Hayrünisa Gül davasını çekti

Dışişleri Bakanı Gül'ün eşi Hayrünisa hanım, türban nedeniyle okula alınmadığı için AİHM'de Türkiye'ye açtığı davadan vazgeçtiğini açıkladı:
"Davam siyasete alet edildi."

ANKARA - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşınan ve çok tartışılan türban sorununda sürpriz gelişme oldu. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, eşi Hayrünisa Gül'ün, başörtüsü yüzünden okula kaydının yapılmaması işlemi nedeniyle Türkiye aleyhine AİHM'de açtığı davayı geri çekeceğini açıkladı. Hayrünisa Gül de, başvurusunun 'siyasi istismar' konusu olduğundan yakınarak, geri çekmeyi uygun gördüğünü açıkladı.
Hayrünisa Gül'ün başörtüsü, Tayyip Erdoğan'ın ise TCK 312 uyarınca hapsi ve ona bağlı siyasi yasaklar gerekçesiyle AİHM'ye Türkiye aleyhine açtıkları davalar, 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra çok tartışılmıştı. Devleti yönetenlerin devletle davalı olamayacakları eleştirilerine ilk yanıt Erdoğan'dan gelmiş, avukatları aracılığıyla AİHM'deki davasını geri çektiğini açıklamıştı.
Hayrünisa Gül'ün de davayı çekeceğine ilişkin sürpriz açıklama önceki gece eşi Abdullah Gül'den geldi. Gül, Kanal D'de Fatih Altaylı'nın hazırlayıp sunduğu Teke Tek programında, şunları söyledi: "Eşim bu davayı kendi hukukunu korumak, Türkiye Cumhuriyeti'nin kendisine verdiği hakkı kullanmak için açtı. Ben o zaman milletvekiliydim, bakan veya başbakan değildim. Şimdi bu iş hukuk meselesinden çok siyasi iş haline geldi. Eşim kendisi davayı çekecek."
'Ben haklıyım'
Hayrünisa Gül de yaptığı yazılı açıklamada, yargı yetkisi Türkiye tarafından da tanınan AİHM' ye yaptığı başvurunun bazı çevreler tarafından,
'sanki bir suç işlenmiş gibi sürekli farklı bir zemine taşındığını ve siyasi istismar konusu olduğundan yakındı. Gül, şöyle dedi: "Oysa yapılan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin vatandaşlarına tanıdığı, AİHM'ye başvuru hakkını kullanmaktan ibaretti. Ancak, eşimden dolayı bu davada çift taraflı, yani hem davacı hem davalı konuma gelmiş bulunuyorum. O dönemde eşim ne Başbakan ne de Dışişleri Bakanı'ydı. Davamı geri çekme kararımın nedeni, yargı kararlarının tartışılmasına fırsat vermemek, güven ve saygıyı sağlamaktır. Bu konuyla ilgili benzer davalar zaten AİHM'nin gündemindedir. Esasa ilişkin davayı açarken haklılığıma olan inancımı
halen koruduğumu da belirtmek isterim."