imkanımız var. Anayasa değişiklikleri de buna dahil."

-"SİYASETİ TERCİH ETMİŞSEN ŞİDDETTEN UZAK DURACAKSIN"-

Bağımsız milletvekillerinin söylemlerine de gönderme yapan Arınç, "Yürürlükte bulunduğunda yazılı hukuku işleyen bir mekanizmaya karşı, ‘seni tanımıyorum, seninle mücadele edeceğim, sokaklar savaş alanına dönecek, dağa çıkacağız, vuracağız, kıracağız’ söylemleri hiçbir siyasetçinin ağzına yakışmayan söylemlerdir. Bir insan şuna karar vermeli; ya siyaseti ya şiddeti tercih edeceğim. Siyaseti tercih etmişseniz şiddetten uzak kalacaksınız" dedi.

-"HUKUK İÇİNDE MÜCADELE EDİN"-

Bağımsız milletvekillerine "Hukuk içinde mücadele edin" diye seslenen Arınç, şöyle dedi: "Arkadaşlarımız, milletimizin değerli oylarıyla seçilip bağımsız buraya geliyorlarsa sonunda bir grup kurarak parlamentodaki yasama çalışmalarına katılacaklarsa şiddet dilinden uzak durmalılar. Şiddeti tercih etmemeliler. Tahrik, teşvik, bazılarının yaptığı gibi tehditler bütün bunlar siyasetçi ağzına yakışan bir partinin mensubuna yakışan eylem ve davranışlar değildir. Hem BDP’ye parti olarak hem de bu partinin bağımsız gösterdiği adaylardan seçilen arkadaşlarımıza tavsiyemiz hukuk içinde mücadele edelim. Parlamentoda yasama çalışmalarına birlikte katılalım. Yasalar içerisinde faaliyet gösterelim. Çünkü Hatip Dicle hakkında verilen karar Mart ayında kesinleşmiş bir ceza hükmüne dayanıyorsa bunun emsalleri de geçmişte de vardır. Mutlaka bunların milletvekillikleri iptal edilmiştir. İsteyen hem karara baksın hem de geçmişteki uygulamalara baksın. Bundan memnun olmamak doğaldır ama bu memnuniyetsizliği şiddete, teröre davranışlarına sürüklemek yanlıştır. Halk buna tepki gösterir."

-"PARLAMENTOYA GELSİNLER, HAKLI TALEPLERE BİZ DE KATKI VERİRİZ"-

Bağımsız milletvekillerine Meclis’e gelmeleri konusunda çağrıda bulunan Arınç, "Gelsinler parlamento çalışmalarına katılsınlar. Emin olun haklı ve doğru taleplerde biz de kendileriyle birlikte olacağız ve katkı sağlayacağız ama bu olayı bahane ederek Türkiye’yi gerginliklere sürüklemenin insan hayatına mal olacak cana, mala zarar verecek eylemleri tahrik etmenin herkes tarafından şiddetle kınanacağını inanıyorum. Arkadaşları sağduyuya davet ediyorum" dedi.

-ERDOĞAN FORMÜLÜNE DESTEK-

Bir basın mensubunun, "Selahattin Demirtaş’ın, 2002’de Başbakan’a yapılan yasal düzenleme gibi bir yasal düzenleme yapılması talepleri var, ne diyorsunuz" sorusuna Arınç, şöyle dedi: "Elbette bu talepler doğru da olabilir haklı da makul de olabilir. Bunlar sokakta konuşulmaz. Parlamentoya gelinir. 76. maddenin değiştirilmesi gerekir, çünkü diye bir gerekçe hazırlanır. O zaman Meclis bunu görür. Mutlaka yerine getirir. Yerine getirir derken, bunu mutlaka onların istediği şekilde yapar anlamında da söylemiyorum. Yeni bir yasa yapılacaksa Anayasa’nın maddelerinde değişikliğe gidilecekse şiddetle ve ya insanları sokağa teşvik etmekle hiçbir alakası yok. Bunu yapacak olan, demokrasinin kalbi olan millet iradesinin tecelli ettiği parlamentodadır. Doğru, haklı taleplere nasıl 2002’de evet demişsek bugün de evet demeye hazırız. Ama bunun müzakeresini sokakta yapmayacağız, parlamentoda yapacağız."

-"BOŞ TARTIŞMALAR"-

Bir basın mensubunun, "Ara seçim tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna Arınç, "Bunlar boş tartışmalar" demekle yetindi.

-MERVE KAVAKÇI ÖRNEĞİNİ VERDİ, YSK’YI ELEŞTİRDİ-

"Adaylığın kabul edilip daha sonra vekilliğin kabul edilmemesini nasıl buluyorsunuz" sorusuna Arınç, "YSK böyle çalışıyor" dedi. Merve Kavakçı örneğini veren Arınç, şöyle devam etti: "Unutmayın ki Merve Kavakçı’nın milletvekilliği de parlamentoya girdikten sonra ama yemin yapamamıştı, daha sonra gerçekleşti yani engel bir sebebin daha sonra ortaya çıkmış olması hali de bu 76. maddenin uygulanmasını gerektirebilir. Keşke bunlar daha aday olmadan konulabilse ve o zaman kişilere şu sebeple siz aday olamazsınız, seçilemezseniz denilmiş olsa ama YSK’nın maalesef bu dönemde o kadar yanlış o kadar özensiz kararları var ki hangi birini eleştireceğimizi bilemiyoruz. Ama seçildikten, mazbatasını aldıktan sonra bu işlemin yapılmış olması yazılı hukuka uygundur."

-"MİLLETVEKİLİ SOKAKTA DURMAZ"-

"Bağımsız vekiller, Meclis’e gelmezlerse ne olur" sorusuna Arınç, "Milletvekili sokakta durmaz" dedi. Arınç, şöyle dedi: "Kendileri bilir. Parlamento burada ama isteriz ki bu arkadaşlarımız da parlamento çalışmalarına katkıda bulunsunlar. Milletvekili sokakta durmaz. Parlamentoda çalışmasını yapar. Onlar buraya gelemeyeceklerse kendilerini seçenle arasında sorun olacak demektir, içlerinde çok tecrübeli insanlar var, bu farkı mutlaka gözeteceklerdir."(ajanslar)