Hayrünnisa Gül'e Hollywood cazibesi

Modacı Atıl Kutoğlu iddialı

Müstakbel 'first lady' Hayrünnisa Gül'e başörtüsü tasarlayan modacı Atıl Kutoğlu, "1940'larla 50'lerin Hollywood cazibesini geri getirmeyi düşünüyorum" dedi.

VİYANA - Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesiyle Çankaya Köşkü'nün evsahibesi olacak Hayrünnisa Gül'ün başörtüsü modelleri için kolları sıvayan ünlü modacı Atıl Kutoğlu, 'küçük çaplı bir devrim yapma' peşinde olduğunu söyledi. Viyana'da yaşayan Kutoğlu, BBC'ye özel demecinde, kapsamlı bir makyaj, saç dizaynı ve kıyafet operasyonuyla Hayrünnisa Gül'ün görünümünü tamamıyla modernize edeceğini ifade etti ve '1940'larla 1950'lerin Hollywood cazibesini geri getirmeyi düşünüyorum' dedi. Kutoğlu tasarımı için Romy Schneider, Catherine Deneuve ve Sophia Loren gibi yıldızların filmlerde taktığı eşarpları örnek alacak.
Britanya'nın The Guardian gazetesinde önceki gün yayımlanan 'First lady yeni tasarım arıyor' başlıklı haberde, Hayrünnisa Gül'ün türbanı modernleştirmek için anlaştığı Atıl Kutoğlu'nun Sophia Loren tarzı eşarp planladığı anlatılmıştı. Viyana'da yaşayan Kutoğlu, Hürriyet gazetesine de, "Önerdiğim türban 1950'lerde Sophia Loren gibi yıldızlar tarafından kullanıldı" demişti. 'First lady'nin başörtüsü' tartışmalarının odağındaki isim Kutoğlu dün de BBC'ye özel bir demeç verdi.
'20 taslak hazırladım'
Kutoğlu, Hayrünnisa Gül'le ilk olarak dört yıl önce New York'taki bir moda fuarında tanıştıklarını ve Gül'ün kendisinin çalışmalarına hayran kaldığını anlattı. Bayan Gül'le birkaç hafta önce 'görünümünü modernize etmek ve başörtüsü için bazı yeni fikirler geliştirmek' üzere anlaştıklarını kaydeden Kutoğlu, "Halihazırda bazı yeni tasarımlar üzerinde çalışıyorum ve onun için şimdiye kadar 20 kadar taslak hazırladım" dedi.
'Dünya çapında trend yaratır'
"Çok modern bir çizgim var, çağdaşlarımla aynı çizgide ve uluslararası. Elbette kendi stilimdeki tasarımlarıma kendi imzamı koyacağım" vurgusu yapan Kutoğlu, kafasındakileri şöyle aktardı: "Yine de kendilerinin pozisyonunun ciddiyetini dikkate alarak konsantre oluyorum ve kendisini alımlı fakat ilginç tarzda gösterecek yünlü, ipekli ya da deri materyallerin kullanıldığı basit kesimler ve silhuetler içerisinde tasarlıyorum." Kutoğlu, çalışmalarında Osmanlı ve Türk etkilerinin de bulunduğunu ve bunun da Hayrünnisa Gül için ortaya çıkaracağı modellerde izlerinin görüleceğini söyledi. Kutoğlu, hazırlayacağı koleksiyon başarılı olursa 'first lady'nin dünya çapında yeni moda trendlerine sebep olacak büyük dalgalar yaratabileceğini vurguladı.
Hollywood cazibesi
Aslında kendisinin Türkiye'de son dönemde moda haline gelen başörtülerinden pek fazla hoşlanmadığını ifade eden Kutoğlu, başörtüsü konusunda kafasında üç dört model bulunduğunu aktardı. Ünlü modacı bunun sadece başörtüsünün renkleri ve desenleriyle değil, şekli ve bağlama metoduyla da ilgili olduğunun altını çizerek, "Daha çok 1940'larla 1950'lerin Hollywood cazibesini geri getirmeyi düşünüyorum. Ve hatta türbanın büyük moda haline geldiği 1960'lar ve 1970'leri bile" dedi.
Schneider ve Deneuve tarzı
"Romy Schneider ve Catherine Deneuve'ün türban giydiği filmlerindeki hallerinden esinleniyorum" ifadesini kullanan Kutoğlu türbanın modern bir aksesuvar olarak düşünülebileceğini ekledi.